Taha Akyol
Cumhurbaşkanı Erdoğan 2021 yılının son konuşmasında da yine “faiz sebeptir” diye vurguladı. ASKON’da ‘Anadolu aslanlarına’ seslendiği bu konuşması daha bir önemli çünkü Erdoğan’ın ekonomi görüşünün tam özeti niteliğinde.
Evvela, Erdoğan’ın şu sözlerinin altını çiziyorum:
“Elbettte bütün bunları serbest piyasa ekonomisi kurallarından sapmadan, ülkemizin küresel ekonomik sistemle güçlü bağlarına zarar vermeden yapıyoruz…”
Gayet güzel: Serbest piyasa kuralları, küresel ekonomik sistemle güçlü bağlar…
Fakat, iktidarın piyasaya, kredi mekanizmalarına, kamu ihalelerine, özerk kamu kurumlarına müdahaleleri piyasa ekonomisi kurallarına aykırıdır ama ayrı bir konu… Bu sözünün asıl ikinci bölümüne odaklanalım: “Ülkemizin küresel ekonomik sistemle güçlü bağlarına zarar vermeden…”
Çok güzel ama bu durumda “dış güçler” ne oluyor? Bizimle uğraşıyorlar da ekonomisi tıkır tıkır işleyen ve önümüze geçen ülkelerle niye uğraşmıyorlar? Ekonomilerin bu kadar iç içe geçtiği bugünkü küresel çağda bir ülke ekonomisinin çökmesi bütün ülkelere zarar vermez mi?
‘FAİZCİ KAPİTALİST SİSTEM’
Sayın Erdoğan, kriz dönemlerinde faizin enflasyon hasatlığına “acı ilaç” olduğunu söyleyen iktisatçıları eleştirirken diyor ki:
“Batı’nın bu kapitalist anlayışına maalesef kendini kaptıranlar hâlâ burada sürüp gidiyorlar. Arkadaşlar bizim de bir değerler silsilemiz var değil mi? Bu değerler silsilemize eğer inanıyorsak o zaman biz Batı’nın bu kapitalist mantığıyla onların bu kapitalist anlayışıyla biz hareket edemeyiz…”
Ama aynı konuşmasının hemen devamında İsrail, Amerika, Almanya ve Fransa’nın isimlerini vererek bu ülkelerde faizin de enflasyonun da çok düşük olduğu gerçeğini söylüyor. Elbette böyle ama bu ülkeler “Batı’nın kapitalist anlayışı”nın ülkeleri değil mi?!
Evet kapitalist ülkelerde faiz çok düşük…
Kapitalist ülkelerde faizin düşük olmasının sebebi sermaye birikimin yüksek olması ve aynı zamanda hukukun ve kamu kurumlarının siyasi iktidar karşısında güçlü olmasıdır.
Bankalara talimatla kredi verdirmek, kamu ihale yasasını yüz defa değiştirmek, Merkez Bankası’nda dört defa başkan değiştirmek… Bu ülkelerde hayal bile edilemez.
Bu ülkelerde hukuka, piyasanın kendi kurallarıyla işleyişine, kurumların liyakatine ve yatırım ortamına güven vardır, risk çok düşük olduğu için de faiz çok düşüktür.
Faizi düşürecek araç “inanç silsilesi” değil, piyasa ekonomisinin geleneksel kurallar ve kurumlarının güvenilir olmasıdır.
FAİZ RİSKİN FİYATIDIR
Yüksek faiz yüksek riskin fiyatıdır. AK Parti iktidarında da bunu görüyoruz: İlk on yılda AB reformları, liberal söylem, yoğun sermaye girişi, sağlıklı ekonomik büyüme vardı; Erdoğan’ın bir faiz kavgası yoktu…
Fakat kurumlara müdahale, hukuk sorunları, dış politikada eksen tartışmaları, Merkez Bankasına baskılar arttıkça; hem ekonomik büyümede istikrarsızlık hem döviz ve faizde artışlar ortaya çıktı.
Tarihen de Kanuni Süleyman üç kıtaya hükmederken ekonomik potansiyeli düşüktü ve bu yüzden tefeci faizi yüzde 35’lere, 40’lara çıkıyor, para vakıfları Şeyhülislam fetvasıyla yüzde 12 faizle kredi veriyordu. Kanuni çağında Avrupa’da ise faiz yüzde 5-6 civarındaydı. Çünkü değerli iktisat tarihçimiz merhum Mehmet Genç’e göre “nüfus, sermaye birikimi, teknoloji ve enerji kapasitesi bakamından Avrupa, Osmanlı’nın 4-5 katı büyüklükleri kontrol ediyordu.” (Osmanlı İmparatorluğunda Devlet ve Ekonomi, Ötüken Yay., s. 35)
TEORİSİ YAZILSIN
Tarihe ve iktidarın yirmi yılına ‘labotatuvar’ gibi baktığımızda, sermaye yetersizliği yanında kurallara ve kurumlara müdahalelerin artığı dönemlerde faiz belasının azdığı görülüyor.
Faiz sebeptir demek, bu laboratuvar verilerini kaldırmıyor. İşte politika faizi emirle yüzde 14’e indirtildi ama devlet borçlanmasının tahvil faizleri piyasada yüzde 25’e çıktı!
Halbuki Naci Ağbal “acı ilaç” verdiğinde tahvil faizi yüzde 15.08’e inmişti, değil mi?
Neden böyle? Erdoğan’ın iktisat ekibinin bunu yazması lazım. “Faiz sebeptir” tezinin, “silahımız nas” diyerek retorikle değil, laboratuvar verileriyle teorisi neyse bunun ortaya konulması lazım.
Teorisi yazılabilir bir tez değilse bir an önce bu çıkmazdan vazgeçilsin. Doğru bir teori ise, herkes okusun, anlaşılsın…
Artık Putin’in diline düşmeyelim,
değil mi?
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
19.12.2025
16.12.2025
14.12.2025
12.12.2025
10.12.2025