Ömer F. Gergerlioğlu
'Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa (İmralı Notları) adıyla HDP heyetinin Abdullah Öcalan ile İmralı'daki görüşmelerinden derlenmiş kitabın tahliline devam ediyoruz.
Öcalan, Mart 2013 görüşmesinde yine anayasal vatandaşlık tanımı üzerinde durmuş. "Anayasada Kürt, Türk diye yazmaya gerek yok, devlet bağı kuruyoruz etnisite değil, anadilde eğitimi getirir başa koyarsan yanlış olur, yerel yönetimin yetkisindeyse zaten çözülür" diyor. Çekilme yasası, temel konuşma mevzusu olmuş. "Bu arada bir isyanı bitirmek için neden yasa yapılmasın, hakikat komisyonu kurulsun, devletin de bizim de yaptığımız cinayetler de araştırılsın, yaptığımız sadece ateşkes değil, demokratik siyasal mücadeledir. Süreç prosedürü yasa dışıdır, işte MİT'i sorguladılar. Sürece Adalet bakanı'na yazdığım mektupla başladık, onun (Sadullah Ergin) çekilme yasası işini gündeme getirmesi önemli" diyor.
Cemaat'ın açıklamalardan dolayı, "hükümet ile PKK birleşip üzerimize mi gelecek" diye korktuğunu Öcalan'a haber veriyorlar.
Haziran 2013 görüşmesi ise Öcalan'ın önemli endişeler taşımaya başladığını gösteriyor. Oldukça öfkeli ve derin bazı güçler tarafından İmralı'da bile öldürülebileceğini düşünüyor. "Şiddeti bitirmeye çalışıyorum onlar ise "yasa çıkarırsak PKK'yı meşrulaştırırız" diye düşünüyorlar, çok öfkeliyim AKP'ye.
Devlete "barışta ciddi olun, savaşı da ciddi yapmadınız dedim" diyor. Buna rağmen eskinin sürdürülemez olduğunu düşünüyor ve yeni sürecin oturacağı temelleri anlatmaya çalışıyor. "Ortadoğu'da milliyetçilikte ısrar, katliama yol açar, Taşnak milliyetçiliği katliama kapı aralamış. Alevicilik yapamayız, Kürtçülük de yapamayız, Türkçülük de. Hepsi sonuçta faşizmi besler, yoksa ırkçı oluruz. Bunda ısrar etmek bozguna yol açar. Ortadoğu'da milliyetçilikte ısrar kimseye kazandırmaz."
24 Haziran 2013 görüşmesi ise endişelerinden ve Kandil'in eleştirilerinden kaynaklanan yeni yönelişi gösteriyor. "gidişat iyi değil, başbakan da "bitiririm" demiş kendisi bilir, "çekilmeyi ağırdan alın" dedim, süreç hükümetin yaptığına paralel olacak" diyor. Kandil'in önderi ama onların yönelişini önemsiyor ve düşündüğünün tersine de olsa karşı çıkmıyor. "Özal ve Erbakan her türlü yasal tedbire hazırız dedi, bu AKP niye böyle yapıyor anlamadım, yasa olmaz diyorlarsa aldatmaca vardır" diyerek endişesinin büyüklüğünü gösteriyor.
21 Temmuz görüşmesinde yine ortak payda arayışında olduğu gözleniyor."40-50 bin kişi ölmüş bunların hatırasına bile barış gerekir. Ben "faşist AKP" desem onlar "cehennemin dibine kadar git" dese nasıl anlaşacağız. Kürt, Türk arasında 800 yıllık ortaklık var, 1860'dan beri bununla oynuyorlar" derken, derin yapıların çok önemli tehdit olmaya devam ettiğini düşünüyor. "Ordunun bizimle anlaşmak isteyen kesimi Ergenekon'un içinde tasfiye edildi" diyerek Cemaat'ın PKK'yla olan anlaşmayı sabote edeceği endişesi içinde.
17 Ağustos görüşmesinde ise "bir daha çatışma olmaz diye birşey yok, 1 Eylül'e kadar sabrederim" diyerek devlete bir sınır tarihi gösteriyor. Zira çekilme yasası yine yok. Ancak yapılan işi "devleti Kürtleştirip, Kürtleri devletleştiriyorum, bu 10 tane sahte kürt devletinden iyidir" diyerek tanımlıyor ve bu büyük hedef için devletten, "gerillaya "silaha gerek yok, siyasete girin" demem ortamı yaratılsın"ı istiyor. S.S. Önder'e "PKK ya da KCK'nın siyasi kolu, sözcüsü değilsiniz, arabulucusunuz" diyerek yerlerini karıştırdıklarını hatırlatıyor.
