Ufuk COŞKUN
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun yuvarlak hesapla yüzde 60’lık blok (MHP-HDP-CHP) ilk tercihimizdir, her zaman ilk tercihimizdir diyeli iki ay kadar oluyor. MHP’nin buna cevabı “Biz PKK kuryesi ile aynı blokta olmayız” şeklinde olmuştu. Bu sefer Kılıçdaroğlu; madem öyle “sen başbakan ol” dediğinde ise Bahçeli; bırak Allah’ını seversen “Bu işler oyuncak mı?” diyerek kendini zor tuttuydu. Sırrı Süreyya Önder araya girerek “barışı MHP ile bile yürütürüz” demişti de onun da aldığı karşılık bir hayli sert olmuştu. Kimse MHP ile HDP’yi yan yana zikretmesin denilmişti. Bu sert atışmalar seçimlerin hemen ardından.. Lakin bir de bunun evveliyatı var tabii. 7 Haziran seçimleri öncesi üç muhalefet partisi büyük bir heyecanla başlamışlardı yarışa. Neredeyse omuz omuza, dirsek dirseğe müthiş bir temasla dayanışma örneği sergilediler. Çünkü 7 Haziran seçimlerinden sonra onların da beraber yürüyecekleri bir yolu olacaktı! Demirtaş; “seni başkan yaptırtmayacağız”, Kılıçdaroğlu; “diktatör bozuntusu”, Bahçeli ise “17 ve 25 Aralık’ın faili hırsız Erdoğan’a bu millet oy vermeyecektir “diyerek yeri göğü inletmişlerdi.
Çünkü üç liderin ortak hedefinde Erdoğan vardı. Erdoğan nefretinde bir araya gelerek birbirlerine yardımcı oldular. Allah var, dersini iyi ezber etmiş talebeler gibi görevlerini layıkıyla yaptılar. Parti programlarında paralel esinlenmeler gördüğümüz muhalefete elbette paralel yapı, Aydın Doğan medyası, güçlü, nüfuzlu, zengin Türkler ve Kürtler de destek verdi. Sadece içeride değil dış basın da muhalefetin yanında saf tuttu. Üst Akıl’ın hesabı birbirlerinden farklı olarak görülen gerçekte zihniyet ortaklığı bulunan bu partilere koalisyon hükümeti kurdurup ülkenin canını okumaktı. Evet, hesap tam olarak buydu.
Bu hesap tutmadı. Yazımın başında ifade ettiğim gibi bilhassa MHP’nin tabanı bu tür bir ortaklığa şiddetle karşı çıktı. Ve Bahçeli çok sert bir tavır ortaya koydu. Parti liderlerine kalsa ben bu üçlü koalisyonun çoktan hayata geçeceğine inananlardanım. İkinci bir AK Parti’yi bitirme planı olarak bu seferde koalisyon formülleri devreye girdi. Netice itibariyle 7 Haziran seçimleri yeni Türkiye karşıtları için bir zaferdi ve bu zaferin nihayete ermesi elzemdi. Çünkü böyle bir fırsat bundan sonra ya gelir ya gelmez(!) Bu çerçevede ilk akla gelen seçenek MHP oldu. Bir kesim (bu düşünce hala hâkim) sırf tabanlarının yakınlığı itibariyle MHP AK Parti koalisyonunun kurulmasının en doğru seçenek olduğu yönünde görüş beyan ettiler. Bu girişimler Bahçeli’nin katı tutumuyla olumsuz sonuçlandı. Bir kısım romantikler ise asıl koalisyonun HDP ile yapılmasının en makul formül olacağı yönündeki iyi niyet temennilerini dile getirdiler. Etyen Mahçupyan başta olmak üzere bir kısım eski ve yeni AK Parti yöneticileri ise CHP ve AK Parti ortaklığının siyaseten en doğru seçenek olacağını ifade ettiler. Bunun da temel gerekçesi malum kutuplaşma meselesi. Epeydir sürekli kutuplaşan ve gergin bir Türkiye görüntüsünün verilmek istendiği aşikâr. Türkiye tek kutuplu ulus devletçi, milliyetçi, Kemalist eski Türkiye rejiminde kimse kutuplaşmadan bahsetmezdi. Ne zaman dindarlar yönetimde biz de varız dedi o vakit kutuplaşan bir Türkiye’den bahseder olduk. Bunun bir algı operasyonu olduğunu “Bir algı operasyonu olarak kutuplaşma” başlıklı yazımda detaylı olarak işlemiştim. Netice itibariyle sırf gerginliği azaltmak için öne sürülen CHP AK Parti koalisyon formülü de açıkçası asılsız bir temele dayanmaktaydı çünkü gerçekte bu bir tuzaktı. Çünkü nihai olarak hedef Erdoğan’dı..
AK Parti seçimlerin hemen ardından oluşan tabloyu en net okuyan partidir. Daha ilk günden tüm partilere açık kapı bıraktı. Dolayısıyla ilk hamleyi boşa çıkartarak müthiş bir satranç oynamaya başladı. MHP başta olmak üzere, Doğan medyasının, paralel yapının, İstanbul sermayesinin ve AK Partili bir kısım yazar ve siyasetçilerin, ısrarlarına rağmen AK Parti tüm maskeleri indirerek yerinde hamlelerle Üst Akıl’ın tezgâhını boşa çıkardı. Siz CHP ile yapılan görüşmelerde tıkanma noktasının sırf eğitim olduğunu mu düşünüyorsunuz? CHP’nin bu alanda yapacağı ilk işin paralel yapının dershanelerini açtırmak olduğunu bilmiyor muyuz? Üç partinin nihai hedefinde ülkeyi Üst Akıl’ın kontrolünden çıkarmak için büyük gayret sarf eden, ülkeyi hem bölgede hem de dünyada etkili, güçlü, aktör bir ülke yapmak için siyaset üreten Erdoğan vardı. Arzu ettikleri koalisyon çıkmadığında öfkeye kapılmaları bu yüzdendir. Erdoğan müdahale ettiği için erken seçim kararı alındı demeleri ve hatta darbeyle, bedel ödetmekle, orijinal eylemlerle tehdit etmeleri de bu yüzdendir. İyi de üç parti bir araya gelip hükümet kurdu da buna Erdoğan mı mani oldu? Tekrar millete müracaat etmek neden sizi rahatsız ediyor? Çünkü siz millet için hesap yapmıyorsunuz.
Halkı kontrol edilebilir, itaatkâr, basiretsiz bir halk yığını olarak görmekten bir türlü vaz geçemiyorlar. Oysa ne eski Türkiye var ortada ne de eski halk. Bu yüzdendir ki yeni Türkiye’nin önünde ayak bağı olanlar, ülkeyi başkaları namına engellemek için türlü entrikalar çeviren yabancı unsurlar artık bu vakitten sonra başarı elde edemeyeceklerdir. Zaten birçoğu da kaçmaya başladı. Önümüzdeki seçim sonuçları ne olursa olsun artık kimsenin gücü yeni Türkiye’ye yetmeyecektir. Bundan böyle hesabınızı Üst Akıl’a göre değil halka göre yapın..
@sivildemokrat
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.06.2019
19.06.2019
14.05.2019
2.05.2019
8.02.2019
22.03.2019
7.02.2019
25.02.2019
21.02.2019
18.02.2019