Şahin ALPAY
“Taksim, elbette ki Tahrir değildir” (Zaman, 11 Haziran 2013) başlıklı yazımda, Gezi Parkı protestolarını Tahrir Devrimi’ne benzetmek isteyenlere, “Arap Baharı”ndan sonra şimdi de bir “Türk Baharı” yaşandığı iddialarına cevap vermiştim.
Mısır’da yaklaşık 60 yıl süren, orduya dayalı otokratik rejimin devrilmesi demek olan 2011 Tahrir Devrimi ile (Mısırlı akademisyen dostum Marwa Maziad’ın deyişiyle) esas itibarıyla “sağlıklı ve dayanıklı bir demokrasi için gerekli muhalefet dozunu” temsil eden Gezi Parkı gösterileri arasında benzerlik kurmak elbette abesle iştigaldi.
Fakat gündemde şimdi başka bir “Tahrir” var. Mısır’ın geçen yıl seçimle gelen ilk lideri, Müslüman Kardeşler’in desteklediği Muhammed Mursi’yi istifaya zorlamak amaçlı Tahrir (dilerseniz Tahrir-2) ile Taksim arasında, uzak da olsa, bazı paralellikler kurmak mümkün. Bunlar şöyle sıralanabilir: 1) İkisi de Sünni çoğunluklu olan Türkiye ve Mısır’da, ikisi de hemen sadece Sünnilerin oylarını alan (kaba tabiriyle “Sünnici”) partiler iktidarda. Mısır’da Özgürlük ve Adalet Partisi (ÖAP) İslamcı kimliğini koruyor, (kısmen de olsa) dinsel hukukun uygulanmasını savunuyor. Türkiye’nin (Müslüman Kardeşler’in kardeşi olan) Milli Görüş Hareketi kaynaklı iktidar partisi AKP ise İslamcı gömleğini çıkardı, ama şimdilerde toplumu İslami hayat tarzına ve ahlakına göre şekillendirme arayışına yöneldi. Başbakan Erdoğan’ın bir süredir “Erbakan’ın yolundayız...” demeye başlaması ve son günlerde (daha önce reddettiğini söylediği) dinsel milliyetçiliğe dayalı popülizmi ön plana çıkarması dikkat çekiyor. Kimi sosyal bilimcilere göre gerçekte dinsel milliyetçilik her iki partinin de ana karakteri.
2) İki ülkede de bir yanda iktidar yanlılarıyla öte yanda muhalefet arasında, esas olarak dinin toplumdaki yeri üzerine kutuplaşma yaşanıyor. İki tarafta da muhalefetin ana kaygılarından biri İslami (daha doğrusu dindar Sünni) hayat tarzının ve ahlakın bütün topluma dayatılmak istenmesi. Gerçekte iki ülkede de seçmenlerin büyük bölümü “ortada” yer alıyor ve siyasi tercihini esas olarak ekonomik şartlara göre belirliyor. Bunun için bu kesim Türkiye’de AKP’den yana oy kullandı; Mısır’da Mursi’ye karşı tavır alıyor.
3) Mısır’da olduğu gibi Türkiye’de de iktidar, çoğunluk yönetimini (“milli irade”yi) savunanları, muhalefet ise esas olarak (aralarında hiç anlaşamayan) özgürlük taraftarlarıyla eski rejim yanlılarını bir araya getirmekte. 4) Erdoğan da, Mursi de muhalefeti, “iç ve dış düşmanlar”ın oyuncağı olarak nitelemekte. 5) Mısır’da kökten–İslamcı Selefiler Mursi’yi yeterince İslamcı olmadığı için eleştiriyor, Türkiye’de İslam’ın halk yorumlarına bağlı Sufiler ise Erdoğan’ın otoriterleşmesinden kaygılı.
6) İki ülkede de muhalefetin (en azından şimdilik) seçim yoluyla iktidara gelme şansı bulunmuyor. Bunun için Mısır’da ve (marjinalleşmekle birlikte) Türkiye’de de muhalifler arasında askerin siyasi rol üstlenmesini isteyenler var. 7) Mısır’da olduğu gibi Türkiye’de de muhalefetin devlet kurumlarını ve demokrasinin en önemli ilkelerinden birini, seçimle gelen hükümet ilkesini yıpratmama sorumluluğu var. Bu açıdan Mısır’da risk, Türkiye’ye nazaran daha büyük.
8) Belki en büyük paralellik, gerek Türkiye, gerekse Mısır’da bir yanda çoğunluk yönetimi ile öte yanda yurttaşların hiçbir çoğunluk tarafından çiğnenemeyecek temel hak ve özgürlüklerinin saygı görmesi arasında denge arayışı. Demokrasi tecrübesinin daha köklü olması nedeniyle Türkiye’nin bu dengeyi kurmaya daha yakın olduğu muhakkak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020