Oktay Cansın EMİRAL
15 Temmuz darbesinden sonra yaşanan siyasi gelişmeleri eleştirel bakış açısı ile değerlendirmek çetin bir cesaret gerektiriyor; fakat merakınız ve doğrulardan yana olma erdeminiz varsa cesaret sınavına girmeden eleştiri yapabilirsiniz.
Demokratik rejimlerde iktidarın tercihlerine sorgusuz itaat etmek, yapılan yanlışlara kayıtsız kalmak sosyal yapıyı çökertecek toplumsal hastalık belirtilerinin başında gelir. Siyasi yabancılaşma olarak adlandırılan bu hastalık en sık olarak vatandaşların kullandıkları oylar ile ülke yönetiminde hiçbir etki yaratmadıklarını düşünmesi sonucunda oy kullanmama, sandığa gitmeme şeklinde kendini göstermektedir. Çoğu kez iş yeri veya okul arkadaşlarımıza oy kullandın mı diye sorduğumuzda ‘’niye kullanayım ki, neye yarıyor’’ cevabını duyarız. İşte bu siyaset bilimi öğretisindeki en tehlikeli hastalığın belirtisidir. Buna ‘’siyasi yabancılaşma’’ denmektedir.
Örneğin; başarıya ulaşmış bir askeri darbe sonucunda siyasi kurumlar sistem dışına itildiğinde cuntanın kontrolünde yapılan seçimlerde halkın katılım oranı çok düşük seviyede olacaktır. Bu sebeple önceden kararlaştırılan cezai yaptırımlar devreye sokularak katılım oranı yükseltilmeye çabalanır; çünkü yeni kurulacak siyasi iklimin meşru kabul edilmesi katılımın yüksek olmasını gerektirir. Ne olursa olsun bu tür hileler işe yaramamıştır.1980 darbesi bu tür uygulamalarıyla bize birçok tecrübe sunmuştur.
Halkın demokratik hakkı olan, seçimlerde oy kullanma; özgür iradeyi gerçekleştirmiyorsa ve anti-demokratik sistemi dayatıyorsa, meşru bir sivil itaatsizlik olarak sandığa gitmeme, oy kullanmama en masum direniş yöntemi olarak cazip hale gelmektedir. Bu türden bir siyasi yabancılaşma; mağduriyet hisseden özgür bireylerin vatandaşlık duygularını köreltmekte, siyasal sistemi hedef alan şiddet eylemlerine ve teröre zemin hazırlamaktadır.
Son günlerde ülke gündemini meşgul eden ve sebep sonuç muhasebesi yapılmadan, sadece yaklaşan yerel seçimlerde siyasi iktidarın stratejik hedeflerini gerçekleştirmeye yönelik uygulanan; HDP’li belediyelere kayyum atanarak halk iradesinin tırpanlanması hadisesi geçmiş tecrübeler göz önüne alındığında yılardır devam eden terör ateşini beslemekten başka işe yaramayacak tehlikeli bir uygulamadır…
Toplumun barış ve esenlik içinde yaşamasını sağlamakla yükümlü olan siyasi iktidarın, deneyimsiz ve kültürsüz uzmanlar tarafından belirlenen siyasi uygulamaları ardı ardına hayata geçirerek 21. yüzyılda Türkiye’yi ateş çemberine mahkum ettiği ve gidişatın hiç de söylendiği gibi umut verici olmadığı 15 Temmuz’da içine düştüğümüz kaos ortamında anlaşılmıştır.
Kendisine duyulan toplumsal güvenin azalması sonucunda yerel seçimlerde alacağı oyların düşük seviyede olacağını yaptırdığı anketler ile saptayan iktidarın, en karanlık hamlesi olarak nitelendirebileceğimiz kayyum uygulamalarının sonuçlarını düşündüğümüzde 1980 darbesinden daha tehlikeli olduğu anlaşılmaktadır.
1980 askeri darbesi sonrasında yapılan anayasa, ülkemizdeki çeşitli etnik kimliğe sahip vatandaşların en vazgeçilmez demokratik haklarından olan etnik kültürünü yaşama özgürlüklerini kısıtlayarak toplumsal şiddet ve terörün ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
Yaşadığı bölgeye özgü dil, gelenek, ananeleri yaşatmak gibi kültürel hakları engellenen vatandaşlar demokratik güçlerine ve doğuştan gelen insani haklarına daha sıkı sarılarak devletin karşısında sesini yükseltmiş ve anti-demokratik sistem ile askeri vesayetin en güçlü karşı koyucuları rolünü üstlenmek zorunda kalmışlardır. Buna karşılık bölgeye yapılan yatırımların ağır işlemesi, eğitimin kalitesizliği, sağlık hizmetlerinin vasat oluşu gibi başarısız hizmetler yıllarca halkın en önemli sorunu olarak günümüze kadar çözülmemiştir. Ayrıca bölge halkına gündelik yaşamı zindan eden hukuksuz askeri uygulamalar, faili meçhul cinayetler ‘’Jandarma Korkusu’’ olarak adlandırılan toplumsal kaygının bilinçlerde yer etmesini sağlamıştır.
Siyasi iktidarın ‘’çözüm süreci’’ olarak adlandırdığı uygulamalardan sonra bazı haklarını zor bela elde eden bölge halkının; vatandaşlık duygularının gelişmesi ve demokratik siyasi sistemdeki temsilcileri olan HDP’nin grup olarak meclise girmesi başkanlık sistemi tartışmaları sırasında büyük bir tehdit olarak algılanmış, darbe sonrasında bölge halkının elde ettiği haklar geri çekilmek istenmiştir. HDP’li belediyelerin yönetimlerine kayyum atanarak ‘’size hizmet sunacağız’’ vaatleri ile halkın özgür iradesi sonucu göreve gelen yöneticiler yaka paça binalardan atılmıştır. Bu durum halkın arasında aynı 1980 askeri darbesinden sonra yaşanan toplumsal acıların yeni bir başlangıcına ve siyasi yabancılaşma vakalarının yaşanmasına sebep olacaktır.
Sonuç olarak 15 Temmuz ve 12 Eylül askeri darbeleri neticeleri bakımından irdelendiğinde aynı sosyal sorunların doğmasını sağlamaktadır. Darbe girişimi neticesinde cunta siyasi yönetimi ele geçirememiş olsa bile halkın demokratik hakları siyasi iktidar eliyle geri alınmıştır.
Geçmişte yaşanmış acı tecrübeler ışığında söyleyebilirim ki; kayyum atamalarının yeni terör dalgaları ve toplumsal ayrışmalar yaratacağı tarihsel bir gerçekliktir.
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.07.2022
19.04.2022
8.04.2022
22.05.2021
16.03.2017
18.01.2017
8.02.2016
27.09.2016
2.02.2016