Şahin ALPAY
Son yıllarda Türkiye’nin modernleşme tarihinin anlaşılmasına belki en değerli katkı Carter V. Findley’in “Modern Türkiye Tarihi: İslam, Milliyetçilik ve Modernlik” (Çev. Güneş Ayas, Timaş, 2011) başlıklı kitabı. Daha önce “Dünya Tarihinde Türkler” (Çev. Ayşen Anadol, Kitap Yayınevi, 2008)” ve başka eserleriyle tanıdığımız Findley, Batı’daki önde gelen Osmanlı ve Cumhuriyet Türkiye’si tarihçilerinden biri.
Findley’in yeni kitabının bence en önemli yanı, Türkiye’nin modernleşmesinin İslami ve muhafazakar güçlerin direnişine karşın, Batılılaşma ve laikleşmeden yana olan güçlerin eseri olduğuna dair yaygın iddiayı reddeden temel tezi. Findley’e göre bugünün Türkiye’si, son iki yüzyılda karşılıklı etkileşim içinde olan, kriz zamanlarında çatışan, ama uzun erimde sentez yapan iki yenilikçi akımın ürünü. Findley’in sözleriyle, Türkiye’nin modernleşmesi “biri hızlı değişim ve Batılılaşmayı savunma anlamında radikal, diğeri İslam’a dayalı ve daha muhafazakar” nitelikte iki akımın eseri. “Bu iki akım arasındaki diyalektik etkileşim, son dönem Osmanlı tarihini, imparatorluktan cumhuriyete geçişi ve Cumhuriyet tarihini şekillendirdi… Bunlar sadece çatışmış ve zaman zaman sentez yapmamış olsa, Türkiye’nin tutarlı bir bütün olarak ayakta kalması mümkün olmayabilirdi.”
Türkiye’nin yenilenmesinde 18. yüzyıl sonunda Osmanlı padişahlarından 20. yüzyılda İttihatçılara ve Kemalistlere kadar uzanan Batılılaşma ve laikleşme yanlılarının oynadığı rol iyi biliniyor ve anlaşılıyor. Daha az bilinen ve anlaşılan ise, başta Mevlana Halit Nakşibendi (1776-1827), Said Nursi (1873-1960) ve Fethullah Gülen (1938 -) gibi İslami bilgin ve düşünürleri ile onların takipçilerinin oynadığı rol. Ancak giderek daha iyi görülüyor ki, Türkiye’de halk iktidarı anlamında demokratikleşme, inanç özgürlüğü anlamında laikleşme, rasyonalleşme ve teknolojik ilerleme, girişimcilik ve piyasa ekonomisi anlamlarında modernleşme, Nakşibendi tarikatının yenilikçi kanadının, Nurcu cemaatinin ve Gülen’in adıyla anılan inanç temelli sivil toplum hareketinin (Hizmet Hareketi) katkıları olmadan anlaşılamaz.
Türkiye’nin bütün eksik ve kusurlarıyla bir piyasa demokrasisi kurma yönündeki gelişmesinin, Batılaşmacı ve İslami yenilikçiliğin sentezine dayandığının herhalde en güçlü kanıtlarından biri, piyasa ekonomisine geçişi sağlayan merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile demokrasi üzerindeki bürokratik vesayetin kırılmasına öncülük eden Başbakan Tayyip Erdoğan’ın her ikisinin de Nakşibendi geleneğinden gelmeleri. Türkiye’nin son on yılına damgasını vuran Erdoğan’ı bir anlamda “İslami Kemalist” kılan da söz konusu sentez olmalı. İslami Kemalizm’in kurumlar bağlamında en iyi örneğini ise Diyanet İşleri Başkanlığı’nda görmek mümkün. Kemalist devletin, çoğunluğun inancı Sünni İslam’ı tekeli ve denetimi altında tutma aracı olan DİB hakkında Findley şunları yazıyor: “Kürt Nakşibendiler erken döneminde Cumhuriyet’e karşı ayaklanırken, tarikatın devlet konusundaki olumlu yaklaşımı öteki Nakşibendilerin devlet denetimindeki Diyanet İşleri Başkanlığı’nda görev almalarına ve böylelikle laik cumhuriyetin bir kalesini ‘kolonize’ etmelerine yol açtı.”
Belki Findley’den bir adım ileri gidebilirim: Her ikisi de Batı’nın liberal ilke ve değerlerden etkilenen, laik ve İslami yenilikçi gelenekler arasındaki sentez, post-modern Türkiye’nin doğuşunun temellerini atıyor. Bu çok sancılı, iniş çıkışlı bir süreç, ama farklı dinsel inançlara ve etnik kimliklere saygılı, çok-kültürlü Türkiye’ye doğru gidiş artık gündemde.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020