Salih Tuna
İşaret zamirine hiç başvurmadan adını direkt başlığa çekmek isterdim. Ama buna üzülecek mi sevinecek mi doğrusu bilemedim.
Zira bir yazısında böyle diyordu.
Adının dercedilmesine üzülsün mü sevinsin mi bilemiyormuş.
Hatta bir yakını ona, “Sadece çok okunan değil, yazısının başlığına ismini çekenleri de çok okutan bir yazarsın” dediğinde bu şaşkınlığı yaşamış.
Lakin şaşkınlığı “pat” diye nihayete ermiş.
Çünkü, düşünmüş bakmış, hakikaten öyleymiş.
Okunma derdi olanlar, onunla ilgili iki satır yazıp yazısının başlığına ismini çıkarttığında, bakıyormuş, o gün çok okunanlar arasına giriyormuş.
Halbuki…
Başkalarını bilmem ama benim “bu yazarın” adını vaktiyle başlığa çekmekteki maksadım, tıklanmasına mütevazı bir katkı sunmaktı.
Tıklanmaktan çok hazzettiğini biliyordum çünkü.
Dahası, tıklanmak işine geliyordu. Bunu da bir yazısında reklam geliri üzerinden açık seçik dile getirmişti.
Fakat…
Madem öyle düşünüyor, yani madem adını zikretmekle menfaat temin ettiğimizi vehmediyor, bundan kelli adını hiç anmayacağım, dedim.
Sırf bunun için bir defasında cevap bile vermedim.
Star gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce, Fetullah Gülen'in “bu yazara” bir ev hediye ettiğini kendisine söylediğini dile getirmişti.
Bu yazar da, bu iddiaya sessiz kalmıştı.
Ben de, Sayın Cumhurbaşkanımıza, ”Beştepe'yi boşalt” diyen bu yazara, “ Fetullah Gülen'in kendisine aldığı evi o boşaltabilecek mi bakalım? ” demiştim.
Bunun üzerine…
Çok okunacağımdan endişe ettiğinden olsa gerek adımı vermemek için, “Yeni Şafak gazetesinde köşesi olan biri 'hediye ev' konusuna takılmasaydı yine sessiz kalacaktım” şeklinde tuhaf bir ifadeye yer verdiği yazısında, “ Bir yalanı illâ yalanlamak gerekir mi?.. ” karşılığını vermişti.
Elbette, gerekmez.
Lakin bu yalanın sahibine, 17- 25 Aralık 2013 kumpasını tertiplediği aşikar olduğu halde, “ 25 Aralık'ı bilmiyordu ” diyecek kadar ihtimam göstermişseniz gerekir.
Hele hele 15 Temmuz'un ardından bile, “Darbenin beyni' Gülen olabilir mi? Olmasa da oldu bile…” şeklinde ihtiyatla yaklaşmışsanız pekala gerekir.
Hem o kadar gerekir ki, işinize gelince kuşkucu, işinize gelmezse kör kütük sağır olabilme maharetiniz işe yaramaz.
Gelgelelim…
Bu yazar, mahut iddia üzerine, Gülen'e “müfteri, yalancı, sahtekâr” diye saydıracağına, Gülerce'ye çakmayı ve fakire de sitem etmeyi yeğlemişti.
Neden acaba?
Aydın Doğan bile böyle bir iftiraya maruz kalsa, “ Ey Fetullah Gülen, iddianı ispat edersen hep birlikte Ertuğrul Özkök'ü Taksim'de asalım, yok şayet edemezsen müfterisin, şerefsizin önde gidenisin ” diye rest çekerdi.
Bu yazar, rest çekemediği gibi geçen günkü yazısında, “ABD'nin Gülen'i iade etmesini neden istiyorsunuz? Gülen, Türkiye'ye gelecek de ne olacak? Durduk yere başınıza iş almayın… ” yollu akıllar veriyor.
Artık ne zannediyorsa…
Fetullah Türkiye'ye getirildiğinde, “ Bu yazara ev hediye ettin mi? ” diye sorulmayacak herhalde.
Ya?
“ İğdiş hale getirdiğin, robotlaştırdığın, mankurtlaştırdığın şu tabanının büyüsünü çöz ” denilecek.
Büyüsünü, yani, sende vehmettiklerini…
Nihayetinde Fethullah çözüldükçe tabanı da (her bakımdan) çözülecektir. Bu da her şeyden evvel mahut tabanın “ tahrip kalıbına ” dönüşmesine engel olmanın en kestirme yoludur. Neyse.
Doğrusunu isterseniz, ben bu yazarı severim, sevdiğim için de üzülmesini hiç istemem.
Bir hobi olarak bile çelişkilerini yüzüne vurmayı hiç düşünmedim.
Öyle olsaydı, bir süre önce, “Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hiç tanımadığımı anladım” dediğinde, tee 2008'de, “Obama gibi geldi, Bush gibi politika izliyor” şeklindeki lakırdısını hatırlatırdım.
Hani, dönemin Başbakanı Erdoğan, “Sevsinler seni” karşılığını vermişti de bu yazar da ağzını açmak yerine, “sevilmiş sevilmiş” dolaşmayı tercih etmişti.
Nedense 2011'den sonra hepsi “herif” kesildi. (Ne tesadüf değil mi, aynı tarihten itibaren Erdoğan'a karşı Fetullah ve örgütü harekete geçmişti.)
Bugünkü yazı yolcuğumuzda bu yazardan bahsetmemin tek nedeni var:
Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ/PDY) 15 Temmuz 2016 Tarihli Darbe Girişimi İle Bu Terör Örgütünün Faaliyetlerinin Tüm Yönleriyle Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonuna verdiği fotoğraf. (Tanrım, bu komisyonun kısaltılmış adı nasıl bir şey olur acaba?! )
Gördüğünüz gibi komisyonun adı acayip azametli. Musul'a sürsen, DAEŞ tek kurşun atmadan teslim olur gibi bir havası var.
Ne ki, adı namütenahi gibi ama işlevi sınırlı galiba.
Çünkü bu yazarın bu komisyonun masa başında öyle bir fotoğrafı var ki, kim kime ifade veriyor, belli değil.
Ama Allah'ı var, koltuğu değil masayı bile dolduracak kadar güzel oturmuş adam.
O kadar ki, gözüm mezkur komisyon başkanı Reşat Petek'i aradı, bulamadım.
Oturumun 3,5 saat sürmüş olması üzerine bu yazar, “Öğrenme aşkı diyebilirsiniz buna” demiş.
Ben ne desem bilmem ki?
Ben bu aşkın ızdırabının önlem alacağı örgütün faaliyetinin…
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2019
5.02.2019
21.02.2019
20.02.2019
19.02.2019
12.02.2019
6.02.2019
5.02.2019
31.01.2019
29.01.2019