Ömer F. Gergerlioğlu
TESEV ve KONDA'nın birlikte yaptığı araştırma anayasa üzerinde tekrar düşünmemizi sağlıyor. TESEV ve KONDA işbirliği ile gerçekleştirilen “Anayasa’ya dair tanım ve beklentiler” araştırması görmek istemediğimiz bazı önemli gerçeklerin ip uçlarını veriyor.
Ayrıntılı bir araştırma olup çelişkili oranları ile de dikkat çekmesine rağmen üzerinde dikkatle düşenmemiz gereken bir saha araştırması yapılmış. Toplumun sorulara farklı cevaplar vermesi yöntem ve sorulara itiraz etmemizi doğurmamalıdır. Zira sinir uçlarına dokunulduğu zaman duyguları değişiveren bir cins, insan olduğumuzu unutmamalıyız. Toplumun sorunlarının gevezelikle değil de ciddi çalışmalar ile çözüleceğini düşünüyorsanız araştırma üzerinde siyasal pozisyonunuza göre çekiştirmeler yapmadan önce bilimsel bulgulara göre değerlendirmeler yapmalısınız. Yer yer rastlanan ve çelişki gibi görünen veriler, kişilerin olması gereken hakkındaki düşünceleri ile ucu kendine dokununca nasıl değişim gösterebildiklerine dair farklı bir analiz yapma şansını bize sağlayabilir. Bu cevaplar üzerindeki farklılaşmaların oranları hassas sorunlardaki duygusal tepkilerin pratikteki karşılığı ile ilgili tahminler yaptırabilir.
Araştırmada "İdeal anayasa hangi sorunu çözsün?" sorusuna, % 53.4 "Kürt meselesi" karşılığı veriliyor. Ancak bu sorunun çözümü için yapılması gereken sorgulandığında karşımıza yüksek oranda Kürt sorununun nedenleri arasında sayılabilecek konulara karşı bir direnç gözleniyor. Araştırmada “Ülkenin resmî dili ne olmalıdır” sorusuna yüzde 85 “yalnızca Türkçe olmalıdır” derken, yüzde 15’lik bir kesim “Türkçenin yanı sıra bu topraklardaki bütün diller resmî dil olabilir” diyor.“Temel eğitimde eğitim dili ne olmalıdır?” sorusuna yüzde 73’lük kesim “Yalnızca Türkçe olmalıdır”, yüzde 27’lik kesim de “Türkçenin yanı sıra herkes ana babasından öğrendiği ve konuştuğu dilde eğitim alabilir” cevabını veriyor.
Bu çelişki gibi görünen veriler bizce gerçeğe çok yakın bir oranı gösteriyor. Düşünülenin aksine eğer bu çelişkili görüntü olmasaydı yeni anayasa konusunda daha yanlış adımlar atardık. Bu çelişkili görüntü aslında yeni ve kalıcı bir anayasa yapmanın ne kadar elzem olduğunu gösterir. Zira sorunları gören ama kendi sinir ucuna dokununca yok sayan ya da başkasının aleyhine, kendi lehine çözümler üreten gündelikçi ve hazcı birey yapısı belirginleşmektedir. Sorunu gören ama kendi hayat görüşüne göre çözümlerden başkasına bakmayan bir yapı ortaya çıkıyor. Bunu ideal olan ile değiştirme zorunluluğu işin ne kadar zor ama zaruri olduğunu gösterir.
Bu veriler aslında bize şair İsmet Özel'in dizelerini hatırlatıyor.
"biz şehir ahalisi,kara şemsiyeliler!
kapçıklar! evraklılar! örtüseverler!
çığlıklardan çadır yapmak şanı bizdedir,
bizimdir yerlere tükürülmeyen yerler.
nezaketten ,haklılardan yanayızdır hepimiz
sevinmemiz çapkıncadır, ağlatır bizi küpeşteler
yaşamak deriz- oh,dear- ne kadar tekdüze
katliamlar ne kötü be birader
güneş neredeysek orada bulur bizi
ya cünup ve yalancı veya miskin ve ülser
falımız neyse çıksın diye açarız indeksleri
sayılar bizi bulur, o ayıp işaretler
Başkasının sorunu karşısında neler hissedildiğinin şiirsel dille güzel bir ifadesi olan bu dizeler "şehrin insanına", sinir uçlarımıza dokunulduğunda ne kadar çifte standartçı olduğumuzu hatırlatır.
Araştırmaya tekrar dönecek olursak "Anayasada Atatürk ilke ve inkılâpları ve Atatürk milliyetçiliği yer almalıdır." "Doğru" diyenler % 83 ile, “Ülkenin resmî dili ne olmalıdır” sorusuna yüzde 85 “yalnızca Türkçe olmalıdır” oranlarının hemen hemen aynı sayıyı göstermesi aslında farklı sorularda belirginleşen ruh halinin aynı noktayı işaret etmesidir. "Güçlü devlet" isteyenler % 40; "insancıl toplum" diyenler % 39.7; "istikrarlı ekonomi" cevabını verenlerin % 20 olması ve "Devletin itibarı ve çıkarı söz konusu olduğunda, yargı bireyin karşısında devleti tutmalıdır." Doğru/Kesinlikle doğru % 45; Yanlış % 38 oranları ile karşılaştırıldığında birbirini doğrulayan bulguların olduğunu gözlemliyoruz. Farklı sorularda birbirini doğrulayan ama empati eksikliğini göstermesi açısından bazı sorularda çelişki oluşturan cevaplar, aslında büyük fotoğrafta araştırmayı doğrulayan öğelerdir.
Sorunların çözümü için diğer seçeneklere geçmeden önümüzdeki şık olarak duran yeni ve kalıcı bir anayasaya ulaşmanın zorluğunu tekrar görüyoruz. Yeni bir anayasa ihtiyacı hissetmeyen bir toplum olduğumuz anlaşılıyor aslında. İktidarın ve farklı kesimlerin sadece kendi sorunlarını öncelediği bir anayasa hiçbir derde deva olmayacaktır.
Dicle üniversitesinden Prof. Fazıl Hüsnü Erdem'in bir ara çözüm önerisi olarak geçici bir anayasa seçeneğini gündeme getirmesi önemlidir. Taraf gazetesinde Neşe Düzel'e verdiği söyleşide gündeme getirdiği bu seçeneği ciddi bir şekilde araştırma masasına yatırmamız gerekir. Sorunların kalıcı çözümüne kadar toplumu insan hakları yönünde eğiten mekanizmalar geliştirerek bir iyileşme sağlayabilirsek bu çözüm, bir geçiş basamağı işlevini sahici olarak üstlenebilir.
Gerçekçi olmak gerekir. Sorunlar büyük ve fakat bunun şifasını tatmak isteyen ama ilacının acılığına dayanamayacak bir toplumla karşı karşıyayız. Politikacıları oy kaygıları yüzünden yapmaya yanaşmayacakları bir anayasa hazırlığına itmek yerine daha uzun gibi görünen ama daha sağlıklı olan aşamalı yönteme başvurmalıyız.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018