Ali AYDIN
OECD, PISA 2015 kapsamında ‘Öğrenci Refahı' başlıklı üçüncü raporunu yayınladı. Rapora göre, Türkiye'deki öğrenciler OECD'nin en mutsuz öğrencileri.
Rapor, OECD ülkelerinde öğrencilerin memnuiyet düzeyine ilişkin araştırmanın sonuçlarını içeriyor. Raporda 72 ülkede 15 yaş düzeyindeki öğrencilerin refah durumları ele alınmış. Öğrencilere hayattan memnun olup olmadıkları sorulmuş. Ayrıca kaygı, ebeveyn ilgisi, zorbalık ve okul aidiyetine ilişkin sorularla öğrencilerin memnuniyet düzeyi ölçülmeye çalışılmış. İlginç sonuçlara ve sonuçlardan hareketle yine ilginç bir sıralamaya ulaşılmış. Öğrencilerle yapılan anket çalışmasının sonuçlarına göre Türkiye'deki öğrenciler, verileri incelenen 28 OECD ülkesi içinde, yaşam memnuniyeti sıralamasında 10 üzerinden 6.12 puanla son sırada yer almışlar.
Kederlenmeyin hemen!
Mesela aynı raporda, yaşam memnuniyeti sıralamasında Japonya 6,80 puanla sondan üçüncü ve Güney Kore 6,36 puanla sondan ikinci olmuş. Bu iki ülkede hayatından hiç memnun olmadığını söyleyen öğrencilerin oranı yüzde 20'yi bulmuş. Bu iki refah ülkesi, iş öğrenci refahına gelince sınıfta kalmışlar. Sıralamanın birincisini de söyleyelim: Meksika… Meksika 8.27 puanla en mutlu öğrencilerin bulunduğu ülkeymiş. PISA 2015'te OECD ülkeleri arasında Türkiye ile birlikte matematik, fen ve okuma testlerinde oldukça düşük bir performans gösteren Meksika ‘Refah Raporu'nda sürpriz yaparak ilk sırada kendisine yer bulmuş. Ne diyelim demek ki matematiğimin zayıf olması müreffeh olmama mani değil diyor Meksika, kim bilir…
İstatistik, oldum olası mesafeli durduğum bir alan. Ne var ki hem Türkiye'de hem de dünyada herkesin içine mebzul miktarda pozitivizm kaçtığı için sayıları konuşturmanın bir albenisi var. Yoksa çoğu istatistik lüzumsuz olması bir yana, bir şey söyler gibi yapıp aslında hiçbir şey söylememenin örneklerini sunar bizlere. Ya da yukarıdaki PISA raporunda olduğu gibi beyin yakan çelişkileri yorumlayıcısının olmadığı bir düzlükte önünüze bırakır. Neyse konumuz istatistik değil ve benim söyleyeceklerim var.
Birincisi, kendimizi başkalarından dinlemeye bayılıyoruz. Benzer tespitleri içimizden birisi yaptığında medeni bir ölüm cezası olan ilgisizliğe mahkûm ediyoruz onu. Tespit dışarıdan geliyorsa ‘keşif' muamelesi yapıyoruz. PISA raporlarına ilişkin medyatik ilgi biraz böyle.
İkincisi, söz konusu raporun sonucuna ulaşmak için esasında hiçbir araştırma zahmetine girmeye gerek yoktu. Hiç okula gitmediniz mi? Ailenizden birinin, kardeşiniz ya da çocuğunuzun ‘Okul Sıkıntısı'na şahitlik etmediniz mi? Sadece kendi biyografimizden yola çıksak bile sonuç aşikâr değil mi?
Sükûnetle düşünelim/hatırlayalım lütfen: 7 yaşında başlıyor. Sabahın erken saatlerinde yatağınızdan kaldırılıyorsunuz. Bir iki lokma ağzınıza bir şeyler aldınız alamadınız, yollardasınız. Okulun kapısına geliyorsunuz. Giremezsiniz, önce kapıda hizaya dizil! Tam gireceğim derken kılık-kıyafet kontrolü. Şekil şartları tamamlandıysa, içerdesiniz. Beton bina, bir sürü oda, sınıftasınız. Günde 8 saat ders. Sınıftaki yeriniz hep aynı: tahta sıralar. Ders 40 dakika, biri bitiyor, diğeri başlıyor. Teneffüs 5 dakika. Lavaboya mı kantine mi arkadaşlarla oyuna mı yetişeceksiniz? İkilem büyük ve akşama kadar sürecek. Hava kararmaya yüz tutarken saatlerdir beklediğiniz an geliyor, çıkış zili! Kaçıyorsunuz oradan, arkanıza bile bakmadan.
Herhangi bir okuldan öğrencilerin nasıl çıktıklarını gördünüz mü? Yürüyerek çıkanına nadir rastlarsınız, öğrenciler genelde koşarak çıkarlar okuldan.
Bitmedi!
Endoktrinasyonu var, açık/gizli müfredatı var, zaman-mekân kısıtlaması var, disiplin ve gözetim teknolojilerinin amansız uygulaması var, etiketleme- sınıflama- eleme döngüsü var…. Tabii ki bunların hiçbirinde zerre miktar söz hakkınız yok. Farkında olsunlar ya da olmasınlar öğretmenlerin de yok. Ve tüm bunlar bir paket halinde sunuluyor: Zorunlu eğitim!
Gayri memnun öğrencilere şaşmamak gerek!
Asıl problem, bu düzeneğin bu haliyle memnun öğrencileri karşımıza çıkartmasıdır.
Kürşat Bumin yıllar önce, bu okul düzeneği devam ettiği müddetçe bırakın 8 yıl zorunlu eğitimi ben 5 yılın da uzun olduğunu düşünüyorum, demişti. Okul düzeneği dün nasılsa bugün de aynı ne var ki zorunlu eğitim 12 yıla çıkarıldı. Tüm ülkeler zorunlu eğitim yılını arttırmanın derdindeler. 1800'lerde dökümü tamamlanmış bir kalıp bu. Amerika'dan Asya'ya çok değişmiyor aslında. Spesifik örnekleri geçelim lütfen. Onları öne sürmek sistemik tuzaklar, bağlamında tartışalım bir zahmet.
Üçüncüsü, PISA raporları ülkelere karne dağıtıyor; lakin bu eğitim modelinin vazgeçilmezliğinin nedenini düşünmek için bir davet sunmuyor kimseye. Öte yandan bu eğitim modelinin gerekliliğinden, zorunlu- gerekliliğinden ve neler kazandıracağından dem vurarak 1800'lerden bugüne taşınan ve her cıvatasından ayrı sesin geldiği bu yapının propagandasını yapanlar, kuşkusuz anlamayacaklar derdimizi.
Dördüncüsü, Türkiye'de tüm ideolojik kesimlerin, farklı yaşam tarzlarını savunan insanların, siyasal yelpazede zıt kutuplarda konumlananların iş eğitim-öğretim faaliyetlerine geldiğinde, kutsal ittifak içerisine girerek aynı ezberi farklı öge dizilişiyle terennüm etmelerinden fena halde sıkıldık!
Fransa'da çocuğunun eğitimi için tüm bir sistemi karşısına alan bir annenin, Catherine Baker'ın söylediği gibi söyleyelim o zaman: “Bizim sorunumuz kaçan treni şu ya da bu garda yakalamak değil; bizim sorunumuz başka bir yoldan gitmek.”
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.04.2021
10.04.2021
31.01.2021
26.01.2021
31.12.2020
21.12.2020
12.10.2020
17.09.2020
11.09.2020
5.08.2020