Şahin ALPAY
IŞİD ya da yeni adıyla İslam Devleti örgütünün ortaya çıkışı muhakkak ki bir tesadüf değil, Batı’nın Ortadoğu’ya çeşitli müdahalelerinin bir sonucu.
Sömürgecilik dönemiyle başlayan söz konusu müdahalelere ve 2. Dünya Savaşı sonrasında kurulan İsrail’e kayıtsız destek politikalarına yönelik tepkiler 1980’lerin sonlarında Batılı devletlere ve onlarla işbirliği yapan yerel rejimlere karşı mücadele eden radikal İslamcı El Kaide’nin kuruluşuna yol açtı. El Kaide, 11 Eylül 2001’de doğrudan ABD’ye saldırmasına cevaben George W. Bush yönetimi bölgeye yeniden şekil vermek iddiasıyla 2003’te Irak’ı işgal etti. Savaş çoğu Sünni en az 500 bin kişinin ölümüne yol açtı. Savaş sonrası kurulan Şii Arapların ağırlıkta olduğu rejim, Saddam döneminin egemenleri olan Sünnileri marjinalleştirdi.
Suriye’deki Nusayri azınlığa dayalı Beşar Esad diktatörlüğünün 2011 başında özgürlük talebiyle sokaklara dökülen halka karşı açtığı savaşta Rusya, İran ve Hizbullah’ın geniş çaplı desteğini gördü. Başta ABD olmak üzere Batı’nın büyük ölçüde seyirci kaldığı bu savaşta ölen 200 bin kişinin önemli bölümü de yine Sünni Araplar oldu. Bu nedenlerle kökleri El Kaide’ye dayanan IŞİD, Sünni Arap aşiretlerinin ve Irak’ta eski Baas rejimi taraftarlarının desteğini alıyor. Bu destek kesilmedikçe, yani Sünni Araplar gerek Irak, gerekse Suriye’de iktidara ortak olmadıkça veya bir Sünni Arap devleti kurulmadıkça, IŞİD’in bastırılmasını, karışıklığın son bulmasını beklemek hayal olabilir. Akılda tutulması gereken öteki nokta ise, bugün bölgeyi kasıp kavuran kargaşada, ABD ve Batı’nın taşıdığı sorumluluk. Bu hususun altının çizilmesi, geçmişte yapılan yanlışların tekrarlanmaması açısından önem taşıyor.
IŞİD’nin bölge için arz ettiği tehditle nasıl mücadele edileceği konusunda ABD ile Türkiye, daha doğrusu Washington’da Barack Obama ile Ankara’da Tayyip Erdoğan yönetimleri arasında ciddi görüş ayrılıkları var. Obama yönetiminin esas hedefi IŞİD. Kurulan uluslararası koalisyonun IŞİD güçlerini havadan bombalamasını; IŞİD’e karşı Irak ordusuna, Suriyeli rejim muhaliflerine, Irak ve Suriye Kürtlerine silah desteği verilmesini öngörüyor ancak IŞİD’e karşı kara savaşına girmeyi düşünmüyor. Esad’ın da hedef alınmasının İran’ı Şam’a daha büyük çapta yardıma yöneltmesinden çekiniyor.
Erdoğan yönetimi ise bölgedeki kargaşanın kaynağında Esad rejimini görmekte. Bunun için krizin başından itibaren Suriye’de rejim değişikliği peşinde. Bunu ABD ile birlikte yapabileceğine dair beklentileri gerçekleşmediği için yakın zamana kadar rejimle savaşan radikal İslamcı örgütlere örtülü yollardan destek verdi. Baş düşman Esad rejimi yanında IŞİD’i, Suriye Kürtlerinin (PKK ile ilişkili) PYD örgütünü ve de (barış görüşmeleri yürüttüğü) PKK’yı da düşman görüyor. IŞİD’e karşı uluslar arası koalisyona destek vermek için ise Suriye’de Esad’ın uçaklarına yasak bölge ilan edilmesini, buna paralel bir güvenli (tampon bölge) oluşturulmasını, rejime karşı savaşacak Özgür Suriye Ordusu’nun bu bölgede eğitilip donatılmasını, Suriyeli sığınmacıların da burada korunmasını şart koşuyor.
Başbakan Davutoğlu 28 Ekim’de BBC’ye verdiği mülakatta Türkiye’nin ABD ve İngiltere’nin de öyle yapması halinde Suriye’ye asker gönderebileceğini söyledi; İncirlik üssünü ancak Suriye’deki rejimi de hedef alması halinde koalisyona tahsis edebileceğini ima etti. Ankara ile Washington arasındaki görüş ayrılıkları, IŞİD kuşatması altındaki Kürt kantonu Kobani’nin nasıl savunulacağı üzerinde odaklandı. Kobanili Kürtlerin Türkiye’ye sığınmasına izin vermekle yetinen Ankara, ABD’nin IŞİD güçlerini havadan bombalamakla kalmayıp PYD’ye havadan silah yardımı yapmasına karşı çıktı. Sonunda Washington’un baskısıyla, ağır silahlı Iraklı Kürt peşmergelerin Türkiye üzerinden Kobani’ye geçmelerine yeşil ışık yaktı. Peşmergeler Türkiye Kürtleri tarafından “Yaşasın Başkan Obama!” nidalarıyla karşılandı.
Ankara’nın önerileri Washington’da kabul görebilir mi? Cumhuriyetçi Parti’nin gelecek ay yapılacak seçimde Senato’da çoğunluğu elde edecek olursa Obama yönetimini buna zorlaması ihtimali var. Öte yandan ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel ve Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey, Ankara’nın uçuşa yasak ve tampon bölge oluşturulması önerilerine kapıları kapatmış değil.
Umarım Washington ve Ankara bölgede yakın zamanda yaşanan acı tecrübelerin ışığında aklıselimin emrettiği yolda buluşur, Esad rejimine ya da IŞİD’e karşı veya her ikisine birden kara savaşına girmekten uzak dururlar. Zira bu takdirde en güçlü olasılık, yabancı askerlere yönelik tepkilerin bölgenin daha da büyük çapta yangın yerine dönmesi, alevlerin Türkiye’yi de sarmasıdır. (Tehlikenin boyutları için bkz. Haluk Özdalga, Zaman, 24.10.2014.) ABD ve Türkiye dahil müttefiklerinin esas hedefi, gerek Esad’ın, gerekse IŞİD’nin hedef aldığı kesimlere yardım elini uzatmaktan geri durmaksızın bölgedeki krize diplomatik çözüm aramak olmalı. Zira bölgedeki sorunlara askeri değil ancak siyasi çözümler bulunabilir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020