Nuray MERT
Şimdi de Siirt’te, yine bir maden işletmesi, yine “kaza değil, cinayet”. Hep söylüyoruz, iş cinayeti bunlar. Ama hep söyleyelim, canını kaybeden bir kişi de olsa, tekrar kahırlanalım, tekrar lanetleyelim, en önemlisi tekrar kurcalayalım. Ve lütfen çok ağızdan söyleyelim, tek tük değil, dert eden hepimiz yazalım, hepimiz dert edelim.
Yok, bu mesele sadece İslamcı iktidarın ‘“İşin fıtratında var” diye geçiştirdiği bir mesele değil, her devirde geçiştirilen bir mesele, çünkü işin ucu dolambaçlı ve karanlık. O işin ucu hep kodamanların düzenine, kâr sapkınlığına, para tapınmasına çıkıyor.
Ama sözü geçmişken, şu ‘fıtrat’ meselesine de değinmeden geçmeyelim. “Telaffuz edildiği zaman akan sular durur, çünkü konu itikat meselesine döner” diye yutturulabilecek bir şey değil ‘fıtrat’. Öncelikle, işin fıtratı olmaz, yaratılanların fıtratı olur; ‘iş’ yaratılmış değil, yaratılanların yani insanların kurguladığı, yapıp ettikleri bir şeydir. İşi kurgulayan, yani işyerinin sahibinin, iş koşullarını daha fazla ‘kâr’ veya önce insan canı, güvenliği olarak düzenlemesi gibi bir ‘seçim’i ve dolayısı ile ‘mesuliyet’i vardır. Şüphesiz, insanlar iyi ile kötü arasında seçim yapmakla mükelleftir. Bu bir değerler meselesidir, en çok da Müslümanlık taslayanların meselesi olması beklenir. “Kaza ve kader inancı” mı? Yok, o da bahane olamaz, zira yapıp ettiklerimiz dolayısı ile kötü bir şeye ‘vesile’ olmaktan kaçmakla mesulüz. Eceli gelenin, daha çok para peşinde olan patronların sahibi olduğu mezar gibi bir işyerinde başına bir iş gelmesi başka, ayağı takılıp düşüp ölmesi başka. İşçiler, daha ölmeden kazdığınız mezarlarda çalışıyorsa, başına geleceklere siz ‘vesile’ oluyorsunuz, vebali sizin üzerinize demektir. Sadece sizin değil, sizi denetlemeyen, sizi cezalandırmayan, yani sizi yönetenlerin üzerinedir, tam da bu nedenle iktidar korkunç bir vebal altına girmektir. Halife Ömer bu nedenle, “Bir aileden bir kurban yeter” demişti. Fıtrat, kaza, kader demek sizi kurtarmaz, din kültürü, bilgisi olmayanlara yutturun bunları, bu işin itikadi tarafı sizi kurtarmak bir yana, bin kat daha sorumluluk altına sokar.
Gelelim, işin ‘adi’ boyutuna, yani bu cinayetlerin nasıl işlendiği, silsilenin ne olduğu meselesine. İslamcı iktidara laf eden, ama ötesini kurcalamayan tuzu kurular, siz de hiç masum değilsiniz. Suçu, taşeron firmalara, üç beş kuruş maaş peşinde işçilerin başına diktiği birtakım garibanlara yükleyip, kimse işin içinden sıyrılmaya çalışmasın. Özelleştirilen iş alanları ne koşullarda iş yapıyor, hiç merak ediyor musunuz? İşi taşeron firmaya yıkmak da meselenin üstünü kapatmanın en güzel biçimi. Enerji kaynakları özelleştiriliyor, imtiyaz sahibi, sahada işi taşerona devrediyor, kazanacağı paraya bakıyor. Taşeron firma dediğiniz de kendi kârını artırmak için sineğin yağını çıkarma peşinde bir alt seviyeki zorba, işçinin tepesine biniyor. Onun da yaptığı, gariban emekçinin başına, birkaç başka gariban, üç kuruş maaş uğruna en alt seviyedeki zorbalığa talim edenler, ‘risk var’ diyen işini kaybedeceği için ses etmiyor, işçinin zaten ses etme şansı yok. Üç yüz cana mal olan Soma cinayetinden sonra, madenler kapanmasın diye yalvarmaları ondandı. “Madenleri denetleyip kapatınca da işçi mağdur oluyor” bahanesi oldular ister istemez. O devrin Çalışma Bakanı, yine bakan, başka bir işe bakıyor, nedense pek heyheyli ki, ağzını ‘ulan’ ile açıyor.
İşin tuhafı, bu silsilenin başında olanlar, büyük iş çevreleri, enerji ihalesi alacağız diye iktidar pervanesi kesilenler, ‘kibar muhitler’in itibarlı insanları. Bu cinayetler itibarlarını asla sarsmıyor, dahası dost toplantılarında fısıltı ile ‘İslamcı iktidardan illallah’ diyerek itibar bile kazanıyorlar. “Birader, senin servetinin artması için daha kaç gariban can verecek?” diyen yok, “Zarif” davetlerinin mezesi aç insanların sofralarından çaldıklarınız, güzel evinin temeli mezar, değer mi tüm zenginlikler bunca bedele?” diyen yok.
Siirt’te, her gün canlı canlı mezara giren ve nihayet üzerine tonlarca taş toprak çökenlerin, birer birer cenazelerine ulaşılıyormuş. Bakın o da bir teselli, zamanında cenazesine bile ulaşılamayanlar, yıllarca cenazeye bile razı olan yakınlarının savuşturulduğu da olmuştu.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.11.2025
7.11.2025
19.10.2025
4.10.2025
15.04.2025
10.03.2025
23.02.2025
16.02.2025
11.11.2024
14.06.2024