Ömer F. Gergerlioğlu
Ergenekon, Balyoz, Kafes eylem planı vd. davalarında birileri manipulasyon mu yaptı? Uydurma deliller ve abartılı suçlamalarla göz mü boyandı?
İki gücün arasındaki mücadelenin tribündeki figüranları mıydık?
Yıldıray Oğur'un hayıflandığı gibi hepimizi bir güç aptal yerine mi koydu? "Meğer ne aptalmışız" mı?
Ak Parti iktidara geldikten sonra militarizmin demokrasi üzerindeki gölgesini kaldırabilmek için önemli bir mücadeleye girişti. AB sürecine önem verdi, AB uyum yasaları çıkarttı.Yapılsa da başarısızlığa uğramaya mahkum darbe teşebbüslerini iyi takip etti ve yargının eline bıraktı bu kişileri. Tabii ki bu arada Cemaat da aynı paralelde hükümete yardımcı oldu ve militarizm önemli derecede güçten düştü ve gizli yapılanmalar birer birer deşifre olmaya başladı.
Hükümet ve Cemaatin ortak gayretiyle zamanla birçok aydını umutlandıran gelişmeler yaşandı. Demokratikleşme adımları çok yeterli olmasa da atıldı. Türkiye'nin dev sorunları yavaş yavaş çözüm yoluna girmeye başladı. Çözülmez denen başörtüsü sorunu zamanla çözüldü ve Kürt sorununda önceki yıllarda kimsenin cesaret edemeyeceği adımlar atıldı.
Ancak bu adımlar gerçekten demokrasi ve insan hakları adına mı atıldı yoksa hükümetin ve Cemaatin gücünü arttırabilmesi için mi atıldı?
Başta demokrasinin güçlenmesinden dolayı Ak Partiye kredi veren birçok aydın referandumda da "yetmez ama evet" dediler ve doğru bir karar vererek parti, grup ayrımı yapmadan demokratik gelişmelere destek verdiler. Ancak bu ilkeli desteği alanlar gerçekten baştan beri ilkeli bir mücadele yürüttüler mi, Kendine demokrat bir yapının dışına çıkabildiler mi sorularına olumlu cevap vermek pek mümkün görünmüyor. Zira son gelişmelerle başkasının değil kendi itiraflarıyla bu iki gücün ilkesel bir demokrasi mücadelesi içinde değil, kendine demokrat bir anlayış içinde hareket ettiklerini gördük. Türkiye'nin hayati davalarını liderleri için olan aşırı evham, "delillendiremediğimiz karanlığı hayali delil oluşturarak aydınlatmak gerek", "ne de olsa artık güç bizde", darbecilere karşı "gayrı meşruluk mübahtır" vb. argümanlarla hatalı duruma düşürecek adımlar atabildiler.
Ergenekon, Balyoz vd. davalarda abartı olduğunu insan hakları örgütleri daha ilk başlarda söyledi. Fakat 2007'deki 367 krizinde bugün olduğu gibi iyice fanatik taraftar olan kitleler, demokrat zihinler bazı yanlışları göremedi. Davalara gözü kapalı destek verdi ve Ergenekon sanıklarının mahkum olmasıyla tüm sorunların hallolacağını düşündüler.
Darbeciler ve demokrasiden alerji duyanlar tasfiye edilirken hata yapılması şimdi Cemaat hükümet kavgasından etkilenerek tekrar geri adım atmayı , dün söylediğin tüm iddiaların tersini bugün söylemeni meşrulaştırabilir mi?
Bu sorulara dünün şiddetli Ergenekon mücadelecileri olup bugün de güç savaşında bir tarafı seçmiş olanlara sormamız gerekiyor. Aynı delikten tekrar tekrar ısırılmak istemiyorsanız taraftar duruşu değil, demokrat duruşu içinde olmanız gerektiğini unutmayınız.
Evet, tekrar davalar görülebilir ama şimdi de yine "ne aptalmışız" mantığı devam ettirilip Türkiye'nin üstüne tekrar ağır militarizm yorganını örtmeye çalışırsanız dünkü yanlışı tekrar etmiş olursunuz. Dünkü hatalarınızı bugün tekrar yaparsınız, çünkü siz yine taraftarsınız. Taraftarca bir bakış açısıyla kurunun yanında yaşı da yakan bir anlayışla daha çok duvarlara toslayabilirsiniz.
Demokrasi mücadelesi yapıyor ve sizin gibi düşünmeyenlerin de hakkını, hukukunu korumaya dikkat ediyor, iddia ediyor ve söz veriyorsanız ilkeselliği elden bırakmamanız gerekiyor. Bunu yapmazsanız iki yüzlülüğünüz en zor gününüzde yüzünüze bir tokat gibi iniveriyor işte. Çok geç kalmış değilsiniz, bari bundan sonrası için demokrat ve adil bir zihniyetle hareket ediniz. Türkiye'de halen darbecilerin , demokrasi düşmanlarının fazla bir şansı yok. Ama siz yeter ki demokrasiyi yeni bir kavganın kurbanı etmeyiniz. Yarın da "ne aptalmışız derken bile yine aptal yerine konmuşuz" demeyiniz.
www.omerfarukgergerlioglu.com
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları



































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018