Ömer F. Gergerlioğlu
Hasankeyf son günlerde yıkılmak üzere olduğu iddia edilen kayalıkların patlatılmasıyla gündeme geldi. Oysa Hasankeyf yıllardır önemli bir tartışma konusudur. Hasankeyf öylesine tarihi bir birikim ışıltısı saçıyor ki muhteşem manzaralarını ne kadar gezseniz, ne kadar izleseniz doyamazsınız, mirasını ne kadar inceleseniz o kadar hayranlığınız artar. Son günlerde tekrar Hasankeyf’e gidiyor ve hem son güncel gelişmeleri hem de tarihi dokuyu keşfetmeye çalışıyorum.
Hasankeyf eski çağların çok önemli bir merkeziydi. Şehrin devletler, imparatorluklar, medeniyetler tarihi geçidi çok renkli ve derin hikayeleriyle halen gözlerimizin önünde. Gözler önünde olmayan mirası ortaya çıkarabilecek en az %85lik bir arkeolojik kazı ihtiyacı olduğunu söylüyor gözlemciler. Ancak Ilısu barajının yapım çalışmalarına başlanması birçok umudun yıkılmasına neden oluyor. Tarihi mirasın büyük kısmı sular altında kalacak. On yıllardır büyük tartışmalara neden olan barajın yapımına karşı ciddi bir muhalefet sergilenmiş, ancak “devletin kararı, karardır, karşı durulmaz” diyen ses galip gelmiş. Hasankeyf şimdi kurbanlık bir koyun gibi kaderini bekliyor.
Ilısu barajının yapım nedeninin “PKK’nın geçiş yollarını kapatmak isteyen bir devlet kararı olduğu” tartışması aslında kültürel ve çevresel kaygılar peşinde koşanların işini zorlaştırmaktan başka şeye yaramamış. Konuyu uzun yıllardır takip eden bir çevreci bu iddianın projenin 1960’lı yıllara ait olması nedeniyle geçerli olmadığını savunuyor. Bu iddianın gerek konuyu siyasileştirmek isteyenlerin gerekse de samimi çevrecileri zor duruma düşürmeye çalışan kamu otoritesinin işine yaradığını söylüyor. Bu tartışma nedeniyle çevre mücadelecileri meselenin farklı düzlemde siyasi planda tartışılmasından dolayı dertlerini anlatamadıklarını söylüyor. Hasankeyfliler SİT alanına taş dikemedikleri bir alan ve barajın yapımı konusundaki inadı görünce ne yapacaklarını şaşırmış ve çaresiz kalmışlar, direnememişler. Bölge bir insanlık mirası olduğu için tüm duyarlı kişiler uğraş vermiş ama şimdi kaybedilmiş bir mücadele görüntüsü daha hakim. Neticede ne istimlak bedellerini yetersiz bulan Hasankeyfliler memnun olmuş ne de önemli bir masraf harcayarak ekolojik dengeyi bozan kamu otoritesi kalıcı bir iş yapmış. 50 yıl sonra baraj ömrü bitince ne olacağı muğlak. 50 yıl sonra ömrü biten baraj alanında birikecek balçık için ne yapılacağı konusunda bir proje de yok.
Son günlerdeki kayalıkların yıkımı kararıyla gündem olmasının çok anlamlı olmadığını, uzun yıllardır verdikleri mücadelede yalnız bırakıldıklarını sitemle söylüyor çevreciler. Baraja itiraz edenler kendilerini çeşitli yaftalarla etiketleyenlerin her alanı kuşatan ciddi çalışmalara nitelikli cevaplar veremediğini söylüyor.
Aslında bir Cumhuriyet projesi olarak en az 100 yıl önceden korumaya alınarak tarihi değerini keşfetme ve zenginleştirme çalışmaları içinde olsaydık Hasankeyf için ne güzel olurdu..! Tarihi eserleri yıkıp kooperatif yapmayı marifet bilen iktidarlar zaman değişse de bu geleneği günümüze kadar değiştirmemiş. Zamanında Diyarbakır’dan Bağdat’a yapılan sal seyahatleriyle son derece canlı bir geçiş ve konaklama bölgesi olan Hasankeyf günümüzde her geçen gün bakımsızlaşan, solan bir güzellik durumundadır. Aslında Mısır’ın Nil nehrinde yapılan tekne gezisi gibi seferler düzenlenerek dicle boyunca çevrenin tarihi güzelliklerini seyrettiren, dünya turizmi için çok önemli bir merkez olabilirdi.
