Mücahit BİLİCİ
Kürdlerin hakkı başkasının tahakkümünden çıkmak ve başkasını tahakkümü altına almamaktır. Bu statüye özgür ve egemen olmak diyebiliriz. Bu kendi kendini yönetme hak ve iradesi tek başına da tecrübe edilebilir, çift başına da. Esas olan budur. Yoksa politik literatürdeki üniterlik, özerklik, federasyon vesaire kavramların hepsi bu ilkeyi sağladıktan sonra önemsiz birer vesile ve detaydır.
İnsanın hürriyeti ve kendinden sorumlu olması (bunların toplamına hilafet diyoruz) müspet değerler olduğu için bu sadece bir grup insan için değil tüm insanlar için arzu edilir fıtri ve etik değerlerdir.
Başkasının özgürlüğünden ve sorumlu oluşundan rahatsız olunmaz. Sadece köle sahibi eşitlikten hoşlanmaz. Hâkim olan, mahkûm kılınanla eşit olmak istemez. Hâlbuki Allah’a hakiki kul olmanın gereği ne başkasına köle ne de başkasına efendi olmaktır. Başkasına kul muamelesi yapanların yaptığı zulümdür ve bunun izalesi hem bireysel hem de kolektif bir sorumluluktur.
Her ferdin ve insan cemaatinin kendini esaretten azad etme hakkı ve mesuliyeti vardır. Zalimin kimliği ve mazlumun kimliği adaletin evrenselliği açısından önemsiz iken adaletin tecellisi açısından önemlidir. Kurallar kitaplarda, uygulamalar ise yerdedir.
Taraflardan birinin veya ikisinin dindar olması yahut tarafların akrabalığı veya Müslümanlığı adalet ihtiyacını ve muhakeme lüzumunu ortadan kaldırmaz.
Peki, bu evrensel değer olarak tarif edebileceğimiz değerlerin hamili olarak neden Kürdler’den bahsediyoruz? Tüm insanlar için bunu istemek dururken bunu Kürdler üzerinden konuşmak milliyetçilik olmaz mı?
Allah’a karşı bende açılmış yara benim aczim ve fakrimdir ki beni kul yapar. Abdullah olurum. Bir başka kulun benim üzerimdeki tahakküm veya saldırısı karşısında ise kendimi müdafaa ile sorumluyum. Allah’a karşı Abdullah iken zulme karşı müşteri, işçi, memur, vatandaş, kadın veya Müslüman olunur. Hangi kimlikten dolayı haksızlığa maruz kalınmışsa, o kimlik üzerinden mücadele etmek adaletin lazımıdır.
İman ettiği için saldırıya uğrayan imanına sahip çıkmakla sorumludur. Boşnak olduğu için saldırıya uğrayan kendini Boşnak olarak savunur. Kadın olduğu için haksızlığa maruz kalan kendini kadın olarak savunmalıdır. Müşteri olarak mağdur olan, satıcıdan müşteri olarak hakkını alır. Bunun adı adalettir. Önemli olan başkasının bana ne dediği değil, beni kimliğimin hangi cephesinden vurmaya çalıştığıdır. Karna gelen hamleye karşı karnı, yüze gelen hamleye karşı ise yüzü korursun.
Kürd kimliğinden dolayı adaletsizliğe muhatap olan insanların, o adaletsizliği ortadan kaldırmak için Kürdlüğe atıfta bulunmaları (olmasa da olur bir şey değil) bir gerekliliktir. Adalet evrensel bir kavram olmakla birlikte hüküm vakıanın rengini alır. Hükmün muhatabı vardır. İsmi ve kimliği mahkemede taayyün etmek zorundadır. Kürdlerin eşitsizliğine dair bir adalet talebi, Kürdlere eşitlik talebi olarak tecelli eder. Kırılan yerin tamiri, inkâr edilen şeyin tanınması hep bu yerindeliğin gereğidir.
Bazıları, Kürdlerin eşitsizliğinin yol açtığı hesabı ödememek için Kürdlüğün karşısına insanlığı veya Abdullah ‘lığı koymaya çalışıyorlar. Akıllarınca Kürdleri Abdullah veya Adem’likte eritip Kürdlüğe uğratmayarak hile ile ucuza getirecekler. Kimliğin Kürd kısmı yara iken Müslüman kısmını tedavi mahalli saymak, yaralıya yardım değildir. Ya doktorun cehaletine ya da kötü niyetine işaret eder.
Bu insanlar Kürd oldular ama yine de Abdullah’tırlar. Kürdlüğün karşısına İslamiyet’i, eşitliğin karşısına kardeşliği dikenler ikisine de sadece zarar veriyor.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
20.01.2026
23.12.2025
7.12.2025
13.11.2025
12.11.2025
31.10.2025
20.10.2025
6.10.2025
28.09.2025