Ömer F. Gergerlioğlu
İslamcılık konusunda araştırmacı yazar Ali Bulaş’ın başlattığı tartışmaya Mümtaz’er Türköne ve Etyen Mahçupyan’ın öncülük ettiği yazarlar da katılınca şimdiye kadar tartışılarak epeyi mesafe alınması gereken bir konunun işaret fişeği atılmış oldu.
İslamcılık sadece Türkiye'de değil halkı müslüman olan ülkelerde de titizlikle araştırılmayı hak eden bir fikir akımıdır. 19. ve 20. yüzyılda saman alevi gibi parlayan ideolojilerin gerilemeye başlayıp toplumsal popülaritesini kaybederek sadece küçük şubeler olarak kalmasından sonra islamcılığın yükselişini izledik. 20. yüzyıl boyunca dipten gelen bir dalga ile önü alınmaz yükselişini yaşayan islamcılık, iktidar şansı bulduğu zaman eksikliklerini daha iyi gördü. Toplumun bu alternatifsiz akıma ihtiyacı vardı ve askeri , bürokratik engellemeler de zamanla bu isteğin karşısında duramadı. Düşünsel planda gelişimini iyi tamamlayamayan islamcı akımlar iktidar ile buluştuklarında ya pür bir şeriat isteğini icraya koyuldular ya da çağın insanının isteklerine islami açıdan sahih bir paralellik sergileyemediler. Genellikle hayal kırıklığı yarattılar , eksiklikleri üzerinde derin düşünmeyi de tercih etmediler.
İslam düşüncesine yön veren düşünürlerin keskin bir muhalefet dili kullanmalarına karşın kendi bahçelerindeki içtihat düşüncesinden haz etmeyen çevrelere tavırları çok cesaretli değildi. Sosyolojik anlamda dev hamleler yapmış batının karşısına sloganik söylemlerle ve eski sosyolog alimlerin isimleri ve eserleriyle övünerek karşı çıkmanın islam düşüncesini geliştirme anlamında bir katkısı olmuyordu.Bu iç problemler yaşanırken laik çevrelerin zeka yoksunu militer zorbalıkları gündeme gelince tartışılması gereken ana sorunlar hep rafa kaldırıldı. Artık günah keçisi ilan etme tavrı popüler olmuştu.İç hastalıklarımızı veya eksikliklerimizi gözardı etme kolaycılığı islamcılarımızın hoşuna gitti. Sağlıklı analizler yapmadan övgü ve eleştiri yapmanın bedeli vaz geçilmemesi gereken fıtrat dininin temel sütunlarının zarar görmesine yol açıyordu.
Ali Bulaç Ak Parti'yi keskin söylemlerle eleştiriyor. Aslında sadece Ak Parti'yi değil çağdaş, batılı argümanları yeniden yorumlamaya islami yaklaşımları da eleştiriyor. Haksızlık yapmamaya özen göstererek toplumsal değişimi tahlil etmeye çalışalım. Ak Parti öncesi yükseliş içinde olan islamcılık iktidara geldiği zaman karşılığı devlette olmayan bir güç gösterisine kalkışmıştı. Ona düşmanlıkla bakan çevrelerin balyozuyla darmadağın olan dönemin iktidar partisinin yanında toplumsal bir destek belirmiyordu. Zira ideolojiden ziyade yaşam düzeyinin iyileşmesini özlemiş ama geleneksel dini değerlerini de bırakmayan bir toplumsal çoğunluk mevcuttu. Pratik uygulamalarıyla başarıyı yakalamış Tayyip Erdoğan'ın gelinen çıkmaz sokağı görmemesi mümkün değildi. Bu devlet gücü karşısında çok ısrarcı olmanın anlamı yoktu. Topluma onun anlayacağı frekanstan yaklaşılmalıydı. Keskin bir kutuplaşmanın dışına çıkarak ama maddi anlamdaki gelişmeyi hedefleyerek belediyelerde yetiştirilmiş tecrübeli kadrolarla başarıya ulaşmak çok zor olmadı. Bu gidişattan rahatsız olan askeri çevrelerin 2003 ve 2004'deki askeri darbe planlarının iktidardan memnun toplumda karşılık bulmayacağı açıktı. Bu yeni hale bile itirazı olan askerlerin hüsrana uğramalarının nedeni, başını kuma sokmuş ideolojik kemalist yaklaşımın toplumsal karşılığının olmamasıydı. İktidarı hedefleyen partinin memnun muhafazakar kitle tarafından ilkeler pek gözetilmeden desteklenmesinin faturası daha sonra ortaya çıkacaktı. Bu maddi gelişme ve iktidara kilitlenmiş yapıdan maddi ve manevi anlamda nemalanan muhafazakar kesimlerin sonunda ortaya çıkan yozlaşmadan şikayet etmeye hakları yoktur. Zira her şeyi iktidardan bekleyip ideolojik bir gelişim ve dönüşümü hedeflemezseniz varacağınız yerden şikayetçi olma hakkınız yoktur. İslamcılık çok daha farklı bir geniş ufku olan ,vizyonu ve hedefleri olan reaksiyoner değil aksiyoner bir hareket olmalıdır.