Bölgenin sadece tarihi mirası değil, ender rastlanan renkler içeren bitki örtüsü, farklı türden birçok canlıya ev sahipliği yapan doğası, şimdi kaybedilme adayı olan güzelliklerden. Yıllardan beri Hasankeyf mücadelesi içinde olan bir çevre aktivisti “umudumuzu kaybetmedik, barajın yapımının devam etmesi önemli değil, son anda bile karar değişebilir, Hasankeyf kurtulabilir, çünkü bu güzelliğe kıymaktan vazgeçecek bir anlayış aklın, mantığın gereğidir” diyor.
Patlayıcılarla yıkılan bölgelere gidiyoruz, beyaz kireçtaşı görüntüleri ve tel örgülerle kapatılmış bir alan buluyoruz. Hasankeyfli esnaf yıllardır burada işyeri olduğunu ve özel firmaya ihale edilen yıkım işinin istismar edildiği ve astarı yüzünden pahalı bir iş yapıldığı düşüncesinde. Özel firmanın yıkılması gerekmeyen kayalıkları da yıktığını söylüyor. Yıkım işi, baraj alanına dolacak suyun yukarıdaki tarihi yapılara zarar vermemesi için yükseltilecek set amacıyla yapılıyormuş. Bu yapıların kireçtaşlı bir alanı koruyamayacağı, suyun rutubeti yüzünden zaten yıkımlar olacağı itirazını yapıyor çevreciler. 50 yılık ömrü olan barajda sular çekildikten sonra mağaraların dolmaması için şimdiden ağızlarının kapatılması amaçlanıyormuş. 50 yıllık bir dönem için şu an yapılan masrafın yapılacak iş ve kazanç açısından değmeyecek bir gayret olduğu fikri hakim. Yıkımların dolgu için taş nakli masrafından kurtulmak için yapıldığı da iddia ediliyor. Bu dolguların neden, nasıl faydalı olacağına dair ne bir bilimsel çalışma ne de halka bilgi veriliyormuş. Büyük paralarla suyun üstünde kalacak yeni Hasankeyf’e taşınan Zeynel bey türbesi ve yine yakın zamanda nakli planlanan tarihi minare için harcanacak maliyetin hem orijinaliteyi bozan hem de barajdan elde edilecek gelirin çok üstünde bir kayıp olduğunu söylüyorlar. OHAL ortamı bu çevre cinayetine tepkili olan kişileri tedirgin ettiğinden sosyal medya dışında somut karşı çıkışlar olmamış.
Hasankeyf esnafıyla Türkiye gündemine gelen kayalık yıkımlarını konuşuyoruz. İşyeri dinamitle patlatılan yerin çok yakınında olan bir esnafla konuşuyorum. Hasankeyfli esnafın Patlama sonrası molozlar temizlenirken birşey dikkatini çekmiş. Dozer operatörüne ' dur dur, şu kenara attığın çok önemli bir eser gibi' demiş, yıkıntıların arasından temizleyip alıp işyerinin önüne koymuş. Muhtemelen Roma dönemine ait bir su kanalı bu… Tarihini ve toplumunu bu kadar tüketen başka yer gördünüz mü? Tarihe saygımızın ölçüsü bu işte..!
Gündemin ilk sıralarını alan kayalıkların patlatıldığı daha merkezi bir yere gidiyoruz. Konuştuğumuz esnaf patlamayla kaya yıkma işinin sabahın çok erken saatlerinde yapıldığını, bölge sakinlerinin büyük korku yaşadığını, toz bulutundan astım krizi yaşayanların olduğunu, yaşlı bir kadının da işitme kaybı yaşadığını anlatıyor. Hasankeyf’in tarihi mirası ve eski anılarını anlatarak, gelinen son noktadan dertleniyor.
Bölgenin geniş bir açık hava müzesine çevrilmesi, ekolojik yaşamın canlandırılması, 12 bin yılı aşan bir medeniyet silsilesinin eserlerinin ortaya çıkarılması aslında şu an amaçlanan elektrik üretiminden elde edilecek geliri katlayabilecek bir oranda gelir ve tarihi miras koruması sağlayabilirdi. Dünyanın bir başka harikasını ortaya çıkarmaya odaklanmış bir anlayış, bölgenin büyüleyici, zengin kültürel geçmişini aydınlatabilecekti. Tarihi kimliği ortaya çıkaracak bir anlayış hakim olsaydı yurt dışında örnekleri olan çok cazip bir tarihi şehri gururla anlatıyor olacaktık. Hiç umut Yok mu? Gezi, Cerattepe başarılı örnekleri ortada, yüzde 96’sı tamamlanmış barajın iptal edilmesi kayıp değil bir büyük kazanç olacaktır, toprak için, su için, tarih için kültür için, unutmayın.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları








































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018