Ömer F. Gergerlioğlu
Bu topraklarda acı, gözyaşı eksilmeyecek mi?
Bir kısır döngü girdap olmuş almış içine, çekiyor bizi bilinmez derinliklere. Dolmabahçe patlaması maalesef son katliam değil, değişen hiçbir şey yok bu aralar.
Gencecik polisler, takside hiç alakasız kişiler, yüreklere düşen acı haberler...Bir sonrakinde seni, beni, hepimizi bulacak bir ani ölüm. Toplumu her kesimiyle acılara boğan ölümler. Artık barışın sağlanması engellenmemeli, çözüme odaklanmalı, sorunlar giderilmeli, adalet sağlanmalı, bu acılarımızı artık daha çok büyütmemeliyiz.
Değişen bir mantık yok, devletin oluşturduğu sorunların faturasını bu toprakların mazlum insanları ödüyor. Herkesin sözde değil fiilde eşit vatandaş olduğu bir toplum oluşturmamak için 100 yıldır ayak direyenler fatura ödetiyor. Milli olmak, insani olmaktan çok daha önde çünkü (!). Çözümsüzlüğün, inadın, ayak diremenin faturasını insanlarımız ödüyor. PKK ise aynı kısır döngüde, öldürmekle, silahla çözüm bulmaya çalışan örgüt, kin ve nefreti artırıyor sadece. Patlamada ölenler her kesimden, polis de, sivil de, sağcı da solcu da, Türk de Kürt de. "Bu savaş bizi, tüm toplumu bitirip tüketir" demiştim, bir sürü kıyamet kopmuştu, doğru söyleyeni 9 köyden her zaman ve her yerde kovuyorlar maalesef.
İrlanda'da 400 yıl süren bir ateş, etnik mesele vardı, oturup konuşup çözdüler. İspanya oturup çözdü, Filipinler oturup çözdü, Kolombiya oturup çözdü. Türkiye'de ise ateşin üzerine benzin dökülüyor.
Yüzyıllarca birlikte yaşamış dini ve etnik kimlikleri birbirine düşman etmek için, iç savaş çıkarmak için bunca gayret yetmedi mi? Ateş çukuruna yuvarlanan bir ülkede uyanacak yok mu? Her saldırı sonrası aynı slogan ve tavırlarla sonuç alınmayacağını ne zaman anlayacak insanımız, yüzyıl sonra mı ya rabbi?
Dolmabahçe katliamının ardından tüm insanlarımızın yapması gereken yasa bürünmek ve artık sorunların çözümü için devletten kalıcı, kesin adımların atılmasını istemek olmalıydı. Ancak varolan Kürt sorununun sonucu olarak ortaya çıkmış PKK'nın patlattığı bomba bizi yine kamplara böldü, TBMM'de Ak Partili HDP'li milletvekilleri kavgaya tutuştu, sosyal medyada diller daha sertleşti, kılıçlar çekildi, herkes kabuğuna çekildi.
Mesele, sorunun nereden kaynaklandığını bilmeyen toplumun kavgayı devam ettirmesi, ettirdikçe kamplaşması, kamplaştıkça çözümün adresini unutmasıdır. Milyar dolarlar harcanan PKK'yı yenmenin çözümü aslında yanı başımızda... hukuk devleti olmak. Ama buna niyet yok, bu toprakların kin, nefret, intikam, benmerkezcilik duygularıyla sulanmasının yüzyıllar sürecek acı sonuçlarını hisssetmemiz ne acı!..
Dolmabahçe katliamı sonrası yöneticilere bakıyorsunuz, sorunların çözüm merkezi olduğu bilinci yerine toplumda kin ve nefreti artırıcı söylemler içindeler. Devlet aklı selim olmalıdır, bu nasıl dil? Oluşturduğun sorunu mantığını değiştirerek tedavi etmeyi hiç düşünmeyip, toplumu kamplara bölen bir söyleme sığınmak nasıl bir sorumsuzluktur?
Dolmabahçe katliamı sonrası gazetelere bakıyorsunuz, nefret bülteni. Barış gazeteciliği yapmadan siz neyi çözersiniz? Tirajı artırma kriteriniz sizi de içine alacak bir ateşi büyütmez mi? ABD'nin Irak'a saldırısında insani, vicdani duyguları gözetmeksizin gazetecilik yapan Fox TV muhabirine bu hali sorulunca "Ne yapalım, Irak'la savaşıyoruz ve Amerikalı gazeteciyim" diyordu. İsrail botlarının saldırısında İsrail El Maariv gazetesi yöneticisi plajda ailece katledilen aile haberini niye ilk sayfadan vermediği sorusuna "İsrail askeri kaçırılsaydı birinci sayfadan verirdim, çünkü toplum böyle istiyor" diye cevap veriyordu. Sorumsuz medya anlayışı ancak toplumu kamplara böler. Türkiye'de de farklı değil, yabancı gazeteciler patlama sesi duyduğunu yazdığı için ona `terör destekçisi` muamelesi çeken gazetecilerimiz var. Sorunların kökenine inmek ve sorumlu bir medya anlayışı yerine popülizm, iktidar korkusu ve satış kaygısıyla hareket ediyorlar.
Pekiyi tüm bunlara destek veren topluma ne demeli? Sloganlarla, kin, nefret, intikam duygularını artırmakla bir yere varacağını sanana ne demeli? Milli duyguların din ile karıştırılması sonucu milli soruna dini argümanlarla sahip çıkan topluma ne demeli? Toplum da haksız değil, Kur'an kursuna gittiği ilk günden milli bir din öğrenirse soruna bulacağı çözüm milli din olur. Sorunun niye çözülmediğini sorgularken kaynağa inmediğiniz takdirde boşa kürek çekmekten başka birşey yapmazsınız. Toplumu da çok suçlamaya gerek yok, ciddi Kur`an çalışması yapan çok kişinin Türkiye`deki meseleleri çözmede yetersiz kaldığını görüyorum. Oysa eşitlik ve adaleti emreden kitap hepimizin okuduğu değil mi? Milli bir din anlayışı bu kadar mı genlerimize işlemiş? Evrensel bir dini bu kadar millileştiren başka bir toplum var mıdır şu dünyada? Yerli ve milli düşünenler acaba ne zaman evrensel düşünebilecekler? Oysa insan türü ve gideceği yer evrenseldir, diğerleri geçicidir.
Milli dinden milli eğitime ise okullarda idam ipiyle öğrencilerine poz verdiren öğretmenlerle ulaşıyoruz. Eğitimin milli ideolojiyle kurgulandığı okullarda milli din eğitimi almış çocukları dönüştürmek zor olmaz çünkü millilik ortak paydası iyi kolaylaştırıcıdır. Yıllarca okullarda verilen ayrıştırıcı eğitim anlayışı nihayet öğrencilerinin eline somut olarak idam ipi ve silah veren öğretmenler oluşturdu, mutlu olabilirsiniz(!) Bu anlayışla milli komando yetiştirmeye çalışan öğretmen çok şey mi?
Bu ülkenin en büyük meselesi barışın tesisidir. `Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın` demeyelim, tüm gücümüzle barışa odaklanalım, bu toprakların barıştan başka şansı yok, duamız, dinin millilikten kurtulması, Allah'ın bu topraklara barış ihsan etmesidir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018