15 Eylül 2013 görüşmesinde "AKP rodeoculuk oynuyor, sallanıyor bir yere gitmiyor" diyerek süreçte önemli bir yerinde saymanın olduğunu düşünüyor. "Hükümet akıllı olsaydı çekilme 1 Haziran'da biterdi, Kandil, BDP hepiniz dürüst davrandınız ama hükümet yasayı çıkarmadı, ama ateşkes devam etmeli,saldırı olmazsa asker polis vurmayın. 1 yıllık süreç bitti, istediğimiz gibi olmasa da kazanımlar iyiydi sonuca gidemedik, örgütü ikna etmem için elimin genişletilmesi lazım" diyor.
Kötünün iyisi durumunda olduğunu düşünüyor. Cemaat'tan endişeli, "paraleli bitirin biz de gerillayı indirelim, akil insanlar tek taraflı, meclis komisyonunun içi boş, hakikat komisyonu halen yok" diyerek "3 farklı paralel güç var" dediği güçlerin süreci etkilemesine karşın gayrı ciddi kalındığını düşünüyor. Süreçten pişman değil "yine de bu test etme dönemi kitle desteğiyle son buldu, ateşkes sürmeli yeni moda geçmeli, yeni anayasayı birlikte yapmalıyız, AKP'nin barış tarzına da, Kandilin savaş tarzına da karşıyım " diyor.
14 Ekim 2013 görüşmesinde "İran, Kürt ittifakı yerine Türkiye, Kürt ittifakından yanayım" diyor. İran'ın süreçten hoşnut olmadığını ve farklı ittifak aradığını düşünüyor. İttifakların süreci bozacağından endişeli. "Görüşmelerde iktidarı kuvvetlendirme seziyorum, bu kötü" diyerek endişesinin arttığını vurguluyor.
Cemaat , hükümet gerginliğine bir çözüm bulunması gerektiğini düşünüyor ve "çözüm olmazsa 3 güç arasında çatışma çıkar, paralel devlet, AKP, KCK arasında savaş çıkar, öneri sunuyorum ne ret ne kabul var" diyerek süreç içinde yaşanacak olan Cemaat, İktidar savaşını ve bunun süreci bozucu etkisini doğru tahmin ediyor. "CİA, Özel harp dairesi ülkücüleri, lobiler Cemaat'ı aktive ediyor
Türk, Kürt çatışmasını sağlayan ne varsa yapılıyor" derken tehlikenin eski ve büyük olduğunu düşünüyor. "Barışa giderken çatışmayı geliştiriyorlar, biz çekildik, kalekol yapıyorlar, asayiş karakoluna evet, savaş karakoluna hayır" diyerek hükümetin geniş açılı bir bakış eksikliği içinde olduğunu, samimi olmadığını ve hesapçı olduğunu düşünüyor.
9 Kasım 2013 görüşmesinde Öcalan'ı çok kızdıran söz, S.S. Önder'in ilettiği Erdoğan'ın "herşeyi zamanı gelince yapacağım, tek kırmızı çizgim Suriye, Irak gibi olmasına müsaade etmeyeceğim"sözü. Öcalan "biz de merkezi hükümet içinde kürtleri eritmeyeceğiz" diyerek çok öfkeli bir şekilde cevabının iletilmesini istiyor.
"Suriye için ısrarımız başbakanı kurtarmak içindir, başbakan Mursi'ye baksın onu kim devirdiyse burada da aynıdır. Derin yapılan beni götürebilir, Engin alan özel harp dairesi başkanı olarak boşuna mı Amerikalılarla beni aldı" diyerek hükümetin çözümcü olmaması durumunda herşeyin berhava olacağının altını çiziyor.
"Anti Kürt ittifakı sürdürülürse bu iş biter, savaş kaçınılmazdır. Suriye'de ittifak teklif ettim, Kürtler orada olmasa faşist rejim olur. Demokratik ilke olmazsa savaş, savaş olursa başbakan da tasfiye edilir. Erdoğan popülaritesiyle götürüyor, geçicidir, önümüzdeki bahara ilerleme olmazsa artık ya müzakere ya savaş olur" diyor.
Yazı dizisine devam edeceğiz. Görüşme notları hepimize 1. yılın sonunda satır aralarında çok önemli tespitlerin varlığını ve süreci bitirecek endişeler oluştuğunu gösteriyor.
@gergerliogluof
www.omerfarukgergerlioglu.com
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018