Şahin ALPAY
Ankara’nın, zamanla Avrupa Birliği’ne dönüşecek olan Avrupa Ekonomik Topluluğu’na “ortak üye” oluşunun 50. yılına girdik.
Zira o sıra Türkiye ithal ikamesi kalkınma stratejisi uyguluyordu ve Türkiye’nin seçkinleri arasında “onlar ortak, biz pazar” zihniyeti egemendi. AB üyeliğinin gerçekten istenmesi için 1980’den itibaren kalkınma stratejisinin liberalleşmesi ve 1980–83 arasındaki askeri rejimin herkese siyasi özgürlük ve demokrasinin değerini öğretmesi gerekecekti.
Evet, Türkiye yarım değil ama çeyrek asırdır AB’nin kapısında. Adaylığa kabulü için 1999’a kadar beklemesi gerekti. Kopenhag siyasi kriterlerini “yeterince” yerine getirmesinden sonra, 2005’te katılım müzakerelerine başladı. 2001–2004 arasında, yani önceki üçlü koalisyon hükümetiyle başlamak ve AKP iktidarında devam etmek üzere benimsediği reformlarla bir “sessiz devrim” gerçekleştirdi. Bunu mümkün kılan, Almanya ve Yunanistan hükümetlerinin 1999’dan itibaren Türkiye’yi dışlama siyasetinden vazgeçmeleri ve bir bütün olarak AB’nin reformlara güçlü destek vermesi, bununla beraber ülke içinde AB üyeliğine desteğin de yüzde 75’e kadar tırmanmasıydı.
Ne yazık ki, müzakerelere başlama kararının hemen ertesinde, AB’de Türkiye’yi üyeliği kabul hevesi dindi. Fransa’da Nicolas Sarkozy, Almanya’da Angela Merkel iktidara geldiler ve Türkiye’ye “imtiyazlı ortaklık” teklif etmeye başladılar. Sorun çözülmeden (kimine göre büyük bir gaflet ile, kimine göre Türkiye’nin yolunu tıkamak için kasıtlı olarak) AB’ye tam üye kabul edilen Kıbrıs Rum Yönetimi üyeliğini sorunun çözümünde avantaj sağlama amacıyla kullanmaya başladı. Yalnız Ankara’nın değil, Türkiye kamuoyunun da AB hevesi kırıldı. Eğer AB tam üyeliğine destek vermeyi sürdürseydi, hiç kuşkum yok ki Türkiye çoktan Kopenhag kriterlerinin tümünü yerine getirmiş olurdu.
Bugün katılım müzakerelerinde gelinen nokta şu: 35 fasıldan sadece biri açılıp kapandı. 13 fasıl açıldı. AB Konseyi (gümrük birliği Kıbrıs’a teşmil edilmediği için) 8, Fransa (üyeliğe götüreceği için) 5, Kıbrıs Rum Yönetimi (Ankara tarafından tanınmadığı için) 6, toplamda (bazıları örtüşen) 17 faslı bloke etti. Geriye kalan açılabilecek fasıllardan 3’ünün açılmasına AB’ye avantaj sağlayacağı için Ankara yanaşmıyor.
Ankara, Kıbrıs Rum Yönetimi’nin dönem başkanlığı süresince müzakereleri dondurmuştu. Dönem başkanlığını 1 Ocak’tan itibaren İrlanda’nın devralmasını takiben, Türkiye–AB ilişkilerinde sanki bir hareketlenme var. Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, “2013’ün ilk yarısında fasılları Türkiye ile müzakerelere açmalıyız. Aksi takdirde gelecekte Türkiye’ye duyduğumuz ilgi, Türkiye’nin bize duyduğu ilgiden büyük olur…” dedi (22 Aralık). Britanya dışişleri eski bakanı David Miliband, Fransa Başkanı Hollande’ı müzakereleri canlandırmaya çağırdı (Financial Times, 28 Aralık). Dublin Ankara’ya, Paris’ten iki başlığın müzakereye açılabileceğine dair sinyaller geldiğini bildirdiyse de, henüz netlik kazanan bir şey yok.
Benim AB ile ilişkiler konusundaki tavrım yıllar içinde değişmedi. Türkiye, Avrupa’daki barış ve demokrasi kalesine üye olmalıdır. Ne var ki Türkiye’yi kabul veya ret, AB’nin tercihidir. Türkiye için üyelikten çok daha önemli olan Kopenhag kriterlerini yerine getirmektir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020