İktidarı hedefleyen bir partiyi islamcılığın ideal hedefleri açısından çok sıkı eleştirmenin bir manası yoktur. Partiler tabiatları gereği oy'a bakar ve iktidarda kalmayı hedefler. İslamcılar, asıl üzerlerine düşen zihni performansı hakkıyla değerlendirmelidir. Bunun karşısında bir engel yok. Hüsrana, ne iktidarın getirdiği yozlaşma ne de istenildiği kadar fıkh edilememiş islamcılık bir mazeret teşkil edebilir. İktidarın eleştirilecek çok yönü var ama hemen sadece onu günah keçisi ilan etmek de kolaycılıktır. Çağın insanına örneklik teşkil etme anlamında çok güzel fırsatlar önümüzde halen duruyor. Arap baharıyla önündeki zorba yönetim setleri kaldırılmış Arap ülkeleri uzun sürmüş bir fikri gelişim durgunluğundan sonra yaşadığı tecrübelerden yola çıkarak çok önemli ataklar yapabilir. Örneğin Raşid El Gannuşi yaşadığı uzun zorbalık yıllarında cephe karşısındaki ve cephe içindeki hastalıkları iyi teşhis etmiş bir aydın olarak parlak bir atılım yapmaya adaydır.
Ak Parti gömlek değiştirdiğini söylese de muhalifleri nezdinde sabıkalıydı. İdeolojiyi değil maddi refahı önceleyen yaklaşımıyla kutuplaşma yaşamadan mevzi başarı kazanması anlamında iyi bir performans sergiledi. Bu ona siyasetimizde eşine rastlanmayan bir başarı ödülü getirdi. Alternatifsizliğinden dolayı onu eleştirmek yerine içinde yer alarak saadetini devam ettirmeyi tercih eden çok oldu. Ancak kafa konforunuzu bozmaya niyetiniz varsa işlerin artık iyi gitmediğini, bir doygunluk noktasından sonra yozlaşma veya fikri gelişim eksikliğinden kaynaklanan inişin gerçekleşeceğini görmeniz kaçınılmazdır. Ali Bulaç, Ak Parti'yi hak ettiğinden daha fazlası ile eleştiriyor. Zira bir parti olarak islamcılığın sahih bir çizgide devam etmesi gibi bir misyonu ondan beklemek aşırı bir beklentidir. Toplumun, din adamlarının, dindar akademisyenlerinin zihni performans eksikliğinin tüm faturasını Ak Parti'ye boca etmek biraz haksızlık.
İslam dünyasının neresine giderseniz gidin islamcılığın hastalıklarının nedeninin sadece siyasetçilere kesilmesi doğru değil. Dindar entellektüellerin Kur'andan ilham alıp çağa vereceği çok cevaplar olmasına rağmen toplumsal konumlarını öncelemeleri ve dindarlardan gelecek eleştiri riskini göze alamadıkları için çok üretken olmadığını görüyoruz. Toplumsal sorunlara vicdanlı çözümler getirmeye çalışan dindar aydınların toplumun tabanı tarafından dokuz köyden de kovulduğu gerçeğini kimse görmezden gelemez. Ama aydın sorumluluğu her riskin üstünde olmalıdır, islamcılık tartışması bu yüzden hayırlıdır.
3.nesil islamcılar aslında düşünsel yetersizliği işaret eden bu temel sorunla uğraşmalı, çözüm yolları üretmelidir. Batıdan gelen her yeniliğe kuşku ile bakanların yüzyıllar süren islam toplumlarındaki durgunluktan sonra dini düşüncenin ihyası ve inşası anlamında ne kadar çabaları olmuştur. Bu özeleştiri üzerinde yoğunlaşmadan polemiğe düşülmemelidir.
Bir sonraki makalemizde konuya devam etmek üzere burada keselim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018