Şahin ALPAY
Çok şükür 21. yüzyılda artık şu gerçeklerin üzeri örtülmüyor: Türkiye’nin nüfusun yüzde 15 dolayında bir bölümünü oluşturan Kürt yurttaşları vardır.
Anadilleri (farklı lehçeleriyle) Kürtçedir. Coğrafi tanımla Türkiye Kürdistanı’nı oluşturan Doğu ve Güneydoğu illerinde çoğunluğu oluştururlar. En az yarısı ülkenin batı bölgelerinde yerleşiktir. Aralarında Türkiye’den ayrılmayı isteyenler hâlâ hayli azınlıktadır, ama çoğu Türkiye Cumhuriyeti’nin bir yurttaşlar devleti olmasını, anadilde eğitim ve özerklik talep etmektedir.
Cumhuriyetin kuruluşundan 1990’lara gelinceye kadar Ankara’ya hakim olan bakış açısı, modernleşmenin icabının tek-kültürlülük olduğu gerekçesiyle, Kürtlerin siyasi, ekonomik ve sosyal bakımlardan entegrasyona, kültürel bakımdan da asimilasyona tabi tutulmasıydı. Kürtler 1925’ten başlayarak bu politikaya zaman zaman şiddetle direndiler. Şiddetli direnişe 1984’ten beri, Türkiye Kürtlerini vesayeti altına alma iddiasındaki PKK öncülük ediyor.
Turgut Özal’ın Cumhurbaşkanlığı’ndan itibaren Ankara’da yükselen Kürt hareketine karşı iki yaklaşım çekişmeye başladı: Sivil siyasetçilerin hakim olduğu kanat, Kürt kimliğinin tanınmasını ve tüm Kürtlerle barış ve dostluğu esas alan politik çözüme meyletti. Askerlerin hakim olduğu kanat ise inkâr ve eritme, tüm Kürtleri tehdit olarak görme ve silahlı çözüm politikalarında ısrarcı oldu. Ancak AKP iktidarı altında Ankara, adım adım Kürt kimliğinin inkârına son verdi; Irak Kürtleriyle yakın ilişkiler kurdu; Mart 2013’ten bu yana da şiddetin son bulması için (ayrılıkçılıktan vazgeçip, özerklik talep eden) PKK ile, el yordamıyla yürütüldüğü, ağırdan alındığı izlenimi bırakan ve her an raydan çıkabilme sinyalleri veren barış müzakereleri yürütüyor. Irak ve Suriye’deki IŞİD radikal İslamcı ayaklanması, her şeyden önce söz konusu barış sürecinin Türkiye’nin güvenliği ve bütünlüğü açısından taşıdığı önemi hatırlatmakta.
Uzun zamandır yazılarımda altını çizdiğim nokta, yurt ve bölge gerçeklerinin Türkiye’nin kendi Kürtleriyle ve bütün Kürtlerle barış ve ittifak içinde olmayı emrettiği. Irak ve Suriye’de, hem de İslam adına, olağanüstü bir hunharlıkla kendini gösteren IŞİD önderliğindeki İslamcı ayaklanma, bu ittifakın hayati önemini gösteriyor. Zira açıktır ki IŞİD, hem Türkleri hem de Kürtleri tehdit ediyor. Bugün için Irak ve Suriye’nin Sünni Arap olmayan halklarını, bu arada Kürtleri hedef alıyor, ama imkân bulursa yarın Türkiye’yi de hedef alacağı muhakkak.
IŞİD tehdidine karşı Türkiye’nin güvenliğini ve bütünlüğünü korumaya yönelik, gerçekçi ve akılcı politika ne olabilir? Bu politikanın gerekleri şöyle sıralanabilir: Barış sürecini hızlandırın; Türkiye’ye ve Kürtlere karşı silah kullanılmaması koşuluyla ve Türkiye Kürtlerinin ortak talepleri temelinde, PKK ile barış yapın. Türkiye, Irak ve Suriye Kürtlerini birbirlerine karşı oynamayı bırakın; hepsiyle dostluk ve ittifak ilişkisi geliştirin.
IŞİD tehdidi elbette sadece askeri önlemlerle giderilemez, ama askeri önlemler alınmasını da zorunlu kılmakta. IŞİD’e karşı ABD önderliğindeki uluslararası koalisyona imkânlar ve öncelikler ölçüsünde destek verin. Tehdit altındaki gerek Irak, gerekse Suriye Kürtleriyle, Türkmenler ve Ezidiler dahil tüm bölge halklarıyla dayanışmayı sürdürün. Ama gerek Irak’ta, gerekse Suriye’de Sünni Arapların iktidardan pay almalarını sağlayacak demokratik, federal bir çözüm olmadan IŞİD sorununun aşılamayacağı, bölgede istikrarın mümkün olamayacağı bilinciyle, siyasi çözüm için çalışın.
Bugünkü yönetimiyle Ankara, akıl ve mantığın emrettiği bu politikaları izleyebilir mi? O ayrı bir mesele.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020