Ömer F. Gergerlioğlu
Geçtiğimiz günlerde umre niyetiyle yola çıkıp Mekke ve Medine'ye gittik. Allah niyet edilen tüm umreleri kabul etsin. Hissettiklerimizi sizlerle paylaşmanın faydalı olacağını umuyorum.
Umre, hac zamanları dışında da insanlık tarihinin kavşak noktalarının görülmesi, hissedilmesi, yaşatılması...
Umre varlığın başlangıcını,tevhidi, adaleti, kıyameti, mahşeri anlama koşusu…
Umre yumuşak kalpli merhametli İbrahim’in hanımı ve oğlu ile imtihanını hissetme talimi..
Hacer’in sabrını, direnişini,teslimiyetini ve mükafatlandırılışını anlama gayreti…
Umre, insanoğlunun zaman şartı olmaksızın tarihi hatırlaması...
Umre, müslümanların insanlık alemine örnek olacak buluşması...
Umre aslında şu anda dünyada rekor kıran bir barış buluşması. Niye bir rekor? Çünkü dünyanin hiçbir yerinde bu kadar farklı ırktan, renkten, dilden, kültürden insanın muhteşem kalabaliklarla bir noktaya odaklanarak buluştuğu başka yer yok. Budistlerin Ganj Nehri'nde ibadet için buluşmaları lokal bir hadise. Hristiyanlarin küçük çaptaki hac buluşmaları ve yahudilerin sadece kendi ırklarına mahsus ağlama duvarindaki buluşmaları islamın bu görkemli gösterisinin yanına yaklaşamıyor. Farklılıkları aynı duygu ve heyecanla insanı açıdan meşakkatli aşan bu ibadette bulusturabilmek coşkun bir sevginin ve aşkın göstergesi.
Umre yapmak için ihram giyiyorsunuz. İhram iki parça bir örtüdür. İhram zengin, fakir ayrımını ortadan kaldıran özel bir giysi. İhramı giydiginiz anda ayrı bir ruh haline giriyorsunuz. Yoksunluk, sıradanlık artık hissettiğiniz hisler. Artık varlık okyanusunda bir damlasınız. Her renkten, zengin fakir insanla aynı düzeydesiniz. Hiçbir farklılığınız olmadığını anlıyorsunuz. Sadece üstünüzü örtmeye yarayan bu sosyal alıstırmayı, eşitlemeyi başka hiçbir ideoloji yapamiyor. Eşitlik mi, adalet mi diyorsunuz? işte ihramlı topluluk. Çok sıcak bir ortamda yalın ayak başınızda bir örtü bile olmaksızın özel bir adınız,ünvanınız olmadan yürüyorsunuz. Bu büyüklenenler için iyi bir terbiye usulüdür. Dunyanın bireyler ve toplumlar için en büyük problemi olan büyüklenmenin en güzel ilacı şuurlu giyilen ihramdır. Ihramlıyken kimseye zarar veremezsiniz. İhramlıyken tam bir barış insanısınız. Degil müslüman canlı, cansız her varlık baştacı edilir.
İhramlı için artik tüm varlık alemine karsi büyük bir hassasiyet başlamıştır. İhramlıysanız kimsenin kalbini kırmayacaksınız eğer kırarsanız umresi kabul olunmayacak bir hassas kişilik oluyorsunuz. Umre taliplisi bir canlıyı istemeden bile öldürse, bir zarar verse ihramı bozulur. Gösterişsiz, en sıradan halinizi sergilemek ve mahşer gününün dehşetini zorluğunu hissetme durumundasınız. İhramlının kendisine saygı duyulan, kendisininin de tüm aleme saygı duyduğu bir özel hal oluşmuştur artık. Öyle ki kendi organlarına bile hatta kılına, tırnağına bile zarar veremeyen bir barış insanıdır o artık. Tüm canlıların ondan emin olduğu, varlığın özlediği bir insandır o artık. İhramlı sadece dünyanın değil, kainatın adalet için inşasına aday olduğunu ilan etmiş kişidir.
