Ali BAYRAMOĞLU
Bir ülkede çoğunluk adalete inanmıyorsa hüküm odur. İmamoğlu hadisesiyle ilgili siyasi iktidar ne derse desin, istediği kadar yargı süreci, yargı kararından söz etsin, hüküm, yargının bağımsız ve tarafsız olmadığı yönündedir. Meşruiyet de bir yanıyla böyle bir şeydir.
Konda’nın araştırma sonuçları ortada.
Tutuklama kararını yanlış bulanlar yüzde 65 oranında. Eylemleri haklı bulanlar ise yüzde 73 civarında. Başka önemli bir araştırma şirketine göre AK Partililerin yüzde 42’si bile (yanlış ya da fikrim yok diyerek) İmamoğlu’nun tutuklanmasını desteklemiyor.
İktidarın yargısal siyasi manevralarla muhalefeti boğma girişimi demokrasi ipinin inceliği yerdir.
Toplum da bunun farkında…
Mitingler ve tepkiler de bu yüzden…
Demokratik düzene yönelik ölümcül baskı karşısında, elinde tepki vermek, ses yükseltmek, miting yapmak, bireysel davranışlar üzerinden yaptırım uygulamak dışında imkan bulunmayan kesimlerin bu tutumu doğal ve demokrasiye sahip çıkmak bakımından anlamlıdır.
Siyasi iktidar, malum, bu tepkileri her otoriter yapı gibi, tahrik, sokak terörü, milli ekonomiye karşı darbe olarak tanımlıyor ve sorumlu olarak ana muhalefete, CHP’ye işaret ediyor.
Ancak gün gibi açıktır, gelinen noktanın tek sorumlusu iktidarın bizzat kendisidir.
Muhalefetin likidasyonuna cüret etmesi, buna yönelik tepkileri öngörememesi el ele bir siyasi tutum faciasıdır.
Bulunduğumuz aşamayı nasıl değerlendirmeli?
Birçok açıdan bakılabilir.
“Her şerde bir hayır vardır” denebilir. Yaşanan gelişmelerin bir siyasi katarsis etkisi yaptığı, CHP’nin anti-demokratik girişimlere karşı toplumu seferber etme gücü ve becerisini yükselttiği söylenebilir. Özellikle gençlerin demokratik taleplere siyasallaşması ve kamu alanına çıkması buna eklenebilir.
Elbet…
Ancak hiçbir şey sadece göründüğü kadar “saf” değildir.
Örneğin Özgür Özel’in sıkça kutuplaştırıcı bir dil kullanması, geleneksel siyasi-kültürel ayrımları ima etmesi, toplumsal tepkilerin sınırını kendi kesiminin hassasiyetleriyle, üstelik tepeden dille çizerek belirlemesi “demokrasi ittifakı ve infilakı” beklentileriyle uyumlu değildir.
Şunu sık söylüyor Özel: “Bir tarafta Tayyip Beyler, diğer tarafta bizim taraf. Biz 1808’den beri Sened-i İttifakçıyız. Yani tek adamın yetkilerinin paylaşılmasından yanayız. Biz ilk meclisten, I. Meşrutiyet’ten beri meclisçiyiz. Onlar bunun karşısında direnenler. Onlar, meclisi 33 yıl kapalı tutanların takipçileri; biz Jön Türklerin, ardından da II. Meşrutiyet’in neferleriyiz. Onlar Damat Feritçiler, biz meşrutiyetçileriz. Onlar, Kurtuluş Savaşı’nda manda, himaye isteyenler. Onlar, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ölüm fermanı verenler. Onlar, İskilipli Atıf Hoca’nın, ‘teslim olun’, ‘direnmeyin’, ‘milli mücadele yapmayın’ dediği ifadeleri İngiliz uçaklarından attıranlar, İngiliz Muhipleri Cemiyeti’yle aynı tarafta duranlar. Biz boynundaki ilmeğe rağmen milli mücadeleyi sürdüren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’leriz.”
Bu, yanlış bir ezberdir.
Bu, ülkedeki mevcut siyasi ayrımlara oynayan, kötü ve İmamoğlu’nunkine, hatta Kılıçdaroğlu dönemine oranla geri bir stratejidir.
İhtiyaç olan ise adalet ve demokrasi bakımından daha kuşatıcı, farklı kesimleri kucaklayıcı bir dildir.
Mevcut duruma ilişkin bir başka bakış ise iktidarın, daha doğrusu Tayyip Erdoğan’ın kriz yönetme kapasitesinin düşüklüğü, inatçı ve otoriter tutumunun içerdiği risklerdir
Eylemlere, gençlere ve boykot çağrılarıyla yeni keyfi yargı hamleleriyle yanıt vermek krizi yükseltmek anlamına gelir.
Kötü kriz yönetimi ise kapıyı kaosa, olağanüstü hale, rejimin sertleşmesine, yeni anti demokratik hamlelere açabilir. Buna özellikle MHP’nin dillendirdiği tehditleri de eklemek gerekir.
MHP Elazığ İl Başkanı Yunus Bal şöyle diyordu örneğin:
“Bugün siz sokaklarda bir şeyler yapıyorsanız Milliyetçi Ülkücü Hareketin lideri bizi tuttuğu için yapıyorsunuzdur. Biz dün o sokaklara sahip çıktık o sokaklarda kan verdik can verdik bedel ödedik size bırakmadık. Bugün de bu şehirde ve diğer şehirlerde yürüyüş yapıyorsanız inanın sadece biz izin verdiğimiz için yapıyorsunuz..”
Akla gelmez ama hafife de alınmaz…
Dirence, kutuplaşmadan her anlamda kaçarak yeni dil ve çağrıyla devam etmek gerekir.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026