Ali BAYRAMOĞLU
Türkiye gibi yarı kapalı düzenden çıkmaya çalışan toplumlarda sıkça taşıyıcıların, siyasi iktidarların 'becerisi ve tarzı' tek yol fikriyle özdeşleştirilir.
Bunu ANAP döneminde de yaşadık, bugün de yaşıyoruz.
Oysa 'doğru'nun tek şekli, tek modeli yok.
Siyasi iktidarın yapılması gerekenleri ustaca ve cesaretle yapıyor, Türkiye'nin önünü açıyor, çıtasını yükseltiyor olması, kullandığı modelin ve simgelediği siyaset tarzının aynı oranda tartışılmaz olduğunu göstermiyor.
Makro açıdan 'doğrular' yapılır, 'doğru adımlar' atılır, 'çarpıcı sonuçlar' alınırken, bırakılan tortunun mevcut zihniyet yapısını, siyaset-toplum ilişkilerini olduğu gibi üretip üretmediği, dönüştürüp dönüştürmediği de önemli bir meseledir.
Bugün AK Parti'ye yönelen küfür niteliği taşımayan eleştirilerin önemli bir bölümü bu noktadan kaynaklanıyor...
Gücünü toplumdan almakla, değişim politikalarıyla topluma hareket alanı sağlamakla birlikte, AK Parti toplumla ilişki kurarken, 'geleneksel sağ söylem'in dışına çıkmıyor.
Muhafazakar her siyasi parti gibi AK Parti'nin de eylemlerine, zihniyetine, siyaset algısına ve tarzına egemen olan, daha önce de sık altını çizdiğimiz dört kavram var:
'Hizmet, beceri, dayanışma, millet...'
Siyasi iktidarın siyaset modeli ve tasavvuru, adaletçi özellikler taşıyan, yönlendirici politik tercih dozu düşük modelsiz bir 'hizmet' fikriyle özdeş halde...
Dillendirdiği başarı öyküsü ya da ulaştığı başarı örgülü katılımı ya da toplumsal ittifakları merkez alan bir modelden çok, genel meşruiyet rüzgarıyla yoğurduğu 'beceri'yle, becerisiyle ilişkili...
Topluma bakışının bir ayağını oluşturan sosyal politikaları 'alan-veren etkileşimine dayanmayan', verenin 'hüsnüniyeti'ne bağlı 'geleneksel dayanışma' ruhu ve adımlarıyla örülü...
Topluma bakışının diğer ayağı, doğrudan talep etmeyen ya da talebini iktidar seçerek yerine getiren, farklı eğilimleri olmayan, her doğru adımın herkesi doğru yönde etkilediğini varsayan 'yekpare millet' anlayışı üzerine kurulu...
Örgütlü girişimleri, kurumsal, toplumsal, kitlesel talepleri reddeden, üretimden çok tüketimi ya da koşulsuz yardımı, desteği merkez alan 'muğlak ve yukarıdan adaletçi dayanışmacılık' ile 'farklı parçalardan oluşan bir toplum tasavvurunun yokluğuna işaret eden millet' algısıyla yol almak yeni dönemde kolay olmayacaktır...
Bir kaç gün önce 'Yeni Türkiye'ye Doğru' başlığıyla kaleme aldığımız yazıların üçüncü serisini aslında bu konu oluşturuyor.
Mart seçimlerinde söylemiştik:
AK Parti'nin alacağı oy oranı kaç olursa olsun, ataerkil siyaset tarzı devam ettirilirse, bu açıdan 'nerede kalmıştık tarzı bir devam siyaseti' uygulanırsa, özgürlükler, kutuplaşma, toplumsal gerginlikler açısından uçak irtifa kaybeder.
Bunun farkına varmak, siyasetçi ve siyasi iktidar açısından tüm topluma değme çabası demekse, bu ancak tüm ülke üzerinde bir meltem etkisi yapacak reformcu, demokratik bir iklimin oluşturulmasıyla mümkündür.
Ve şu açık: Bugün demokratik iklim oluşumu, sadece atılacak somut adımlarla değil, çıkarılacak yasalarla, yapılacak düzenlemelerle değil, siyasette ve siyasi iktidardan toplumu ikna edecek bir şeffaflaşma çabasıyla gerçekleşebilir.
Ne var ki, bu istikamette gitmiyoruz.
Acılı, ateş düşmüş bir kasabada bir göstericiye tekme atan bir danışmanı bile görevden almayan, alamayan bir iktidar var. Kibir kabarması yaşayan bir ruh hali var. Kutuplaşmanın istikrar ve demokrasi açısından işaret ettiği tehlikeyi görmeyen bir siyasi iktidar var.
AK Parti bu koşullarda da daha uzunca bir süre iktidarda kalacak oyu alır ve yeni bir anayasal rejime doğru ilerler.
Ancak bu koşullar birey-devlet ilişkisini ve siyaset tarzı açısından demokrasiyi her geçen gün tartışmalı hali getirir.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026