Atilla YAYLA
1.Dershaneleri bir kanunla kapatmak teşebbüs özgürlüğüne aykırıdır. Özgürlüğü temel siyasî ilke olarak kabul eden bir siyasî ve hukukî sistemde, bireyler tek tek veya birleşik olarak (şirket kurarak) ekonomik faaliyet yürütebilirler. Diledikleri malların ve hizmetlerin üretimini, dağıtımını ve satışını serbestçe gerçekleştirebilirler. Dershaneler birer ekonomik işletmedir. Kurucuları, sahipleri ve çalışanları bilgi üretmeyi ve nakletmeyi ekonomik faaliyet alanı olarak seçen ve bu amaçla bir araya gelen özgür vatandaşlardır. Liberal demokraside kamu otoritesinin bu insanlara günün birinde şu veya bu sebeple sizin sektörünüzü yasa dışı ilan ediyorum ve ortadan kaldırıyorum deme hakkı yoktur.
2.Dershanelerin kapatılması sivil topluma karşı tavır almak, bazı sivil toplum unsurlarını tasfiye etmeye yeltenmek anlamına gelir. Sivil toplum kendi hâline bırakılmış toplumdur. Aile ile devlet arasındaki her toplumsal kademe sivil toplumun içinde yerleşiktir. Bildiğimiz kâr için çalışmayan sivil toplum kuruluşları yanında ekonomik işletmeler ve dolayısıyla dershaneler de sivil toplumun birer parçasıdır. Dershaneleri yok etmek sivil toplumun dallarından birini haksız ve sonunda tüm topluma zarar verecek şekilde budamaktır.
3.Dershanelerin kaldırılması eşitsizlikleri koyulaştırır ve eşitsizliklerin sivil toplum tarafından törpülenmesinin imkânını azaltır. Hayata hazırlanan gençler çeşitli faktörlerin tesiriyle toplumda eşitsiz konumlar işgal ederler. Bu eşitsizliklerin bir kısmının giderilmesi imkânsızdır ve bunlar bireyleri mezara kadar takip eder. Bazı eşitsizlikler ise eğitimden doğar ve en azından bir dereceye kadar giderilmeleri mümkündür. Dershaneler fakirlerin, dezavantajlıların, şansızların eşitsiz konumlarının giderilmesine ciddî katkılar sağlamaktadır. Ortadan kaldırılmaları bazı eşitsizliklerin koyulaşmasına ve kalıcılaşmasına sebep olabilir. Buna bağlı olarak sosyal mobilizasyonu engeller ve yavaşlatır.
4.Dershanelerin kaldırılması devleti büyütür ve dolayısıyla devletçiliği besler. Devletin yetkileri ve el koyduğu toplumsal kaynakların miktarı artar. Böylece devlet şişer, hantallaşır. Bu, politik ekonomi literatüründe 'devlet başarısızlığı' denen durumun ortaya çıkması ve toplumsal kaynakların israf ve heba edilmesi ihtimalini kuvvetlendirir.
5.Dershanelerin kapatılması sivil toplum içinde vatandaşların yeni yolları ve usulleri tecrübe etmelerinin önünü keser. Böylece toplumu eğitim alanında en önemli yenilik yönteminden, yani deneme-yanılma yoluyla ilerleme imkânından mahrum bırakır. Merkeziyetçi ve tek biçimci sistemlerin başarısızlığının maliyetleri çok büyük olur. Bu yüzden milyonlarca insanın eğitim ihtiyacını her ihtiyaca aynı anda ve yeterince cevap vermesi imkânsız olan bir merkeziyetçi sisteme hapsetmek yerine farklı, değişik, yarışan yol ve yöntemlere izin vermek, daha doğrusu onları engellememek gerekir.
6.Dershanelerin kapatılması eğitim sistemindeki sınırlı çoğulluğu öldürür, ortadan kaldırır. Tek tipleşmeyi teşvik eder. Farklı eğilimleri ve yetenekleri ezer. Dershaneler zaten yanlış olan sistem içinde bir ölçüde olsun bir çoğulluk yaratmaktadır. Aynı şeyin devlet çatısı altına yapılması imkânsızdır. Devlet okullarında çocukları okuyan herkes bunu bilir. Devlet her alanda olduğu gibi eğitimde de vatandaşlarına istedikleri gibi tercih yapabilecekleri bir menü değil herkesin aynı şeyleri tüketmeye mecbur olduğu bir tabldot sunabilir. Çoğulluğun teşvik edilmesi gerekirken budanması bireylere de topluma da haksızlık yapılması anlamına gelir.
7.Dershanelerin kapatılması hem kamu otoritesini kullananların kafasında hem de toplum nazarında kamu otoritesinin topluma her yönüyle hükmedebileceği fikrini ve hükmetmesi gerektiği kanaatini besler. Bu siyasal kültürü otoriteryenleştirir. Kamu otoritelerinin sorgulanması arzusunu gevşetir, devletten beklentileri karşılanamayacak ölçüde artırır.
8.Dershanelerin kapatılması bireylerin özel ders almalarını engelleyemez. Kamu otoritesinin gücünün fıtrî sınırları vardır. Dershanelerin kapatılması ders alma - verme faaliyetinin kayıt dışına çıkmasına, yer altına inmesine sebep olur. Ülkemizde üniversite eğitiminde talep ile arz arasında bir açıklık mevcut. Son yıllardaki gelişmeler devam etse ve arz ile talep eşitlense dahi bilgi yarışında destek alma ihtiyacı ortadan kalkmayacaktır. Sayısal olarak arz ile talebin buluşması bu buluşmanın nitelik olarak da sağlandığını göstermez. Bu gerçeği talep manipülasyonu yoluyla ekonomiyi idare etme hayali kuran Lord Keynes de görememişti. Toplam talebi para politikası yoluyla aynı noktada tutmak mümkün olsa bile toplam talep içindeki sektörel genişleme ve daralmalar da Keynes'in korktuğu sonuçları doğurabilir. Üniversite sistemimizde durum budur. Herkesin her istediği yere hiçbir standart aranmaksızın girebileceği mucizevî bir durum gerçekleşmedikçe yarış çapı ve tarzı değişse de sürecek ve dershane sistemi bir şekilde yaşayacaktır. Kamu otoritelerinin dershanelerin kapatılmasında çok arzuluysa bundan da rahatsızlık duyacaktır ve hedefe ulaşabilmek için vatandaşların her anını gözetleyen ve onlara karşı şiddetli kamu zoru kullanılmasını gerektiren bir devlet yaratmaya çalışacaktır.
İşte bu sebeplerle dershaneleri kapatmak yanlıştır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2021
24.04.2020
12.02.2020
13.11.2019
28.07.2019
28.05.2019
22.05.2019
14.05.2019
12.05.2019
18.04.2019