Ömer F. Gergerlioğlu
Ülkede adaletsizlikler had safhada. Savcılar önüne geleni tutuklama talebiyle mahkemeye sevk ediyor ve hemen tutuklanıyor insanlar. Cezaevlerinde yer kalmadı, avukat arkadaşlarımızdan her geçen gün cezaevindeki koğuşların halini dinliyor, üzülüyoruz. 8 kişilik koğuşta 29 kişinin kaldığı, yer yokluğundan tutukluların yerde yattığı ve üstlerinde farelerin dolaştığı ortamlardan bahsediyoruz. Şu ortamda sesini duyuramayan ve büyük sıkıntı içinde olan cezaevinde haksız yere mağdur edilenlere empati yapmak en önemli iştir.
İnsanları tutuksuz yargılamak da mümkün. Ama bunu bırakın Yargıtay kararı beklenmeden tutuklama yaygın eğilim oldu. Duruşmalara gelip giden herkesin tanıdığı kişiler hemen tutuklanıveriyor. Gazetecilik suç oldu adeta, yöneticinin hoşuna gitmeyen haber yapan bir gerekçeyle cezalandırılıveriyor. Hukuki delil anlamında keyfilik had safhada, bazı delil diye gösterilenlerin aşırıya gittiğini emredenler de görünce yeni kurallar getirip eskisini iptal ediyor. Demek ki ortada hukuk yok, diş geçirme, alt etme gibi kavramlar geçerli.
En son Enis Berberoğlu'nun tutuklu yargılanması bardağı taşıran son damla oldu. Gerçi bardak çoktan taşmıştı. Dokunulmazlıkların kaldırılmasını destekleme günahına sahip olanların çok özeleştiri yapması lazım. Ancak artık eski meseleleri tartışmayı çoktan geçtik. Hatadan dönüldüğünü itiraf edeni eleştirmekle beraber yeni girişimine destek vermemek uygun düşmez. Kılıçdaroğlu'nu pasiflikle suçlayanlar, onun inisiyatif aldığı yerde eski hataları gündem ediyorsa kendileri hata ediyordur. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun yürüyüş girişimini destekliyorum, bu ülkeyi hep birlikte bir 3. dünya ülkesi olmaktan kurtarmalıyız, sivil sesler yüksek çıkmalı artık. Haksız yere tutuklu yargılanan, mazeretlerine kulak asılmayan insanlar adaletin ne zaman tecelli edeceğini mavi göğü bile zor gördükleri kasvetli duvarlar, soğuk demir parmaklar arkasında bekliyor.
Bu yüzden Kılıçdaroğlu'nun başlattığı yürüyüşe destek vermek CHP'ye destek vermek değildir. Gün Kılıçdaroglu'nun eski hatalarını hatırlatma günü değildir "demokrasi için yetmez ama evet, herkes için adalet istenmeli " deme günüdür. "Adalet, demokrasi" diyen her samimi sese kulak kesilirim, bu denli adaletsizlik ortamında ise hepten kulağımı dayarım. Ama "adalet" diyerek yürüyenler hakikaten her kesimi kucaklamalı, hataları için özeleştiri yapmalı ve siyaset için değil hukuk için yürüdüklerini haykırmalıdır.
Güven park'ta başlayan yürüyüşte haber sitelerinin haberine göre KHK'lı bir doktor hanımın da annesi varmış. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Ankara Güvenpark'tan başlattığı yürüyüşe katılan Oflu Zeynep Sarı adlı kadın, KHK ile ihraç edilen doktor kızının işe geri dönmesini istemiş. Elinde 'Adalet' yazılı döviz taşıyan Sarı, "Ben sırtımda sığır tezeği taşıyarak okuttum oni, hiçbir suçu da yok. İşe geri alınsın" diyorsa artık vatandaş dile gelmiş demektir. Şu toplumun bağrı anlamındaki karadenizli teyzenin "adalet" diye yürüdüğü, feryat ettiği, gözyaşı döktüğü bir ülkede oturmak mazluma yakışır mı? Adalet yok, vatandaş ne desin, ne arasın daha?
Ülkedeki her kesim kimliklerini bir tarafa bırakarak ortak evrensel değerlerde adaletsizliklere karşı çıksa ne güzel olurdu.. ! Kimliği bir tarafa bırakan ama sadece ve sadece adaletsizliği eleştiren bakış açılarına çok ihtiyacımız var. Adalet için bir adım "adalet" diyen diğer adımları tetikler, unutmayalım. "Adalet" diyene niyet sorgulaması yapansa diğer erdemli adımları da engeller. Çifte standart yapan varsa, sözünde durmayan varsa utanması gereken odur. Bir Türk, Kürdün derdi için yürüyecekse, dindar dinden uzak olan için yürüyecekse, solcu sağcıya yapılan zulüm için "ama" demeden yürüyecekse ancak iflah olacağız, kurtulacağız.
Cezaevlerinde haksız yere yatan binlerce insan bu gelişmeleri büyük bir ilgi ve sevinçle izliyor sanırım, onlara gönderilecek en güzel mesaj, hediye bu sanırım. Ankara'da olsaydım, yürüyüşe katılırdım, katılmanızı ve kendi kimliğinizle ortak evrensel değerleri haykırmanızı isterim. Yollar yürümekle aşınmaz, ama belki bir ortak yol çıkar hepimiz için.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018