Şahin ALPAY
Son Kahire ziyaretim sırasında yazdığım bir yazıda, Koptik Hıristiyanların haftalık gazetesi Watani’nin başyazarı Yusuf Sidhom ile sohbetimden söz etmiştim.
Sidhom, Mısır’da demokrasiye geçiş sürecinin geleceği için umutlu olup olmadığını sorduğumda şöyle demişti: “Türkiye’de 60 yıl aldıysa, izninizle Mısır’da 5 yıl sürebilir…” (18 Ekim 2011) Bir yıl kadar sonra, ilk seçilmiş başkan Muhammed Mursi’nin otoriterleşme eğilimlerinin yükselmesi üzerine kaleme aldığım bir yazıda da şöyle yazmıştım: “Batı’da ve bizde, Tahrir Devrimi üzerinden henüz iki yıl dahi geçmeden Mısır’da bir ‘din diktatörlüğü’ kurulduğunu ilan edenler çok acele ediyorlar, ama demokrasinin yerleşmesi muhakkak ki 5 yıldan fazla sürebilir… Ama (Türkiye ve Mısır) iki ülkede de, çoğunlukçu-çoğulcu demokrasi arasında savrulmalar sonunda bir dengeye varılacağını; demokratların özgürlüğü ve çoğulculuğu, özgürlük yanlılarının da demokrasiyi benimseyeceklerini umut edebiliriz.” (8 Aralık 2012)
Bu analizin iki açıdan doğrulandığı söylenebilir: Eğer Türkiye’nin bugün dahi özgürlükçü demokrasiyi yerleştirdiği söylenemiyor ise, Mısır’da gerçekleşmesinin daha hayli zaman alacağı muhakkak. Özgürlükçü demokrasinin yerleşmesi için iki ülkede de demokratların özgürlüğü ve çoğulculuğu, özgürlük ve çoğulculuk yanlılarının da demokrasiyi benimsemeleri gerekecek. Batı’da da böyle olmadı mı? Özgürlükçü demokrasinin yerleşmesi uzun süren kanlı mücadeleler sonunda; temel hak ve özgürlükleri savunan liberallerle, “bir kişi, bir oy” ilkesini savunan sosyalistlerin mutabakatıyla gerçekleşmedi mi?
Devrimler ertesinde Arap dünyasında yaşananlara bakıldığında görülen şu: Esas mücadele bir yanda her türden otokrasi yanlıları ile öte yanda her türden İslamcılar arasında cereyan ediyor. Devrimlere öncülük eden özgürlük ve çoğulculuk yanlıları ise, bu iki kamp arasında sıkışmış konumda. Mısır’da net görüldüğü üzere önce otokrasiye karşı İslamcılara destek verdiler; sonra İslamcılara karşı otokratlara. Yakında militarist otokratlara karşı tavır almaları kimseyi şaşırtmayacak.
“Ortadaki” kesimin sözcülerinden biri, Türkiye ve Mısır’da asker–sivil ilişkileri üzerine uzmanlaşan genç bir akademisyen olan Marwa Maziad. Maziad’ın yakında El Cezire için kaleme aldığı analizde yazdıkları dikkate değer. Şöyle diyor: “Şurası bir gerçek ki, Müslüman Kardeşler, AK Parti değildir. Başbakan Erdoğan Mısır’ı ziyareti sırasında ‘Ben laik Türk devletinin Müslüman başbakanıyım’ dediğinde MK, ona cevaben kendi modeliyle Mısır’ın iç işlerine karışmaya hakkı olmadığını söyledi. AK Parti kendisini ‘dinsel bir akım’ değil, ‘muhafazakar demokrat’ parti olarak nitelerken MK, belki İran’ın Sünni versiyonunu uygulamayı öngördü. Birçokları bunun Mısır’da uygulanamayacağını söyledi, ama MK tersini savundu ve iktidarı yitirdi. Belki Erdoğan’ın MK ile arasına mesafe koyması gerekirdi, ama yapmadı… Tümüyle haklı veya haksız, Mısırlıların çoğu MK’in Mısır’ı ‘kolonileştirmeye’ çalıştığına hükmetti. MK liberallere, Hıristiyanlara ve yandaşı olmayanlara, mevcudiyetleri hoşgörüyle karşılanabilecek ama asla ülkenin asli unsurları olarak görülemeyecek ‘ulusal azınlıklar’ olarak baktı.” (21 Ağustos)
Mısır’ın 3 Temmuz’u giderek, Türkiye’nin 12 Eylül’üne benzemekte. 12 Eylül’de Türkiye’nin büyük çoğunluğu, milliyetçi sağ ile komünist sol arasında büyüyen kanlı kavga ve politikacıların uzlaşmazlığı karşısında askere umut bağlamıştı. Ama çok kısa zaman sonra, cuntanın uyguladığı zulüm karşısında buna bin pişman oldu.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020