Taha Akyol
İstanbul seçimlerinin önemli konulardan biri Sayıştay raporundaki “bulgular”dır. Bu vesileyle Sayıştay’ı da siyasette konuşmaya başladık.
Kamu kurumlarının, hele de yargı işlevi bulunan kurumların yıpranması, yıpratılması ülkenin hukuk devleti imajını ciddi olarak zedeliyor.
İstanbul belediye seçimleri dolayısıyla YSK’nın yıpranmasının ardından Sayıştay’ın da gündeme gelmesi önemsiz bir olay değildir.
SAYIŞTAY RAPORU
Sayıştay yaptığı açıklamada İBB hakkında 2018 raporu bulunmadığını, 2019 denetimlerinin ise daha başlamadığını açıkladı. Ekrem İmamoğlu elindeki raporun 2017’ye ait olduğunu söylediği halde, bu açıklama sanki hiç rapor yokmuş gibi bir izlenim yaratabilirdi, nitekim iktidar medyası öyle yansıttı.
Sayıştay açıklamasında, söz konusu raporda “kamu zararı” veya “usulsüzlük”tespiti yapılmadığı da belirtiyordu.
Bu açıklama ilk nazarda İBB işlemleriyle ilgili olarak söylenenlerin “külliyet yalan”olduğu izlenimi doğuracak nitelikteydi; böyle yayınlar da yapıldı zaten.
Evet İmamoğlu’nun dayandığı Sayıştay raporunda ““kamu zararı” veya “usulsüzlük” kavramları yoktur; olması da mümkün değildir. Çünkü söz konusu rapor “Düzenlilik Denetimi Raporu”dur. Bu raporlarda kanun, yönetmelik ve teamüllere “uygun” görülmeyen işlemlere dair “bulgular” tespit edilir. Bunların yolsuzluk mu, usulsüzlük mü, kamu zararı mı, yoksa basit hatalar mı olduğu belirtilmez…
RAPORLARI TARTIŞMAK
İBB’ye dair 2017 raporunda böyle 60 tane “bulgu” vardır. Belediyece yapılan 147 milyon liralık sosyal yardımların “sadece 9 zincir markette geçerli olması, ama bu marketlerin belediyeye bir ödeme yapmaması” gibi bulgular… (Rapor, sf. 110)
Sayıştay denetçisi bu “bulgu”ları tespit eder; Belediye’nin cevapları neyse onları kayda geçer ve her bir bulgunun altına şunu yazar:
“Takip eden denetimlerde izlenecektir.”
Bu “bulgu”lardan düzeltilmeyenler hakkında Sayıştay’da ilgili Değerlendirme Dairesi inceleme yapar; “kamu zararı” veya “usulsüzlük” mü, yoksa basit ya da da düzeltilmiş bir hata mı? Buna denetçi değil, bu Daire karar verir. Gerektiğinde tazmin ettirilir, yargılama süreci başlatılır.
Ama “bulgu”lar Meclis’te ve kamuoyunda elbette tartışılır, eleştirilir; bu da bir kamu denetimidir.
Anayasa Mahkemesi, Sayıştay denetimlerinin daraltılamayacağına, çünkü “yürütme erkinin Meclis’e ve halka hesap vermesinin” demokrasilerde zorunlu olduğuna karar vermiştir. (K. No: 2012/207)
Bu raporlar Meclis’te ve kamuoyunda tartışılsın diye açıklanıyor zaten; Sayıştay’ın “kesin hüküm” vermesi beklenmeden…
DEVLET KURUMLARI
Bu bulgular doyasıyla belediye elbette eleştirilebilir, bunlara “israf” denilebilir, yanlış olduğu söylenebilir ama “yolsuzluk” gibi suç ima eden nitelemeler yapılamaz.
Sayıştay da açıklamasında “bulgular” hiçbir şey ifade etmiyormuş gibi bir izlenim yaratmaktan sakınmalıydı.
Özellikle sorgulama ve yargılama işlevi olan kurumlar tarafsız olduklarını “göstermek” zorundadırlar.
Ama seçimlerde polis kapı kapı dolaşıp “sahte seçmen” aradı… Sandık kurullarında FETÖ “iltisakı” iddiasıyla savcıların soruşturma açtığını devlet ajansı duyurdu… YSK kendi yerleşik içtihatlarını yok sayarak seçimleri iptal etti.
Yargı bağımsızlığıyla ilgili sorunlar biliniyor. Dahası, Yürütme erkinin Yargı üzerindeki etkisini yansıtan törensel gösteriler de yargı bağımsızlığına güveni zedeliyor.
Hiçbir olgunlaşmış demokraside böyle törenler olmadığı gibi, Amerika’da yargıçlar başkanın karşısında ayağa bile kalkmazlar.
DEVLETİN BEKASI
Endişem şu: Türkiye’de kamu kurumlarına güven sarsılıyor. Bunu, Türkiye’yi “yatırım yapılabilir ülke” olarak göstermelerini istediğimiz uluslararası kuruluşlar da yazıyor. Moody’s adlı kuruluşun raporlarında Merkez Bankası dahil, “kurumsal güçlülüğün aşınması” bölümlerine bakıyor musunuz?!.
Yargıtay’ın (1868) ilk başkanı Cevdet Paşa, Danıştay’ın (1868) ilk Başkanı Mithat Paşa, onlardan da önce kurulan Sayıştay’ın (1862) ilk başkanı Ahmet Vefik Paşa’dır.
Asya ve Afrika’da, hatta Balkanlarda böyle köklü kurumları olan başka bir ülke yoktur.
Bunun değerini bilmeliyiz; kurumlarımız bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesini şahsi onur gibi titizlikle korumalıdır.
Seçimlerin kazananı, kaybedeni olur; kalıcı olan kurumları sayesinde devlettir.
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
19.12.2025
16.12.2025
14.12.2025
12.12.2025
10.12.2025