Yasemin ÇONGAR
1971 Tahran doğumlu gazeteci-yazar Farnaz Fassihi’nin Wall Street Journal’da anlattığı çocukluk izlenimlerini okuyorum. Fassihi, İran’da otuz iki yıl önceki devrim günlerinde, ailesinin yaşadığı büyük heyecanı tasvir ederken, şimdi Mısır halkı için büyük bir güven ve umut vesilesi olan “Kazandık” duygusunun aynısını, Şah’ı devirmeyi başaran İranlıların da taşıdığını hatırlatıyor.
Hâlihazırda, İran rejiminin dünyaya vermeye çalıştığı mesaj da, esasen, bu “benzerlik” üzerinden şekilleniyor. Mesela, İran devlet televizyonu, 11 şubatta Hüsnü Mübarek’in istifasını duyururken, Muhammed Rıza Pehlevi’nin de yine 11 şubatta devrildiğini vurgulamak için, ekranın üstüne “İki Devrim Arasında: İran 1979-Mısır 2011” diye bir bant atmış.
İran devleti, özel olarak da Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Mısır’daki değişimi “Bölge, Amerikan yandaşı liderlerden temizleniyor” basitliğinde anlayıp anlatmaya çalışıyor; Tahrir’den yükselen demokrasi talebinin geniş kapsamını es geçiyor, ve bence çok daha önemlisi, Mübarek’e başkaldıran Mısırlıların, ülkelerini topu topu on sekiz günde taşıdıkları yerin, bugünün İran’ından “daha serbest” bir yer olduğunu görmezden geliyor.
İran rejimi istediği kadar “İran 1979=Mısır 2011” denkleminde derman arasın, geçtiğimiz haftalarda bir milyon kişinin Tahrir Meydanı’ndan dünyaya haykırdığı talepler üzerinden yapılacak bir karşılaştırmanın bizi ulaştıracağı denklem, “İran 2009=Mısır 2011” eşitliğidir.
“Mısır’daki coşkulu kutlama manzaraları beni 1979’a götürse bile,” diye yazmış Farnaz Fassihi, “Mısırlı protesto eylemcilerinin talepleri, gazeteci olarak cumhurbaşkanlığı seçimleri ve sonrasını izlediğim 2009 baharında, Tahran sokaklarında işittiğim taleplerle birebir aynıydı. Tıpkı Mısırlılar gibi, İranlılar da demokrasi, ifade özgürlüğü ve daha açık bir toplum için bağırıyorlardı.”
Bu “ayniyet” İranlı muhaliflerin de dikkatinden kaçmadı, tabii. 1979’da devrimin neferleriyken, son dönemde rejime karşı muhalefetin öncülüğünü üstlenen İranlı iki lider Mir Hüseyin Musavi ile Büyük Ayetullah Mehdi Kerrubi, geçtiğimiz hafta, İran İçişleri Bakanlığı’na ortak bir mektup yazıp, “otokratik yönetimlere karşı özgürlük talebiyle harekete geçen Tunus ve Mısır halklarıyla dayanışmak için bir gösteri düzenlemelerine izin verilmesini” talep ettiler. İzin verilmedi. Üstelik, Musavi ve Kerrubi ev hapsine, yakın çevrelerindeki on beş muhalif de gözaltına alındı.
Buna rağmen, İran’da muhalefetin şemsiye örgütlenmesine dönüşmeye başlayan Yeşil Hareket’in binlerce yandaşı dün Tahran’da, Azadi ve İnkılâp Caddeleri’ni doldurup rejimi protesto etti. Kendilerine “25 Bahman” adını veren genç İranlı aktivistler ise aynı saatlerde, elli beş binden fazla takipçisi olan facebook sayfalarında “Özgürlüğü seven herkes sokağa çıksın” çağrısı yapıyordu. Ben bu yazıyı yazarken, Tahran’dan bir yandan çatışma haberleri gelirken, bir yandan Musavi’nin ev hapsinden kurtulup eyleme katıldığı bilgisi ulaştı.
İran’da 2009 baharındaki protestolar, milyonlarca kişiyi sokağa çekmiş; rejim 1979’dan bu yana en ciddi sarsıntısını yaşamıştı. Ama Besiciler boş durmadı; muhaliflere karşı büyük bir şiddet uygulayan bu paramiliter grup, Musavi’nin verdiği rakamlara göre, kendi yeğeni dâhil yetmiş iki kişiyi öldürdü. Yüzlerce kişi tutuklandı, işkence gördü. Sadece muhalif siyasilere değil, İranlı yazarlara, sanatçılara, üniversite gençliğine ve internet aktivistlerine yönelik baskı ve sansür yeni bir zirveye erişti.
İşte Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün dün Tahran’da, yüzünde sıcacık bir tebessümle tokalaştığı Ahmedinejad, böyle bir rejimin lideri; tartışmalı bir seçimle işbaşına gelmiş ve ayakta kalmasını baskıya borçlu bir adam. Artık Köşk’teki danışmanlarının azizliğine mi uğradı, yoksa “Tam da bu zamanda giderim, gerekli mesajları veririm” diye mi hesapladı bilmiyorum ama, Cumhurbaşkanı’nın, bir yandan Mısır Devrimi’ni sahiplenmeye çalışan İran rejiminin, bir yandan da aynı Mısır Devrimi nedeniyle her zamankinden daha çok korktuğu günlerde, Tahran’a şaşaalı bir ziyaret gerçekleştirmekte beis görmemesine şaşırdım ben; Gül’e, herşeyden ziyade “demokrat” kimliği nedeniyle saygı duyan bir vatandaş olarak da doğrusu içerledim.
Ziyaretin zamanlamasındaki tuhaflığı, Gül’ün Tahran’da Ahmedinejad’la ortak basın toplantısı sırasında verdiği “demokrat” mesajlar ya da İran lideriyle baş başa görüşürken yapmış olduğunu sandığım “halktan gizli” uyarılar ne ölçüde makulleştirebilir, emin değilim.
Gül’ün, Tahran’da 2003’te yaptığı o kuvvetli konuşmayı da bizzat hatırlatarak, “Hepimizin evimizin içini düzene koymamız gerekir” uyarısını, Ahmedinejad yanı başında dikilirken yinelemesi, halkların arzularını dikkate alma gereğinden dem vurup, siyasi ve ekonomik reformların önemini vurgulaması, kuşkusuz “onurlu” ama “yetersiz” bir tavırdır. Kameralar önünde, İran’da muhalefetin gördüğü baskıdan hiç söz etmeyen; kendisi içerde taltifle ağırlanırken, Tahran sokaklarında gençlerin maruz kaldığı şiddetten bîhabermiş gibi yapmak zorunda kalan bir lider olmayı ben Gül’e yakıştıramadım; bu müşkül durumu, onun da içine sindirememiş olmasını samimiyetle ümit ediyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.12.2013
24.09.2013
27.07.2013
29.05.2013
1.04.2013
8.12.2012
1.12.2012
17.11.2012
10.11.2012
3.11.2012