Vedat Bilgin
‘Milliyetçilerin Kemalistleştirilmesi Projesi’ aslında Türkiye’nin demokratikleşmesinin önünün kesilmesini olduğu kadar, etnik meseleler üzerinden bir iç savaş çıkarma stratejisi uygulayanların ülkeyi bölmeyi amaçladığı bir projedir. Burada Kemalizm kavramının Milli Mücadelenin Lideri Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Paşa’yla bir ilgisi olmadığını, onun adını kendilerine kalkan yapan, Türkiye’nin bağımsızlığına düşman, mandacı bir zihniyetin içindeki demokrasi düşmanı cuntacılarından, ülkeyi etnik ya da mezhep ekseninde parçalamak için Batılı merkezlerin siyasetini savunan işbirlikçilere kadar geniş bir kadroyu kapsadığını belirtmeme gerek var mı?
“Bağımsızlık mücadelesinin liderinin adının, ülkenin bağımsızlığına düşman olanların kendilerini maskelemek için kullanmasına şaşırmak gerekmediği, FETO ihanetinin ‘Yurtta Sulh Konseyi’nden, ülkeyi bölmek için ABD’den binlerce TIR silah desteği alan PKK ile işbirliği yapan diğer Kemalist maskeli alçakların faaliyetlerinden zaten bilinmektedir.”
KİMİN PROJESİ!
Bu projenin önemli meselesi, yıllardır uygulamaya sokulmak istenen Türkiye’nin PKK üzerinden bir iç savaş stratejisi ile bölünmeye götürülmesidir. Burada sorun, bu amacın gerçekleştirilmesi için gerekli olan, ihtiyaç duyulan diğer çatışma kutbunun oluşturulması olduğu açıktır. Bu ülkenin milliyetçi geleneğinin bütün toplumu kucaklayan kuşatıcı anlayışı, etnik temelde ırkçı-ayrılıkçı hareket karşısında, milleti tarihsel bir zatiyet olarak gören yaklaşımı, ayrımcılığı reddeden bütünlükçü tutumu bu projenin önündeki en büyük engel olagelmiştir. Bu durum, proje sahiplerinin uzun zamandır PKK’nin etnik/ırkçı anlayışı karşısında yapay bir karşı kutup oluşturma arayışını gündemde tutmuştur.
“Burada olay açıkça milliyetçilerin içinden Ulusalcı ya da Kemalist adı altında grup ya da gruplar oluşturmak, geleneksel milliyetçiliğin reddettiği etnik anlayışa dayalı bir çatışma unsurunu sahneye çıkarmak şeklini almıştır. Ayrıca ısrarla üzerinde durulan zeminin, siyasi hedefin MHP olduğunu belirtmeye sanırım gerek yoktur fakat gençlik ve sivil kesimin daha farklı alanların da hedef seçildiğini anlamak zor değildir.”
Batı sisteminin Ortadoğu siyaseti bütün açıklığıyla ortadadır. Bu coğrafyanın haritası, özellikle Suriye, Irak, İran, Türkiye’nin siyasi sınırları yeniden çizilmek istenmektedir. ABD ve bazı Avrupa devletleri açıkça Türkiye’ye karşı PKK’yı sadece desteklemekle kalmayıp, doğrudan onu askeri bir kuruluş haline getirmeye dönük yapılandırma faaliyetleri içinde olduklarını saklamamaktadırlar. Türkiye’deki siyasi olayları bu bağlamda değerlendirmek gerekir.
HEDEF BAĞIMSIZLIK
“Düşünce planında milliyetçiliği kendi tarihsel çizgisinden uzak, Ziya Gökalp’ten günümüzde Erol Güngör’e uzanan geleneğinin entelektüel zenginliğinden mahrum olan unsurlar, etnik anlayışa dayalı özellikle Kemalist/ulusalcı anlayışa kayan, milliyetçiliğe yabancılaştıkça ırkçılığa açılan bazı operasyonel organizasyonlar, tam da bu aşamada Türkiye’nin bağımsızlıkçı siyasetine karşı devreye sokulmaktadır.”
‘Milliyetçilerin Kemalistleştirilmesi’ olayının birkaç yönü vardır. Birincisi, Türkiye’nin yaşadığı toplumsal değişim sürecinin ortaya çıkardığı yapısal sorunların meydana getirdiği sosyal lümpenleşme süreciyle ilgilidir. Bu sürecin, Türkiye düşmanlarının eleman devşirmesine uygun bir zemin oluşturduğunu tahmin etmek zor değildir. İkincisi, milliyetçilik düşüncesinin teorik birikiminden mahrum, Kemalist söylemin seviyesiz ırkçı tarih görüşünün etkisine giren, anti demokrat siyaset anlayışı karşısında eziklik hisseden, yetersizlik yaşayanlardan, bu akıma kapılanlardan da bahsetmek gerekir.
Kısaca temel mesele, Türkiye’nin bugün yürüttüğü bağımsızlık ve emperyalist kuşatmayı parçalama mücadelesinde kim nerede durmakta olduğudur. İnsanların durduğu yer onların kimliğini ortaya koyacaktır. Peki, siz kimsiniz?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019