İhramlı hürmet eden ve edilendir. İhramlı, her farklı ırk ve renk ve dille beraber eşitlik sloganları ile yürüyen saygı duyulan bir kişiliktir. Dillerini bilmeseler de birbirlerinin gözüne sevgi ile bakan milyonları bulan bu eşi bulunmaz topluluğun üyelerinden daha çok dünyanın adaletli sulhuna hizmet etmeye aday kişiler var mıdır? Kabe’de herkese selam veriniz ve gözlerinin içine bakınız. Namazlardan sonra “tekabbel Allah" (Allah Kabul etsin) deyiniz, ne kadar müthiş bir sevgi enerjisi yüklenmiş olduğunuzu anlayacaksınız.
Tüm varlığa karşı saygılı bu barış taliminden sonra Islam aleminin durumunu tetkik etmekte fayda var. Bu tekrarlanan tavaflar, sa'ylar, alıştırmalar müslümanlar üzerinde , yok edilmesi hedeflenen ırkçılık hastalığını ne derecede bertaraf edebilmiştir? Ötekine olan saygı düzeyi ne durumdadır? Rengi, dili farklı diğerlerinin bu özellikleri ile var olmalarına müslüman kişi ne diyor? Ötekilerle, diğerleri ile birlikte yaşama ihtimaline karşı rezervleri ne durumdadır? Digergamlık oluşmuş mudur? Maalesef bu konuda iyi bir manzara izleyemiyoruz islam dünyasında. Irkçılığın islam dünyasında da yaygın bir hastalık oldugunu iyi biliyoruz. Rabbimiz bizi bu hastalıktan şiddetle men etmiş ama en çok da bu hastalık bizim bünyemizde yer etmiş. Oysa biliriz ki yaratılışının ateşten olduğunu ileri sürerek ilk milliyetçiliği başlatan Şeytandır. Müslümanlar arasında ilk kan dökülmesinin sebebi milliyetcilik hastalığıdir. Medinede islam öncesi sık sık birbirinin rakibi olmuş Evs ve Hazrec kabilelerine mensup müslümanlar bür gün birbirleri ile tatlı bir sohbet halindeyken sürekli rakipleri olmuş yahudilerden bir kişi ıslam öncesi sözkonusu kabilelerin aralarındaki eski savaşlarındaki kahramanlık şiirlerini okudu. Bunun üzerine bir başkası da karşıt kabilenin kahramanlık şiirlerini okudu. Tartışma çıktı ve iş hararetlenip kavgaya döndü. Birisi diğerinin kafasına bir kemik parçası ile vurup onun kafasını kanattı. Biraz önce tatlı bir sohbet halinde birbirlerine iyiliği ve güzelliği tavsiye eden hadisleri okuyanlar milliyetçilik virüsüyle müslümanlar arasındaki ilk kanı akıttı, ilk fitneyi çıkardı. Görüldüğü gibi ne kadar tehlikeli bir hastalıkla mücadele edilmesi gerektiği ortadadır. İslam tarihinin bu ilk tehlikelerine karşı zayıflığı bilinen bünyeye umre ve hacda mükerrer talimler yaptırılır. Bu hassas konuda bilinmesi, ayırt edilmesi gereken önemli konuyu iyi anlamak gerekir. Bir ırkın Allah’ın onu yarattığı dili ve kültürü yaşatması Allah’ın varlığı ve birliğinin gereğidir. “Gökleri ve yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin değişik olması, O’nun varlığının belgelerindendir. Doğrusu bunlarda, bilenler için dersler vardır.” (Rum 22) Nehy edilen kimlik haklarını aşıp kimlikçilik yapmaktır, bunun ilerisine geçip milliyetini yüceltmektir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları









































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018