Vedat Bilgin
Türkiye destan yazarken, Batı sisteminde deprem yaşanmaktadır. Yakın zaman öncesine kadar ‘Türkiye’nin ortaya koyduğu tavır ABD siyasetini dahası dünya siyasetini değiştirecek’ diyen birisine, bırakınız inanmayı, ne gözle bakılırdı?
Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Türkiye destan yazıyor’ dedi; evet Türkiye destan yazarken, dünya siyasetinde deprem yaşanıyor. ABD devlet düzeninde etkili rol sahipleri olan Neo-Con siyasetinin tortuları toz duman içinde dağılmaya başladı. Hâlâ ‘ABD Suriye’den niye çekilsin’ veya ‘çekilecek mi, çekilmeyecek mi’ tartışması yapanların anlamadığı husus, Türkiye’nin hamlesinin ne anlama geldiğidir. Türkiye’nin siyaseti, dünya ölçeğinde anlamlıdır; çünkü bölge ülkelerinin bütünlüğünü savunurken bunun Ortadoğu’nun istikrara kavuşmasının da yegâne yolu olduğunu göstermektedir.
DÜNYA NE DİYOR?
Türkiye’nin uluslararası düzeyde ortaya koyduğu siyasetin üç boyutu çok önemlidir: Birincisi, Rusya-İran Türkiye ittifakı, Batı stratejisini derinden sarsıntıya uğratmıştır; burada Suriye’nin toprak bütünlüğünün esas kabul edilmesi stratejik bir karardır. İkincisi, Türkiye Suriye’de yaptığı harekâtlarla hem DAEŞ hem de PKK/PYD gibi iki kanlı terör yapılanmasını temizleyerek, terörle mücadelede kararlı bir tutum takınarak Batı kamuoyunda yaygın olan DEAŞ korkusuna karşı Türkiye’ye güven duymasını sağlayacak bir adım atmıştır. Üçüncüsü, Fırat’ın doğusuna girme konusunda karalı bir tutum sergileyerek ABD ve Batı’nın ‘terörle mücadele etmek için buradayız’ gerekçesini geçersiz hale getirerek, hem PKK/PYD hem de DEAŞ yapılanmalarıyla mücadele etmek üzere harekete geçtiğini, bunu yaptığını, yapacağını bütün dünyaya ilan etmiştir.
Burada özellikle ABD ile ilgili değerlendirmelerde görülmeyen, fark edilmeyen bir meseleye dikkat çekmek gerekmektedir. ABD bir süper güç olarak elbette sadece ‘şahinlerden’ ya da ‘Neo-Con’culardan ibaret değildir. ABD siyasetinde politik elitler; endüstriyel elitler, Pentagon/CIA gibi güvenlikçi bürokrasi ve benzerlerinin dışında, devlet aklını temsil eden entelektüeller, devletle yakın çalışan bilim adamları ve stratejistler sürekli ‘yeni siyaset’ üretecek konumdadırlar. Seçimle gelen yönetimler bu ‘devlet aklıyla’ buluştuklarında ABD siyasetinde değişme kaçınılmaz hale gelir.
BÜYÜK DEVLET OLMAK!
Küresel sürecin ‘eski yöntem ve emperyalizm döneminin’ siyaset anlayışıyla devam ettirilmesinin ABD’ye maliyeti, dünya sistemindeki değişmenin hızlanması ve konum kaybettirmek olacaktır. Ortadoğu’nun kaybının bu hegemonik çöküşü hızlandırmaktan öteye netice vermeyeceği açıktır ve ABD’nin ‘entelektüel sermayesinin’ burada devreye girmesini beklemek yanlış bir tahmin yapmak olmaz.
Sanırım Trump kendisine karşı direnen unsurların ‘eski siyaset anlayışından’ çıkarak devlet aklıyla buluşarak, hem onları etkisiz kılacak bir hamle yapmış, hem de teröre karşı Türkiye ile işbirliği içinde Ortadoğu siyasetinde bir değişime gitmenin ABD için bir fırsat olduğunu fark etmiştir.
Yüz yıl sonra dünya siyasetinde belirleyici bir konumda yeniden söz sahibi olmak, bölgenin kaderini tayin edecek bir konuma gelmek, ancak büyük bir ülkenin ve devlet adamının yapabileceği bir iştir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019