RAGIP DURAN
Aşırı-sağcı, laiklik ve çağdaşlık karşıtı, din tüccarı, Batı düşmanı kısaca Aydınlanma’nın ve akılcılığın yeminli savaşçısı bir gazetenin yazarı, Fatih Altaylı ile giriştiği polemikte demiş ki:
“Eee.. Fransız’ın Galatasaray Lisesi’nde okursanız.. Böyle kafa karışıklığı yaşarsınız..”
Bu cümlede iki büyük yanlış var:
Galatasaray Lisesi, Fransız’ın değil vakti zamanında Osmanlı’nın kurduğu bir mekteptir.
İkincisi, bu mektepte okumakla “kafa karışıklığı yaşanıyorsa”, Mehmet Şevki Eygi ya da Ahmet Yüksel Özemre ve daha nice dindar/dinci ve o kesimin takdir edip saygı duyduğu insanların da “kafası karışık” olur. Ayrıca kafası dogmalarla dolu olacağına varsın karışık olsun.
Sabah akşam, Müslümanlık adına Arap gericiliği ve feodal dönem hayranlığını sergileyen bir gazete ya da bir yazarın, Galatasaray Lisesine mesnetsiz bir şekilde saldırması çok garip bir tutum değil. Zaten böyleleri bizim mektebi övmeye kalksalardı kuşku duyardık.
Söz konusu kalem, mektebin İnternet sitesindeki bilgileri kendi dar aklına göre yorumlayıp, Osmanlı-Fransız daha sonra da TC-Fransa işbirliğini olumsuz olarak değerlendiriyor. Sonra da mektebimiz hakkında bir yargıya varmış: "Bizim inancımızda, örfümüzde olmayan bir sistem ile kurulan bir okul.”
Bu cümle de çok sorunlu:
- “Biz” derken kimi kastediyorsunuz? Gazetenizin temsil ettiği aşırı-sağcı, din tüccarı, laiklik karşıtı, akılcılık ve Batı düşmanı çevreyi kastediyorsanız, evet, Galatasaray sizin değildir, olmamıştır, olmayacaktır.
- Eğitim kurumları “inanç” ve “örf” temelinde değil, siyasi, ideolojik, kültürel ve toplumsal kriterler temelinde kurulur, çalışır. Mektebimiz, bir tarikat ya da kabile türünden arkaik bir toplumsal birim değil, çağın gereklerine göre kendini oluşturan/geliştiren bir eğitim kurumu.
Galatasaray Lisesi, yazarın zihni dünyasını rahatsız ediyor, hatta tüyleri diken diken. Çünkü, siyasi iktidar gücüyle, yani sözümona kanun ya da kararname marifetiyle ama gayrı meşru ve kamu vicdanına muhalefet ederek, memlekette kendisine benzemeyen tüm kurumları birer birer ele geçirip yıkan, kendine benzetmeye çalışan bir anlayış ve uygulamayı benimsedi bunlar. Daha ilk kuruluşunda, Osmanlı’da ilk defa, din, mezhep, millet ayrımı yapmaksızın bütün öğrencilere kucak açan, onların barış içinde bir arada eğitim görmesini sağlayan mektebimiz, böylelikle gerçek anlamda laik ve çoğulcu hatta enternasyonalist bir kimliğe kavuştu. Yani biz baştan beri onların anladığı manada “milli ve yerli” değildik. Dünyaya açılan pencere idik. Galatasaray, Kur’an kursu değildi ama bizde hiç kimse, yani okul yönetimi de öğrenciler de başkasının dinine, inancına, ibadetine karışmadı, müdahale etmedi. Okulda belirli bir süredir belki mescit yok ama spor salonu var, konferans salonu var. Biz Tevfik Fikret’in çocukları, torunları olarak yetiştirildik:
Kimseden bir fayda ummam ben, dilenmem kol kanat.
Kendi boşluk, kendi gök kubbemde kendim gezginim.
Bir eğik baş bir boyunduruktan ağırdır boynuma;
Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir şairim.
İtiraf edeyim, ben fanatik Galatasaraylı değilim. Radikal Galatasaraylıyım.
Bizim mektep, ABD’deki Harvard ya da MIT, Fransa’daki ENS (Ecole Normale Supérieure) ya da ENA (Ecole Nationale d’Administration) ve İngiltere’deki Eton gibi seçkin yani elit bir okuldur. Girmesi ve bitirmesi kolay değildir. Herkese nasip olmaz. Mektep halen, kuruluşundaki amaç gereği Fransız eğitim sistemi ile Türk eğitim sisteminin nispeten başarılı bir sentezini uyguluyor. Lise, Üniversitenin varlığı ve statüsü gereği özel bir idari konuma sahip. Her ülkede olduğu gibi, Türkiye’de de tüm okulların eğitim düzeyi/kalitesi aynı alt çıtada olmaz, olmamalıdır. Galatasaray, sadece, şimdiye kadar yetiştirdiği öğrencilerinin bugünkü konumuna bakarak, üst düzey bir okul olduğunu çoktan kanıtlamıştır.
Halk, millet, ümmet, ya da cemaatin adını sömürerek bu imtiyazlı konuma son vermek, ileridekini geriye çekmeye çalışmaktan başka bir anlam taşımaz. Non merci! Biz sizin “inancınıza, örfünüze” inmeyeceğiz.
Galatasaray, bu kesimin saldırısına ilk defa uğramıyor. Daha kuruluşta Osmanlı’daki farklı dinlerin liderleri, söz birliği etmişcesine, kendi iktidarlarına tehdit olarak gördükleri bu okula karşı çıkmışlardı.152 yıl önce. Daha yakın geçmişte, Gülen Cemaatinin bizim mektebe sızma girişimi da başarıyla savuşturulmuştu. Bu mektep, öyle Et Balık Kurumuna ya da TRT’ye filan benzemez. Öyle bir iki adamını içeri sokup, kurumu ele geçiremezsin. Çünkü okulun temeli sağlamdır, ayrıca bu okulun yetiştirdiği insanlardan daha kaliteli, daha başarılı kadrolar rakiplerinde olmadığı için her huruç harekâtı başarısızlıkla sonuçlanır. Bizim dayanışmamız çok güçlüdür. Mektebimize gönülden, akıldan ve fiziken çok sadık ve bağlıyızdır. Darbe yaparsınız, kanun çıkarırsınız, Tevfik Fikret’in masasına oturabilirsiniz belki, ama o zaman o masa artık Fikret’in değildir, o okul da Galatasaray olmaktan çıkar.
İktidar yanlısı bu dogmatik kesimin kültürü, eğitimi, vicdanı, çapı, Galatasaray’ın zenginliğini, önem ve değerini anlamaya/kavramaya yetmez.
Yanlış anlaşılmasın, Galatasaray mükemmel bir kurum mudur? Tabi ki hayır. Önce Saray’a sonra devlete nitelikli kadro yetiştirmek amacıyla kurulmuş olan bizim mektebin de Türkiye’ye has, bize has çeşitli eksiklik, kusur hatta hataları da vardır. Ama ne olursa olsun, bu kendini ve çevresini bilmez kesim, ancak mahalli lig düzeyindeki bir takımsa, biz Avrupa ve dünya şampiyonalarında oynayan bir ekip konumundayız. Bu nedenle onlar, bizim muhatabımız bile olamaz.
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.03.2021
11.03.2021
2.03.2021
12.02.2021
25.01.2021
18.01.2021
15.01.2021
11.01.2021
4.01.2021
31.12.2020