Ömer F. Gergerlioğlu
Barışı sağlayın, halk da affeder Allah da
6.12.2012
3094
BDP'li milletvekillerinin dokunulmazlığının tartışmaya açılmasıyla Türkiye ensesine bastırılarak polis arabasına bindirilen eski milletvekilllerinin görüntülerini hatırladı. Dokunulmazlıklar kaldırılmaya çalışılırken Türkiye'ye yeni bir demokratikleşme hamlesi getirebilecek Ombudsman seçimi yapılıyor ve fakat yargıda devleti koruma refleksi göstermiş bir karara imza atan hakim iş başına getiriliyor.
Türkiye'nin bir numaralı meselesi Kürt meselesinde atılması gereken çok önemli adımlar halen beklemededir. Bu adımların atılmasıyla ancak huzurlu bir toplum olabileceğimiz biliniyor. Bu adımların çok ciddi bir hazırlık dönemi gerektirdiği yeni bir anayasa ile kalıcı adımların atılabileceği biliniyor. Ancak çözülmemiş sorun ortadayken karşınızda muhatap olarak kalabilecek kişileri de diskalifiye ederseniz artık az kalmış olan konuşma şansınızı kendi elinizle yok edebilirsiniz. Yaramazlık yapan bir çocuğu kuralcı takılarak cezalarla eğitmek veya yaramazlığının nedenini bulup onu anlamak, sroununa nüfuz etmek, empati yapmak ve sorunu insani yöntemlerle çözme şıkları arasında seçimi yaptığımızda tercihiniz hangisidir? Tıbbi bir örnek de verebiliriz. Uzun süredir oluşmuş ve tedavi edilemeyip derinleşme yönelişi olan bir yaranın bir komplikasyon olarak kan şekerini yükseltmesi karşısında yaranın üzerine kezzap mı dökersiniz?Yarayı mı cezalandırırsınız, kalıcı iyileşmeyi sağlayarak sorunun büyümesini nasıl önleyebileceğinizi mi düşünürsünüz?
BDP'nin sivil siyasetin temsilcisi olarak PKK ile zaten sürekli kucaklaşma halinde bilmeyenimiz yoktur. Bunu devlet de çok iyi bilmektedir. Defalarca partilerinin kapanma nedeni de budur zaten. Açlık grevlerinin sonunda görüşmeler yoluyla bitirildiği ve bunun BDP'lilerin isteği ile değil Öcalan'ın sözü ile olduğu bir ortamdayız. Bu gerçeği görmezden gelerek örgütü yok ederek meseleyi çözeyim derseniz bunlar zaten 30 yıldır söylenen ve başarılamayan sözlerdir.
Başbakan "dokunulmazlığı kaldırmazsak halk da Allah da bizi affetmez" diyor. Aslında "barışı getirmezsek halk da Allah da bizi af etmez" demeliydi. Barışın yolu T.C. devletinin 87 yıldır uyguladığı inkar ve asimilasyon politikalarıdır. Bu politikalar son zamanlarda bizzat Başbakan tarafından eleştirilip inkar ve asimilasyonun bitirildiği söylense de varılması gereken eşit vatandaşlığa ulaşılamamıştır. Başbakan bu sözü söylerken aslında bilinçaltını orta koyuyor.Türk halkını daha çok önemsediğini gösteriyor. Başbakan BDP'ye oy veren azımsanmayacak bir orandaki Kürt seçmenini halk olarak görmüyor mu acaba? İlaveten Ak Parti içinde bu karara itiraz eden milletvekillerinin temsil ettiği Kürt halkını da mı halk olarak görmüyor? Başbakan'ın Türk milliyetçisi oylarını kaybetmeme içgüdüsü mü acaba bu sözü kendisine söyletiyor. Dileriz halkın vicdanına gönderme yapmış olsun. Halkın vicdanı hakikaten en hakiki adil hakemlerden birisidir. Ancak halk da bilir ki kavgayı kızıştırmanın huzura bir faydası yoktur. Bunlar belki Erdoğan için acıtıcı ama sorgulanması gereken kelimelerdir.
Allah adaleti emreder, hata yapılsa bile hatadan dönüldüğünde af eder. Kürt sorununda devlet yıllardır hata yapmıştır. Bu hatadan geri dönüldüğünde tüm kesimlerin kalbine bir merhamet ve çözüm özlemi koyacak olan Allah'tır. Allah ayetlerinde nahoş gördüğü bir çok fiili tedricen, yavaş yavaş yasaklamıştır. Ateşin üzerine benzin dökmemiştir.Alkolü bir defada değil 4 ayrı zamanda gelen ayetlerde yasaklayarak insanlara merhamet etmiştir. İnsanların iman etmesini ve iyiliği barışı isteyen elçisini ayetinde övmüş ve "Sen katı yürekli, kaba birisi olsaydın yanında kimse kalmazdı" demiştir. Peygamber uygulamalarıyla nasıl sorunları derinden çözmeye çalışan, cezayı ön planda tutmayan bir kişi olduğunu sık sık göstermiştir. Bir keresinde mescide gelen bir kişi Hz. Muhammet'ten dinin şartları konusunda sorular sormuş cevabını Peygamber vermişti. Daha sonra bedevi kişi mescidin bir köşesine giderek küçük abdestini yapmıştı. Sahabeler mescidin içine küçük abdestini yapan bu adamı öldürmek için ileri atılırken Peygamber onları durdurmuş "bilmiyor, ben ona bu yaptığının yanlış olduğunu anlatacağım" demişti. Daha sonra o kişi yaptığı hareketin yanlış olduğunu söylemiş ve islam'a girmişti. Allah'ın emirlerinde cezanın ön planda olmadığını, Resul'ünün uygulamasının da böyle olduğunu gösteren sayısız örnek vardır. Zaten İslam kelimesin anlamı sulh, esenlik ve barış demektir. Sorunları çözdüğünde, dilediğine kavuştuğunda zaferi kazanıp Mekke'ye girdiğinde tevazusundan başı devesinin başına değecek kadar öne eğilen bir elçiyi örnek aldığınızda hiç merak etmeyin, herkes af eder, af olur. Peygamber'e o güne kadar yıllarca en ağır hakaretleri yapmış ve haince cinayetler işlemiş olan Mekkelileri bile büyük bir zafer kazanan ve aslında istese herkesi öldürtebilecek Peygamber afffetmişti. "Bundan sonra yeterki doğruluğa, iyiliğe iman edin" demişti onlara.
Sayın Başbakan, T.C. devletinin on yıllardır süren, vatandaşların eşitliğini ihlal eden tavrını yok edin sizi halk da affeder Allah da. Cezacı yöntemler yerine sulhçü yöntemleri uygulayın inanınki bu halk sizi unutulmaz bir lider olarak ilan eder. Dökülen bunca kan ve yaşanan acıdan sonra istikbalde de aynısının yaşanmasına razı olmak mümkün müdür? Muhalifinin bile çözümü kendisinden beklediği bir lider olarak bölge milletvekillerinin net uyarılarını nazar'ı itibare alın, mesainizi kolay olmayan çözüme odaklayınız ki adalet ve barış sağlansın, hepimiz birbirimizi af edelim..
www.omerfarukgergerlioglu.blogcu.com
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları








































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018