Mücahit BİLİCİ
Geçen bir yazımda HDP’nin başarısının Türkiye demokrasisi içinde bir Kürd devrimi olduğunu yazdım. Zira, Dindar Cumhur’un devrimi inişe geçti, Kürd Cumhur’un devrimi başladı. Demokrasi mücadelesi bayrağı el değiştirdi. Hem de ihtiyaçtan. (Evet, insan gafildir ve nisyan ile maluldür. Karnı doyduğunda acıkacağına, acıktığında da doyacağına inanmaz. Onun için oruç insanı açlıkla uyandırır, kendine getirir.)
HDP’nin seçim başarısında ortaya çıkan tablo, AK Parti’nin ifade ettiği demokratik teneffüs ve katılımdakidindar devrimin, Kürdlerdeki muadilidir. İlk kez Kürdler mağduru ve mahkûmu oldukları devletin sahipliğine adım attılar. Kürdleri bugüne kadar dövmeye alışmışların artık onları kazanmak için yarışacakları yeni bir döneme girmiş bulunuyoruz. Bu hem Türkiye’de hem de Ortadoğu’da yaşanan yeni bir durumdur. Kürdistan’ı parçalayan sınırlar, ilk kez Kürdlerin lehine işlemeye başlamış ve hiçbir aktörün tek başına Kürdlere hükmedemediği bir konjonktür husule getirmiştir. Kürdleri ademe ve asimilasyona mahkûm ile derdest etmek için atılmış ayırıcı ve bölücü dikişler tutmaz olmuş, dört tarafta patlamaya başlamıştır. Fıtrata ve hakikate karşı pazarlık yapılmaz.
Ezberlerinden kurtulamayıp dindarane grup menfaatleri gözlüğüyle bakanlar, AK Parti başarısını (dindarların dünyevi iktidarını) İslamın zaferi, HDP başarısını ise ırkçılık ve bölücülük olarak görmeye devam ediyorlar. Çünkü mevcut iktidarın menfaatleri ve geçmiş ezberleri dolayısıyla bakışları bulanıklaşıyor, vakıayı okumakta zorlanıyorlar. HDP’nin program ve söylemi yerine dindar rakibinin şeytanlaştırıcı propagandasını muhkem bilgi sayıyorlar. Bugün HDP’ye terörist demek ile ilk döneminde AK Parti’ye gerici, mürteci, İslamcı demek aynı şeydir, körlüktür. Dindarların Türkiye’deiktidarın sahibi ve mülkün ortağı olması ile Kürdlerin Türkiye’de iktidarın sahibi ve egemenliğin ortağı olması arasında hem demokrasi açısından hem de İslamiyet açısından hiçbir fark yoktur. Eğer İslamiyeti, Müslüman veya dindarların menfaati olarak değil de adalet olarak anlıyorsak bunların ikisi de eşit değerde kazanımlardır.
Seçim öncesi itibariyle milliyetçi ve dışlayıcı hâle gelen parti AK Parti, özgürlükçü ve eşitlikçi olan parti ise HDP idi. Bu seçimde kendi menfaatine saplanan AK Parti ve dindarlar hürriyet yerine iktidar, insan yerine devlet dedikleri için tokat yemiştir. HDP ise Kürdlerin hukuku başta olmak üzere insanı ve adaleti merkeze alan demokratik bir programla toplumun karşısına çıktığı için muvaffak olmuştur. AK Parti’nin dindarlar üzerindeki temsil tekeli kırılmıştır. Demokrat ve özgürlükçü ruh, yıpranan bir bedenden ötekine geçmiştir. Her parti yola girebilir veya yoldan çıkabilir. Parti tarafgirliği yerine her partideki doğru davranışları desteklemek ve her partideki yanlışlıkları eleştirmek doğru olandır. İyilik bir partinin veya bir cemaatin tekelinde değildir. İslam, Müslümanların malı olmadığı gibi dindarların kendi menfaatlerini İslamın kendisi gibi sunmaları büyük bir cinayettir.
Son seçimlerde hemen hemen tüm partiler din konusunda özgürlükçü bir tutum takındılar. İktidar partisi olarak AK Parti menfi bir dil benimseyerek din konusunda hırçın bir söylem ile rakiplerini dine düşman gösterme gayretine girdi. Ama en önemlisi hiç kimse hastalıklı eski laiklik diline prim vermedi. Bu seçimle birlikte daha evvel dile getirdiğim “İslam içi siyaset” argümanımın somut bir tezahürünü gördük. Herkes toplumun ortak değeri olarak İslama olumlu anlamda sahip çıkarak, İslamın bir parti, bir taraf olarak siyasi kavgaya dâhil edilmesini önledi. Herkes İslamın içine girince, aslındasiyaset gerçek anlamda laikleşti. İslamın normalleşmesi, siyaseti beşerileştirdi. Artık kimse İslama saldırmakla bir şey elde edemeyeceği gibi, İslamın arkasına sığınarak dini araçsallaştırma imkânına da sahip olmayacak inşallah.
Son bir söz de HDP’ye: Her şeyden önce dışarıya doğru Türkiyelileşme politikasını sürdürürken içeriye doğru Kürdistanileşme ve yerlileşme çabalarını derinleştirmeli. HDP’nin zaferi, başta dindar Kürdlerolmak üzere Türkiye genelindeki Kürdlerin hak ve adalet için temsil kabiliyeti artan ve demokratik dönüşüm vaadeden bu partiye destek vermesinin sonucudur. HDP, Kürdlerin Türkiye partisi olarak mazlum ve mağdurun yanında, hak ve adaletin tarafında çoğulcu, ilerici ve “müsbet hareket” prensibini ölçü edinmiş bir parti olarak çaba göstermeli.
NOT: Tüm okuyucularımın Ramazan ayını tebrik eder, bu manevi mevsimin mu’minler için arınma ve anlamaya vesile olmasını dilerim.
Twitter: @mucahitbilici
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
20.01.2026
23.12.2025
7.12.2025
13.11.2025
12.11.2025
31.10.2025
20.10.2025
6.10.2025
28.09.2025