Ömer F. Gergerlioğlu
Farklı birçok kimlik gibi dindarlar da T. C. tarihi boyunca çok sıkıntılar çektiler. Alternatif olmak, iktidara gelmek büyük bir hasretle bekleniyordu. İslamcı akım iktidara gelmenin tüm sorunları çözeceğini düşünüyordu. Her türlü baskıyla bu yükselişin önü kesilmeye çalışıldı, çok kavga yapıldı ve sonunda Milli Görüş camiasından gelen bir kanal iktidarı ele geçirdi. Bu galibiyet başarılı Belediyecilik ve klasik siyasetin iflası nedeniyleydi. Belediyelerde kadro yetiştiren hareket iktidara geldiğinde bürokraside hakimiyet kurmak için çok zorlanmadı.
Ancak iktidarın ilk yılları geçip, her kesimin sorunlarını çözmeye yönelik bir anlayış bırakılınca artık tek bir gücün hakimiyeti hedefinden başkası yoktu. Tek bir kişinin hakimiyeti, sadece kendi mahallesinin sorunlarını çözmeye odaklanma, liyakatsizliğin önemsenmemesi, yolsuzluk ve yozlaşma dindar camianın sayısı çok olmasa da bazı isimlerini ve kurumlarını yeni bir tavır almaya itti. İktidara yönelik itirazlar her geçen gün arttı ve sonunda yollar ayrılmaya başladı. İktidar bunu umursamadı, artık devlet olmuştu ve itiraz dinlemek istemiyor, eleştireni düşman ilan ediyordu. Bu tavır, eski mahalle arkadaşlığı da dinlemiyor, düşman kefesine konulmayı engellemiyordu.
Keskin bir kutuplaşma, taraftarlık ruhunu besliyor ve artırıyor, kimse özeleştiri yapmıyordu. Zaten dışlanan sadece eski mahalle arkadaşları değil, Gül ve Arınç gibi eski kurucu yol arkadaşlarıydı. Artık yeni yol arkadaşları Yiğit Bulut, Egemen Bağış veya yeni lümpen gençlik yetişmesine zemin hazırlayan kişilerdi. Taraftar ruhu, demokrasi ve hukukun ayaklar altına alınmasına sesini çıkaramazdı, zira kriter vicdan olmaktan çıkmıştı.
Dindar, vicdanlı düşünce insanları bu halin devamına razı olamazdı. Toplum din üzerinden kutuplaştırılıyor, dini söylemlerle aldatılıyordu. Zira din adına yapıldığı söylenen fiillerin de içi boşaltılmış, önemli bir kokuşma başlamıştı. Saray ulemasından Hayreddin Karaman din üzerinden kutuplaştırma gayretleri için iyi örnekler veriyordu(!) Hayreddin Karaman. “..Hayır’ cephesinde yer alan insanların büyük çoğunluğu işte bu ‘…yabancılaşmış parçamızdan’ oluşuyor” diyordu. Bu ve benzeri din üzerinden yapılmış inanılmaz istismar ve ayrıştırma abası son derece rahatsız edicidir. Mesela ben dindar bir Müslümanım, HAYIR diyorum, evet diyene saygım var ama din alimiyim diyen Karaman insanları böyle dışlıyor, dine uzak parça gibi görüyor. En son HAYIR diyenleri din düşmanları diye gösterdikleriyle aynı grupta tasnif eden Karaman’ın daha sonra Ziraat Katılım’da görevi olduğu öğrenilecekti. Bu tavır yeni bir tavır değil, istikbale dair daha da kötüleşecek örnekler verecek bir tablonun işaretleridir. Toplumu din üzerinden ayrıştıracak bu tabloya razı olanlar, dün aynı tavrı jakobence yapanlara en fazla itiraz edenlerdi.
İşte böyle bir ortamda doğdu Hak ve Adalet Platformu. Kutuplaşmada nefret dili üzerinden saf belirlemenin doğru olmayacağını, İslami cenahtan hak ve adalet kavramlarına önem veren herkesin yeni bir duruş sergilemesi gerektiğini düşündük. Siyasetin tıkandığı, İslami tabanlı MAZLUMDER’in bile iktidar paraleline çeşitli operasyonlarla çekildiği bir zaman diliminde tabii ki işler kolay olmayacaktır.
Din adına yalana, din istismarına, iktidara eklemlenmeye, dini diktatorya hevesine ilk olarak biz dindar Müslümanlar karşı çıkarız, dini bu kadar ayak altına almamayı tavsiye ediyoruz.
Önemli olan sadece İslami kesimin düşünce insanlarının değil, her kesimden insanın bu yapay kutuplaşma isteğine mağlup olmamasıdır. HAYIR diyenler oldukça zor günler yaşıyorlar. İktidar aygıtı tüm gücüyle ayrıştırmaya, sert bir dil kullanmaya çalışıyor, bu dile aynı şekilde karşılık vermek, referandumda HAYIR çıksa bile yenilgi anlamına gelecektir. Zira Türkiye’nin ihtiyacı yenmek değil, demokrasi ve ahlaki değerler etrafında ortak paydalar oluşturabilmektir.
Öylesine inanılmaz bir keyfilik ortamındayız ki hukukun üstünlüğnü anlatacağınız panel bile yasaklanıyor. Yeni Asya gazetesinin Yalova’da düzenlediği ve konuşmacılarından olduğum “HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE ADALET” paneli Valilik kararıyla iptal edildi.. 15 Mart’ta izin talep edilmesine ve tüm hazırlıklar yapılmasına rağmen iptal kararı son gün açıklandı. Panelin adı ve yasaklama kararı ortada….Memleketin hali başka nasıl anlatılır. Bu panelin İstanbul versiyonu da aynı maceraları yaşadı. Önceden İstanbul’da düzenlenen panelin 2 yerine izin verilmemiş, 3 . yerde son anda yapılmıştı. Ama bizim için hakkın hatırı alidir, haksızlığa boyun eğmeyeceğiz, hak ve adalet demeye devam edeceğiz. Antidemokratik kararlara HAYIR demeye devam edeceğiz
Hak ve Adalet platformu gittiği her yerde ilgiyle karşılanıyor. Aslında bilinmesi gereken dini görünümlü haksızlığa karşı mücadelenin yeni olmadığıdır. Emevi sultanlığından beri değişen fazla birşey yoktur, devleti kutsayanlarla hak ve adaleti kutsayanlar arasındadır mücadele. Hak ve Adalet Platformu unutturulmaya çalışılan ideolojik değil, hakkaniyet kriterli bakış açısının temsilcisi olmak için gayret sarf ediyor. Kimseyi dışlamıyor, özgün duruşuyla teklifler sunuyor, antidemokratik anayasa teklifine HAYIR diyor, bununla da kalmıyor artık sonrasında din eksenli kutuplkaştırıcı dile müsaade etmeyeceğini söylüyor.
Bu din adına konuşacak olanın yaptığı hatayı görmeden herkesi dışlamasına en çok dindarlar üzülür ve karşı koyar. Güç sahiplerinin hatası 1 değil ki görünmesin, 99 oldu halen görmemekte ısrar eden dindara, İslamcıya söyleyeceğim şudur. Vicdanınıza ne zamana kadar kulaklarınızı tıkayacaksınız, merak ediyorum, güç sahibi olunca vicdana gerek yok değil mi, tevil edip durmanın sonu neresi?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları



































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018