Zeki ALPTEKİN
Tarihsel kontexte „serbest ticaret anlaşmaları“nın global ekonomik gelişmelerdeki yeri
Geçtiğimiz yılın sonuna doğru Batı ve Orta Avrupa ülkeleri, Avrupa Birliği 'nin ABD ve Kanada ile imzalamaya hazırlandığı serbest ticaret anlaşmalarına karşı globalleşme sürecine eleştirel gözle refakat eden yaklaşık 250 adet Avrupa düzeyinde insiyatifin imza kampanyalarına şahit oldu. İlk dört günde 400 bin imza toplayan insiyatifler, kısa sürede 1 milyon imza hedeflerine ulaştılar.
İnsiyatifler, kamuoyuna sızan bilgiler ve geçmişdeki benzeri anlaşmalar temelinde özetle; sağlık, su vb. önemli yaşamsal alanların tamamen büyük multinasyonal şirketlere terkedilmesiyle yerel yönetimlerin faaliyet alanlarının kısıtlanacağı, Fracking,[1] GDO'lu besin maddeleri gibi ABD standardlarına kapı aralanacağı, iş ve işçi hakları, ücretler ve ekolojinin korunması konularında standardların düşeceği, multinasyonel şirketlerin ilgili hükümetleri „kâr kısıtlaması “ gibi nedenlerle kolayca mahkemeye verip tazminat talep etmesinin yolunun açılacağı, söz konusu davaların ise kapalı kapılar ardında „özel mahkemeler“ tarafından görüleceği vb. nedenlerle bu anlaşmaların özünde geçerli olacağı ülkelerde demokrasi ve hukuk devletinin altını oyabileceğini belirtiyorlar. Anlaşmadan yana olanların ileri sürdüğü gerekçeler ise genellikle ekonomik kökenli olup „ticari engellerin“ ve „gümrük duvarlarının“ bu tip anlaşmalar ile aşılması sayesinde büyük bir „yatırım ve ekonomik gelişme“ potansiyelinin açığa çıkarılacağı, bununla „sosyal refah“ın artacağı yönünde.
Avrupa Birliği'nin komisyonları aracılığı ile yürüttüğü ve tamamen „gizli “ olmasından dolayı eleştiriye maruz kalan bu görüşmelerle, Kanada ile CETA (Comprehensi ve Economic and Trade Agreement) adı altında, ABD ile ise TAFTA (Trans Atlantıc Free Trade Agrement) yada TTIP (Transatlantic Trade and Investment Partnership) adı altında, her iki ülke ile AB ülkeleri arasındaki serbest ticaret anlaşmaları düzenlenmeye çalışılıyor. Kanada ile CETA anlaşmasının çerçevesi hemen hemen çizilmiş gibi görünüyor; ABD ile yapılması planlanan TTIP serbest ticaret anlaşması üzerinde ise ilgili komisyonlar çalışmalarını sürdürüyorlar. Yoğun eleştiri nedeniyle kamuoyuna açıklanması şimdilik „rafa kaldırıldığı“ söylenen CETA'nın, TTIP anlaşmasına bir örnek niteliğinde olacağı tahmin ediliyor.
Daha önceki yıllarda da örnekleri görülen bu tip anlaşmalarda (NAFTA: ABD + Kanada + Meksika; CEFTA: Orta Avrupa serbest ticaret anlaşması vs.) TTIP ve CETA, bunun en aktüel örneğini oluşturması ve dünya ekonomik yaşantısında önemli yeri olan batılı gelişmiş kapitalist ülkeleri kapsamasından dolayı öne çıkıyor, bununla jeopolitik bir önemi ifade ediyor. Bu nedenle; böylesi anlaşmaların hangi şartlar altında ve neden doğduğu, bunun hangi çelişki yada dinamiklerin itici süreçlerinin sonucu olduğu, bunların günümüz ekonomik şartları altında neyi ifade ettiği soruları, diğer bir deyimle „serbest ticaret anlaşmalarının ekonomi politiği“ önem kazanıyor.
Bu açıdan yazımıza -bir yerde kapitalizmin de tarihçesi olan- Serbest Ticaret anlaşmasının gelişme hikayesi ile başlıyoruz. Daha sonra olguyu TTIP-CETA örneğinde, ülkeler için olası ekonomik sonuçları açısından kısaca ele alacağız. Konunun kendisinin uluslararası ekonomik ilişkilerle ilgili olması, onun bir “dünya ekonomisi gerçeği” olduğu anlamına geliyor. Bu ise, global dünya ekonomisinin ne olduğu ve geldiği yeri kavramak için, geçmişi ve günümüz açısından kıyaslamalı analizini zorunlu kılıyor.(II. Bölüm)
Daha sonra gelen III. ve IV. bölümde global ekonomideki makro gelişmelerin mikro üretim planında nasıl yaşandığını, süreci klasik-modern bir sektör olarak otomotiv alanında ve 21. yüzyılın modern sektörünü temsil etmesi açısından Smartphone sektöründe amprik olarak inceleyeceğiz. V. bölümde ele aldığımız “global Smartphone ve Yüksek Hızlı Tren Sektörü” ile çalışmanın amprik bölümünü sonlandırıp, son bölümde buradan çıkartabildiğimiz sonuçları, bulguları ortaya koyup, bu bağlamda TTIP, CETA gibi anlaşmaların reel global ekonomik ilişkiler ağında ne anlama geldigi sorusuna cevap arayacagız. Buradan da Türkiye için sonuçlar çıkarmaya çalışacağız.
Araştırmanın devamını aşağıdaki linkden okuyabilirsiniz:
[1]Yeraltındaki kayalardan kimyasal uygulayarak gaz elde etme tekniği. Özellikle ABD'de yaygın olan bu teknikle yeraltı sularının, dolayısıyle insanların kullanımına açık olan suların, akarsuların kirleneceği öne sürülüyor.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Üretici Güçlerin Gelişiminin Motorlarından Biri Olarak Toplumsal-Sınıfsal Mücadeleler
9.08.2025 - Trump Küreselleşme Sürecini Geriye Döndürebilir mi?
13.04.2025 - İrrasyonel İlliberallik ile Nereye Kadar?
25.02.2025 - Bir Tasarımın Ekonomi Politiği: Endüstri 4.0
4.02.2025 - Dünyada Enerji Krizleri ve Yenilenebilir Enerjiler
22.12.2024 - Almanya’da “Enerjide Dönüşüm” Sürecinin Köşe Taşları
1.07.2024 - Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Giriş
12.05.2024 - Hidrojen Enerjisi ve Küresel İşbirlikleri
15.04.2024 - Bir Enerji Kaynağı Olarak “Hidrojen”
3.02.2024 - Enerji Sorunu ve Yerkürenin Geleceği: Nereye Gidiyoruz?
24.11.2023
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları












































Ad Soyad Giriniz...
büyük bilke tezcan solmaz olimpiyatlara da el attıktan sonra madalyalar gelmeye başladı