Şahin ALPAY
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), geçtiğimiz günlerde, fikrî hırsızlık yapmaya, yani intihal, aşırma suçu işlemeye eğilimli kimselerin bir kez daha düşünmelerini sağlayacak çok önemli bir karar verdi. Karara konu olan, Prof. Dr. Hasan Yazıcı’nın Türkiye devleti aleyhine açtığı dava.
Davaya konu olan şikâyetin uzun öyküsü aktarılmaya değer. Şöyle: Rahmetli Uğur Mumcu, 29 Kasım 1981 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan köşesinde, ünlü Amerikalı çocuk hastalıkları uzmanı Dr. Benjamin Spock’un ‘Baby and Childcare’ (ilk basımı 1946) adlı kitabının, Prof. Dr. İhsan Doğramacı’nın ‘Annenin Kitabı’ (ilk basımı 1952) başlıklı kitabından aşırılmışa benzediğini (!) yazdı. İyi bilindiği üzere, Doğramacı (1915–2010), 12 Eylül askerî yönetimi tarafından YÖK başkanlığına getirilmiş ve 1992’ye kadar da bu görevi yürütmüştü.
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Yazıcı, 9 Ocak 1998’de de o sıra başkanlığını yaptığı Bilim Ahlak Komitesi’nden iki meslektaşıyla birlikte hazırladığı, aşırmayı çarpıcı örnekleriyle temellendiren raporla birlikte, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Konseyi’ne başvurdu ve önlem alınmasını talep etti. TÜBA konunun üzerine gitmeyince Yazıcı ve arkadaşları Bilim Ahlakı Komitesi’nden istifa ettiler ve komite dağıldı.
Yazıcı, iddiasına akademik bir dergide yayımlanan ‘Bilim Ahlakı ve Aşırmacılık’ başlıklı makalesinde yer verdi. Bu makalenin kısaltılmış şekli ise, ‘Önce Doğramacı’yı kınamak lazım’ başlığıyla 15 Kasım 2000 tarihinde Milliyet gazetesinin benim editörlüğünü yaptığım ‘Entelektüel Bakış’ sayfasında yayımlandı. Doğramacı, o güne kadar suskun kaldığı halde, Milliyet’teki yazı üzerine Yazıcı aleyhine kişilik haklarına saldırı gerekçesiyle manevi tazminat davası açtı. Altı yıl süren dava sonunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 10 Mayıs 2006’da Doğramacı’nın intihal/aşırma yapmadığına ve Yazıcı’nın Doğramacı’ya tazminat ödemesine hükmetti. Yargıtay’ın kararı, fikir hırsızlığına göz yumulduğu, adaletin nesnel kurallara göre değil de kişiye göre dağıtıldığı izlenimini doğurdu.
Yazıcı, söz konusu karar aleyhine 2007’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu. Yaklaşık yedi yıl süren dava sonunda AİHM, 14 Nisan 2014’te, Yargıtay kararının yanlış olduğu ve Yazıcı’nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesinde güven altına alınan ifade özgürlüğünü ihlal ettiği sonucuna vardı ve Doğramacı’ya ödediği manevi tazminatın, Türkiye hükümeti tarafından faiziyle birlikte Yazıcı’ya geri ödenmesine karar verdi.
Kararda, çok özetle, aşağıdaki noktaların altı çiziliyor: İfade özgürlüğü, demokratik toplumun temellerinden biridir. İfade özgürlüğü sadece kabul gören değil, rahatsız ya da şok edici bilgi ve fikirler açısından da geçerlidir. Yazıcı bir akademisyen ve TÜBA bilim ahlakı komitesi eski başkanıdır; aşırma konusuna özel bir ilgisi vardır. Bu konularda açıklamalarda bulunması akademik özgürlük alanına girer. Aşırma iddiasına hedef olan kişi ise toplumda hayli tanınmış bir akademisyendir. Bu konumdaki kimselerin kendilerine yöneltilen eleştirileri daha geniş bir hoşgörüyle karşılamaları gerekir. Yargıtay, Yazıcı’nın gerçeği söyleyip söylemediğine gerekli önemi vermemiştir.
Demokratik bir toplumda ifade özgürlüğünün ve akademik özgürlüğün çok geniş sınırları olduğunu vurgulayan bu kararın ilgili herkesçe iyi incelenmesi gerekir. Prof. Dr. Hasan Yazıcı’nın haksız bir şekilde tazminata mahkum edilmesine karşı verdiği hukuk mücadelesi ise herkese örnek olmalı. [email protected]
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020