Süleyman YAŞAR
İktidar partisi AKP, seçim öncesi, eğer kendileri tek başına yine iktidar olmazlarsa istikrarın bozulacağı söylemini sık sık tekrarladı. Oysa ekonomide istikrar AKP’nin tek parti iktidarının son yıllarında bozuldu.
Özellikle son dönemin antidemokratik yasal düzenlemeleri yerli ve yabancı yatırımları durdurdu. Öngörülemeyen hukuk sitemi nedeniyle 2014 yılında 4,7 milyar dolar tutarında yerli sermaye diğer ülkelerde doğrudan yatırım yaptı. Kısaca Türkiye hukuk devletinden uzaklaşınca sermaye kaçtı. Tüketici güven endeksi 2014’ün mayıs ayından itibaren gerilemeye başladı. Ve seçim öncesi son yedi yılın en düşük düzeyi olan 64,3 seviyesine indi. İşsizlik yüzde 11’i aştı. İhracat bu yılın ilk beş ayında her ay üst üste geriledi. İşlenmemiş gıda enflasyonu yüzde 18,8’e yükseldi. Tarımda üretici fiyatları son beş ayda yüzde 13,8 arttı. Hattâ bir önemli fiyat artışını da hemen hatırlatalım; Ramazan pidesi bu yıl yüzde 20 oranında zamlandı. Bu zam bize 949 lira aylık alan asgari ücretlinin AKP hükümeti tarafından nasıl zor duruma düşürüldüğünü gösteriyor.
Yine hukuk devletinden uzaklaşıp müsadere, çıplak arama, uzun gözaltı sürelerinin getirilmesi, internet yasakları ve vergi denetiminin siyasileşmesi yatırım iklimini bozdu. Bütün bu tuhaflıkların ardından doğal olarak 2014’ün son üç ayı ve 2015’in ilk üç ayında ekonomi üst üste küçülerek resesyona yani durgunluğa girdi. Buna büyüyememe krizi de diyebiliriz.
TEK PARTİ HÜKÜMETİ OTORİTERLEŞEREK EKONOMİDE İSTİKARSIZLIK YARATTI
Gelelim bütün bunları niye anlattığımıza…
Anlattık, çünkü AKP iktidarının sık kullandığı “Hükümette tek parti olmazsa istikrarsızlık olur” söylemi doğru değil. Çünkü AKP’nin tek parti döneminde ekonomi üst üste iki çeyrek küçülerek resesyona girdi. Ve bu resesyonu, AKP’nin hukuk kurallarını tanımayan tek parti yönetimiyle otoriterleşmesi ortaya çıkardı. Bu arada AKP’nin istikrarsız yönetimi nedeniyle Türk parası Amerikan Doları karşısında son 24 ayda yüzde 55, son altı ayda yüzde 24 oranında değer kaybetti. İşte bu nedenle tek parti hükümeti istikrar anlamına gelmiyor artık. Pekâlâ koalisyon hükümetleriyle istikrarın sağlanması mümkün. Çünkü koalisyon hükümetlerinde karşılıklı denetim mekanizması işlediğinden otoriterleşme ve keyfî yönetim ortadan kalkıyor.
TÜRK PARASI GELİŞMİŞ ÜLKE PARA BİRİMLERİNE GÖRE YÜZDE 19,4 ORANINDA DEĞERLİ
Bütün bu anlattıklarımızın ardından gelelim şimdi doların ne olacağına…
Merkez Bankası Tüfe bazlı reel kur endeksine göre; gelişmiş ülke para birimleri karşısında Türk parası yüzde 19,4 oranında değerli görünüyor. Fakat gelişmekte olan ülke para birimleri karşısında Türk parasının değeri düşük. Hattâ reel kur endeksi 68.33’ü gösterdiğinden yüzde 31,67 oranında Türk parası düşük değerli.
REEL KUR NOMİNAL KURA EŞİT OLURSA DOLAR 3 LİRA 22 KURUŞ OLABİLİR
Bu nedenle ortalama reel kur ve nominal kur eşit hâle geldi. Ama gelişmiş ülke para birimlerine göre Türk Lirası yüzde 19,4 değerli göründüğünden nominal kur ile reel kur eşit hâle geldiği takdirde mevcut dolar/euro paritesi koşullarında ve Merkez döviz satarak müdahale etmediği ve faiz artırmadığı takdirde dolar 3 lira 22 kuruşa kadar yükselebilir. Bu durumdan sorumlu olan tabii ki AKP hükümeti oluyor. AKP hükümetinin izlediği “sıcak parayla lüks tüketim yap” politikası Türk parasını bu hâle getirdi.
İşte bu nedenle bir iç ya da dış şok nedeniyle dolar yükseldiğinde “bakın işte koalisyon geldi dolar yükseldi” söylemi doğru değil. Çünkü Merkez Bankası’nın Tüfe bazlı reel kur endeksi şu anda AKP dönemi icraatını gösteriyor.
O hâlde Türkiye’de kurulacak bir koalisyon hükümetinin AKP’nin tek parti hükümetinde kaybolan istikrarı sağlayacağını söyleyebiliriz. Çünkü ekonomi yönetiminde AKP son 24 ayda en kötüsünü gösterdi. Bundan daha kötüsü olamaz artık.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016