Şahin ALPAY
Geçen gün “Hocaefendi'ye saygı” başlığını taşıyan yazımın yayımlanmasının üzerinden, dile kolay, 20 yıl geçtiğini fark ettim. Yirmi yıl üzerine yazmak ihtiyacını hissettim. Arzu edenler yazının tümünü kolaylıkla internetten bulup okuyabilirler. Burada yapmak istediğim, o sıra yaptığım tesbitlerin bugün ne ölçüde geçerli olduğu üzerine birkaç söz söylemek.
İttihatçılar ve Kemalistler arasında yaygın, dini modernleşmenin engeli gören, dinin yerine bilimi geçirmek isteyen, pozitivist felsefeden esinlenen bakış açısıyla, “Türkiye'de İslam'ın çeşitliliğini, büründüğü farklı biçimleri birbirinden ayırmak, çözümlemek, anlamak; dini ve siyaseti yerli yerine oturtmak, elbette ki mümkün olmaz…” şeklindeki tesbit muhakkak ki geçerliğini koruyor. Ne var ki, hemen ardından gelen, “Çok şükür ki, olduğu kadar özgürlük ve demokrasinin yardımıyla, toplumun zorlamalarıyla bu sığ anlayışları, yavaş yavaş da olsa aşıyoruz…” tesbitinde ancak bu kadar yanılmış olabilirim!.. Ne yazık ki, çağdaş bilim anlayışının terk ve reddettiği pozitivist bakış açısı Kemalistler (ve tabii asıl sahibi Marxistler) arasında yaygınlığından o günden bu yana bir nebze kaybetmiş değil.
Başka bir tesbit şu: “Görebildiğim kadarıyla (Fethullah Gülen) Hocaefendi, İslâm'ın bir siyasî ideoloji, bir parti felsefesi olarak kullanılmasına; toplumun inananlar ve inanmayanlar diye iki kutba bölünmesine karşı çıkıyor. Farklı inanan ve farklı düşünenlerin birbirlerine saygılı, hoşgörülü olmalarını; toplumda barış ve uzlaşmayı savunuyor. Bence Hocaefendi'nin çabaları, dini yerli yerine oturtmamıza yardımcı olabilir.” Doğrusu, aradan geçen 20 yıla rağmen bu tesbitteki isabeti ne kadar vurgulasam az.
Daha sonra şu gözlemleri sıralamışım: “Kimi ‘laik'lere göre durum kaygı verici: Hocaefendi ‘takiyye' yapıyor, yani İslâm devleti kurma uğraşında, dava uğruna yalan söylüyor; örtülü ve derinden çalışıyor. Kimi İslâmcılara göre, endişeye mahal yok: Necmettin Hoca ile Hocaefendi arasında ‘işbölümü' var. Necmettin Hoca siyasî yoldan, Hocaefendi eğitim yolundan aynı hedefe yürüyorlar. Komplo kuramcılarına göre ise Hocaefendi, tabiî ki ‘devlete çalışıyor'…” Ne yazık ki, zihinleri zehirleyen en bayağısından komplo teorileri, safsatalar dağılmadı. Bugünkülerin o günküleri gölgede bıraktığı çok açık… Yirmi yıl önce ne kadar geçerliyse, bugün de o kadar geçerli olan tesbit ise yazının sonundaki: “Hocaefendi'yi, din ile siyaseti ayıran; halkı kamplara bölebilecek düşmanlık kültürüne karşı çıkan; hoşgörülü bir İslâm anlayışının gelişmesine katkıda bulunan bir din adamı olarak algılıyorum. Hocaefendi'nin yaptıklarına saygı gösterilmeli.”
Bu yazı 29 Temmuz 1995'te Milliyet gazetesinde yayımlandığı zaman, askeri vesayet yanlılarının çeşitli saldırılarına maruz kaldım. Milliyet'in Kemalistleri benim için “Gazetenin altını oyuyor…” buyurdular; 2001'de işime son verildiğinde adeta bayram ettiler. Ama kabul etmem gerekir ki, o günlerde küfür edenlere, tehdit edenlere pek rastlamadım. Tabii, o günlerde “tvitter, mvitter…” yoktu, ama e-posta vardı. Şimdilerde ise Hizmet Hareketi'nin değerini bilen, “paralel yapı” safsatasına hak ettiği cevabı veren yazılarımın hedef olduğu, çoğunlukla AKP trollerinden gelen örgütlü küfür kampanyasında savrulan hakaretlerin ve tehditlerin bini bir para. Bu vesile ile hakaretleri sahiplerine aynen iade ediyorum.
Peki, yazılarıma o günkü tepkilerle, bugünkü tepkilerin ortak noktaları yok mudur? Hem de nasıl… 1) Farklılığın her türlüsüne engin hoşgörüsüzlük... 2) Azgın bir devlete tapınma ve sivil toplum düşmanlığı...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020