Ömer F. Gergerlioğlu
Cemaat yayın organlarına yönelik tahşiye operasyonu haberi inanılmaz bilgilere vakıf olduğu izlenimi bırakan twitter fenomeni Fuat Avni'den geldi. Beklenen operasyon canlı yayınla Türkiye'nin gündemine oturdu.
Dün Cemaat'in kendisi için tehlikeli buldukları hakkında sahte delil ürettiği iddia ediliyordu. Hizbut Tahrir'den Balyoz'culara kadar birçok kişi bu iddiaları gündeme getirdi. Cemaat yıllardır sürdürdüğü "tedbir" politikalarını zamanla olası tehdit olarak düşündüğü gruplara da yöneltmiş demek ki. Ancak bu eğilimi eksene alarak yapılan operasyonun sonucu ciddi ithamlara göre havada kalmaya mahkum. "Dağ fare doğurdu" dense yeridir. Gazete genel yayın yönetmenini devlet düzeni değiştirmek için kurulmuş bir yapının organizatörü gibi göstermeyi kimse ciddiye almadı. Medyaya yönelik bir operasyon basın özgürlüğüne yönelik bir susturma harekatından başka bir şey olarak algılanmadı, algılanmazdı da. Dumanlı ve Karaca'yı Türkiye'yi daha fazla mahcup etmeden serbest bırakmalılar.
Erdoğan, Gülen savaşı daha uzun süre bitmeyecek gibi. Şimdilik güç Erdoğan'ın elinde ve istediği isimlendirmeyi de operasyonu da yaptırıyor. Cemaat'in kökünü kurutmaya niyetlenmiş durumda. Cemaat şimdi güçsüz olduğu için savunmada ve fırtınanın dinmesini bekliyor. Yılların büyük emeğiyle kurulmuş Cemaat bu sarsıntıyı en az zararla kapatmanın peşinde ancak burnundan soluyan Erdoğan her yerden saldırıyor. Ama sonunda Erdoğan, bu mantıkla kökleşmiş bir cemaati imha edemeyeceğini geç de olsa öğrenecek.
Dün Ahmet Şık ve Nedim Şener'e yapılanın çok yanlış olduğunu şimdi Cemaat mensupları da çok acı bir tecrübeyle anlamış durumda ama gerçekten kalıcı olarak bu "tedbir" ve abartma huylarından vazgeçecekler mi? "Tedbir"'i abartmanın vahim hatalara ve kul hakkı çiğnemelerine yol açtığını görmeleri kalıcı bir sorgulama ve değişime yol açabilecek mi? Bugün Erdoğan, gazete operasyonu yoluyla sindirme taktiğinin komik olduğunu, tutmayacağını bakalım ne zaman görecek? Gelişmeler abartılı operasyonların dün Ergenekon'da olduğu gibi tutmayacağını, suçluyla suçsuz karışıklığına yol açacağını gösteriyor. Bu özeleştirilerin, sorgulamaların her iki cephede de kalıcı olarak yapılabileceğini pek sanmıyorum.
İki cepheden birisini mi seçmek yoksa her ikisinin de doğru ve yanlış yanlarını görerek eleştiri yapmak mı gerekir? Gülen, Erdoğan kavgası her iki taraf için olması gerekendi, çünkü hatalarını, yanlışlarını görmeleri gerekiyordu. Son olaylar bunu sağlıyor ve anlaşılan devam edecek olanlar da hataların hissedilmesine yardımcı olacak. Yanlışta ittifak vardı ve bir gün bu ittifakın dağılacağı kaçınılmazdı. Yaptığı hatayı bugün yaşayarak öğrenenlerin yanında durmak ve öz eleştiri yapmasına yardımcı olmak gerekir. Bununla birlikte gücü eline geçirenin istediğini yapmasına karşı çıkmak gerektiğini ama sadece güce karşı çıkmak için tepkisel refleksler vermenin de yanlışlığını görebilmeliyiz. Mazlumun yanında dururken onun da hatasını yüzüne söylemek gerektiğini , zalimin karşısında dururken onun hakkaniyete aykırı olmayan icraatlarına aynı tepkiselliği göstermemek gerektiğini unutmamalıyız.
Herkes zamanla adaletin, insan haklarının ve herkes için özgürlük istemenin değerini anlayacak. Bunlar acı dersler,,, eski düşmanları, küsleri bir araya getiren olaylar yaşanıyor ama bu olayların asıl hayırlı sonucunun kalıcı bir ilkesellik olması gerektiğini artık herkes kabul etmeli ve gereğini yerine getirmelidir.
www.omerfarukgergerlioglu.com
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Kanser eden OHAL, öldüren zalimlikler!
26.08.2020 - Ayasofya’da Cuma hiçbir günahınızı örtemeyecek!
26.08.2020 - KHK'lar yok hükmündedir, hukuk dönünce iptal olacaklar
9.02.2018 - Beyin kanamasından ölen KHK'lı Şafak hoca neler yaşadı?
5.02.2018 - 24 Haziran karamsarlıkla aşılmaz
3.02.2018 - Kazanan tüm ezilenlerdir
25.06.2018 - HDP'siz çözüm olmayacak, siyaset için niye HDP?
23.06.2018 - Niye HDP'ye oy vermelisiniz?
18.06.2018 - Bir OHAL kurbanı daha: Mehmet Çelik ve ailesi neler yaşadı?
12.06.2018 - Seçim sahasından izlenimler
11.06.2018
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































M Ali Haydar
nedirbu asyanin hali yasaklarnan halk bunlarin kafasinda ne kazaniyor aslinda bakarsaniz yasak olan dindir cünki dini hakiki insan fitratini merkeze alir yani negatif ve pozitif yönleri nedir ama gel gelgelelimki sharlatanlar gishiliklerini dini kullanarak putlashtirmishlar bir gün bu pitlarda devrilir geride en kazlari kalir Allah vereki o enkazlar temilenirde birileri cikipta enkazlardan ufak rutushlarla putlar dikerlerse o zaman halk gene yandi