Vedat Bilgin
Pazartesi günü yaşadığımız, tanıklık ettiğimiz olay bir tarihin değişim anıdır. Tıpkı 1920’de o günlerin Ankara’sında bulunanların Ulus meydanında o mütevazı taş bina önünde gördüklerine, 1923’te Cumhuriyetin kuruluşuna şahit olanların yaşadıklarına, tıpkı 1950’de ‘Tek Parti yönetiminden’ demokrasiye doğru ilk adımın atıldığını görenlerin yaşadıklarına benzer bir şekilde, tarihin bir değişim anına tanık olduk, yaşanan o heyecanı Meclis’teki yemin töreninde, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde top seslerinin eşliğinde izledik. Cumhuriyet tek partili bir yönetim biçiminden, çok partili demokratik bir düzene geçişin uzun ve sorunlu dönemini geride bırakarak, artık milletin doğrudan seçtiği Başkan’ının kendi kabinesini kurduğu, yine milletin oylarıyla seçilen milletvekilleri tarafından yasama ve denetleme işlevlerini yerine getirdiği, demokrasiyi devletin işleyiş mekanizması haline soktuğu yeni bir geleceğe hazırlanmaktadır.
“Şüphesiz değişim tarihin her anında vardır, zaten tarih kavramı değişimin yarattığı bir üründür fakat tarihin akışını değiştiren olaylar her an görülecek cinsten sıradan değişim evrelerinin dışındadırlar; tabiri caizse onlar kırılma anları, normal akış seyrindeki kavşak noktalarıdır. Bu bakımdan tarihin yeni bir kavşak noktasında olduğumuzun üzerinde durmak gerekir.”
DEĞİŞİMİN İÇİNDE OLMAK
Ne var ki, bu olayların içinde yaşayan birçok kimse, meseleye kendi dünyasından, içinde yaşadığı grubun, sosyalitenin çerçevesinden baktığı için olayın mahiyetini fark edemeyebilir. Bu anlaşılabilir durumdur; çünkü insanlar içinde bulunduğu zaman içinde akıp gidenin bir parçası olduğu için yaşanan değişimin kırılma/dönüm anına tekabül ettiğini olayların sıcaklığı içinden kavramayabilirler.
“Bütün bunlara rağmen, yaşanan olay doğrudan doğruya siyasi yapıdan başlayarak ülkenin kaderini değiştirecek çapta, başka bir aşamaya geçmesini sağlayacak cesametteki dönüşümü ifade ediyorsa, bu sürecin içinde bulunan siyasi partilerin, siyasetçi kadrosunun, aydınların bunu anlamaması, buna tepkisel tavır göstermesi oldukça sorunlu bir durumu ortaya koymaktan başka bir şey olabilir mi?”
9 Temmuz 2018 Pazartesi’nden itibaren Türkiye için yeni bir tarihin başladığını anlayamayanları bir tarafa koyarsak, tepkisel bir tavır gösterenlerin durumunu analiz etmek siyasetin geleceği açısından önemli olduğu kadar Türk toplumunun hangi siyasal eğilimler ekseninde yükseldiğinin, değişim dalgasının hangi sorunları aşarak ilerlediğinin anlaşılması bakımından da önemli olacaktır.
YENİ BİR GELECEĞE DOĞRU
Bunları genelleyerek iki grupta ele almak mümkündür. İlki, geleneksel olarak devlet iktidarını, anti demokratik siyasal geleneğin içinden ele geçirmiş ve bunu hem ideolojik hem zümresel olarak kullanan gruptur. Bu grubun askeri darbeler yoluyla, devlet içindeki gücünü sürekli tahkim ettiği, ‘demokrasiye karşı bir siyasal iktidar alanı oluşturduğu’ düşünülürse, bunların sistem değişiminden duydukları rahatsızlığın nedenlerini anlamak daha da kolaylaşacaktır, çünkü ‘sistem değişimi’ devlet içinde kazandıkları mevzileri tasfiye edecek kapsamdadır.
“İkinci gruptakiler, birinciler kadar masum (!) değildirler. Onlar doğrudan doğruya Türkiye üzerinde bir dış iktidar odağının uzantısı olan en azından onlarla belli düzeyde işbirliği içinde bulunanlardır. Bunlar arasında başta terör örgütleri ve onlara yatırım yapan çeşitli servisler veya sivil görünümlü operasyonel unsurlardan bahsetmek de gerekir. Dolayısıyla bu grupta yer alanların örtülü yapılarla bağlantılı olduğu düşünülürse, Türkiye’nin demokratikleşmesinde yeni bir aşmaya geçilmesi, devlet içinde operasyon yapma kabiliyetlerinin yitirilmesi anlamına gelen tepkilerin sebeplerini anlamak mümkün olur.”
Türkiye tarihin kavşak noktasından geçerek ve daha demokratik bir devlet düzenine, daha özgür bir topluma doğru yönünü çevirip ilerlemeye başlamış bulunuyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019