Ali BAYRAMOĞLU
Bir arkadaşım gönderdi. Çetin Doğan'ın damadı ve kızı, 2003'de 1. Ordu'da yapılan, bugün Balyoz davasına konu olan plan seminerindeki konuşma dökümlerini internet sitelerine koymuşlar. Bu dökümleri okuyanların iddianame okumasına gerek kalmıyor, zira sadece bunlar bile darbe girişimi nedeniyle sorumluların yargılanmasına yetip artacak belgeler...
Dün Devrimci Karargâh davası vardı. Yarın da devam edecek bu davada, Hanefi Avcı ve SDP'liler yargılanıyor. İddianameyi didikleyerek okudum, Hanefi Avcı'nın kitabını ve kendisiyle ilgili iddiaları tekrar gözden geçirdim. Fikrim biraz daha pekişti. Bu iddianamenin ve kanıtlarının çıplak gözle, düz mantıkla bile ciddiye alınabilecek bir tarafı yok.
Aslında Ergenekon davası ve türevlerinde iki uç noktadır bunlar...
Biri, son derece açık ve ciddidir...
Diğeri, müphem ve gayri ciddidir...
Ne var ki, kamuoyu, bunlar arasında ayrım yapmamaya, "blok taraf" olmaya davet ediliyor.
Nitekim bir yanda Ergenekon sürecinde hukuk rayının güçlendirilmesini bile davanın sulanması ve askerle ittifak olarak gören bir bakış var.
Öte yanda örneğin Şık olayından hareketle Çetin Doğan gibi isimleri bile temize çıkarmaya kalkan başka bir bakış, bu durumu Ergenekon'un bir iktidar mücadelesinden ibaret olmasının kanıtı olarak sunmaya çalışıyor.
Bu konularda polemiğe yol açan yazılar kirlilik üretmekten başka işe yaramıyor. Ancak saflar o kadar sıkı ki, örnek vermeden de olmuyor.
Mesela, "Şık ve Şener 'in tutuklamasını eleştirenler savcının niyetini okudu" diyen kimi kalemler savcının asıl niyetinin ne olduğunu, üstelik içeriden anlatacak kadar ileri gitmekten geri kalmadılar. Psikolojik harekâtın ne demek olduğunu unutarak suçlanan kişiler hakkında "eşi ve kendisi", "çevresi ve kitabı" gibi göz atmalarla hükümler vermekten kaçınmadılar. Soruşturmalara ve içeriklerine bakmak yerine, bunlara destek veren ya da karşı çıkanlara bakarak tavır aldılar, Şık için yapılan destek yürüyüşünü "kitap ve tutuklama meselesi"nin kendisinden çok önemseyerek, odak kaydıran analizlere soyundular. Polisten mülhem "Post-Ergenekon tabiri"nin kullanımı bu koşullarda iyice yaygınlaşırken, bir okuma hatası halinde "hakkı gaspedilen bireyler"den özür dilemenin, "hak gaspetme ihtimali yüksek devlet"ten özür dilemekten zor olduğunu, ne denli zor unuttular...
Malum, bunun tersi de vaki...
Evet, bir niyetler ve niyet okumalar savaşı diyelim...
Oysa mesele ve ilke basit ve açıktır:
Temizlik ve hukuk birlikte gitmelidir. Hukuk temiz, temizlik hukuki olmalıdır.
Dönelim Avcı ve Devrimci Karargâh meselesine...
Deliller, iddialar, kitaplar ortada...
Bunlara bakılınca durum gerçekten gayri ciddidir.
Hanefi Avcı'nın yazdığı bir kitap yüzünden sürmekte olan soruşturmayı açığa çıkardığı, aslında bunu örgüt üyesi olduğu için yaptığı, bu arada asıl niyetinin Ergenekon soruşturmasını yıpratmak olduğu iddiası, "ironik" bir durum olarak kanıtsız şekilde orta yerde duruyor.
SDP'liler ise bir çatışmada öldürülen Devrimci Karargâh üyesi Orhan Yılmazkaya'nın bilgisayarından çıkan imzasız, SDP'ye mültefit bir yazı yüzünden örgüt üyeliği ile suçlanıyor.
Aslında şöyle demek daha doğru:
Hanefi Avcı'nın suçlanması için, tanıdığı bir SDP'li üzerinden SDP'yle bağlantısı kuruluyor, SDP'nin suçlanabilmesi için ise bu partinin DKÖ ilişkili olduğu iddia ediliyor. Daireyi bir adım daha genişletelim: İş, Avcı'nın kitabını Nedim Şener'in yazdığı, Ahmet Şık'ın ise başka bir kitabın yazımını üstlendiği gerekçesiyle tutuklanmalarına uzanıyor...
Bu mantıkla bu duruma itiraz eden herkesi, sıradan insanları bile olup bitenin parçası olarak görmeniz mümkündür...
Ergenekon ve hukuk işte böyle örseleniyor.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026