Ali BAYRAMOĞLU
Önceki gün misyonerlik etrafında işlenen cinayetleri ele alan iki kitaptan söz etmiştik.
İsmail Saymaz'ın yeni çıkan Nefret adlı kitabının ve Adem Yavuz Arslan'ın daha önce çıkmış olan "Bi Ermeni Var" çalışmasının gündeme tekrar oturttuğu misyonerlik meselesine işaret ediyorduk.
Ergenekon örgütünü, Zirve katliamını son dönemin faili meçhul ya da tetikçisi belli cinayetleri iç içe geçiren kilit kelime, misyonerlik...
Cinayetler konusunda, çetelerle ilgili bunca dava sürüyor, ancak işin özüne ulaşıldığını söylemek çok zor.
Bunu Başbakan bile söyleyemiyor...
Bir süre önce, kitabı yayınlandığı zaman Adem Yavuz Arslan'a, Dink cinayeti için, "ana kumandaya ulaşabildiniz mi, biz tetikçileri yakaladık ama arkasındaki insanlara, ana kumandaya ulaşamadık" diyen bizzat oydu.
Misyonerlik meselesi söz konusu olunca Cumhurbaşkanı Gül'ün kanısı da farklı değil.
O da bir yıl kadar önce şunları söylüyordu gazetecilere:
"Ben Hablemitoğlu cinayetiyle çok uğraştım. O kadar bire bir takip ettim ki o cinayet soruşturmasını. O dönem Emniyet, MİT hepsini Başbakanlığa çağırıp teke tek. Hanımını birkaç kez çağırdım. Baş başa, başkalarının yanında konuşmak istemedi çünkü..." diyor ve gazetecilerin sorduğu sorulara şöyle yanıt veriyordu:
"-Parmak izlerini buldunuz mu?
Vardı...
-Yurtdışı kaynaklı mı?
Hayır...
- Devamı niye gelmedi
Ulaşılamadı, çıkartılamadı... Bugün de hâlâ takip ederim... Muhakkak bu dosyayı da aydınlatacaksınız diye, hâlâ sık sık sorarım ne durumda diye... Benim kısa başbakanlık dönemim var ama o dönem içinde olan bir şeydi, bundan dolayı ayrı bir sorumluluk hissederim. Her şeyi altüst etmekle ilgiliydi o iş. O cinayet olduktan sonra Türkiye'de kopartılan kıyameti düşünürseniz..."
Özeti şu:
"İzleri bulduk, izler içeriyi işaret ediyordu, ama derinliğe ulaşamadık..."
Meselemiz geliyor o derinliğe takılıyor...
Nedir o derinlik?
Faili meçhul cinayetlerin ya da siyasi cinayetlerin dönemlere göre hep bir rengi olmuştur.
2000'li yıllarda özel ve öncelikli hedef gayrimüslimler oldu.
Son 6-7 yıl içinde biri Trabzon, diğeri İskenderun'da iki rahip öldürüldü.
Biri Mersin, diğeri İzmir'de iki rahip bıçaklandı.
Malatya'da bir kitapevi basıldı, misyoner oldukları iddiasıyla 4 kişi gırtlaklandı...
Hrant Dink vuruldu...
Misyonerlik üzerine çalışan, Alman vakıfları üzerine yazdığı kitaplar iddianamelere esin kaynağı olan Hablemitoğlu öldürüldü...
Hablemitoğlu niye öldürüldü, kim öldürdü?
Bu soruların yanıtı bulununca, derinliğe ulaşılacağına hiç şüphe yok... Gördüğümüz ve bildiğimiz hususlar var. Darbe girişimleri, AB sürecine itirazlar ve tepkiler, sokağı hareketlendirme, milliyetçi duyguları seferber etme hamleleri, cumhuriyet mitingleri, muhtıralar, kapatma davaları bunların hepsi iç içe giriyor.
Bunlara eklenen diğer bir konu sistemin karanlık noktaları...
Örneğin JİTEM gibi tüm Türkiye sathına yayılan yapılanmalar, bu yapıların gelenekleri, kullandıkları insanlar...
Önceki gün Adem Yavuz Arslan'ın kitabından alıntı yaptık.
Jandarma, AB yasalarının sağladığı uygun ortamdan yararlanarak, rahip Santoro'nun takip edildiğini söylüyor ve bir süre sonra aynı rahip öldürülüyordu.
Bu konuda sürdürülen parça parça davalar var...
Söz konusu emniyet, özellikle jandarma olunca soruşturmalar tıkanıyor...
Sürmekte olan soruşturmalar ya tetikçilerle sınırlı kalıyor ya da ona bile ulaşılamıyor...
Açıktır bir ihtiyaç var...
Bu davaların tümünü tekrar ele alacak bir sürecin başlamasına ve buna imkân verecek yasal düzenlemelere gerek var...
Bu, hukuk kurallarına riayet edilerek yapıldığı oranda, Türkiye'de bambaşka bir sayfa açılacak, havada kalan dava ve iddia ete kemiğe bürünecektir.
Cumhurbaşkanı ve Başbakan bu konuda temel olarak aynı düşündüklerine ve kamu vicdanıyla paralel durduklarına göre, beklentimiz olmalıdır ve yüksek olmalıdır.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026