Atilla YAYLA
Geçtiğimiz günlerde gazetelere şu ilginç haber düştü:
“İngiltere'de yapılan bir araştırmada yalnızlıkla ilgili ilginç bir sonuç çıktı. 23 farklı çalışmanın birleştirilmesiyle oluşturulan araştırmada, katılımcılardan topluma olan bağlılıklarının seviyesini belirlemeleri istendi.
Katılımcıların koroner kalp rahatsızlıkları 3 ile 21 yıl arasında değişen dönemlerle izlendi. 23 farklı çalışmadan oranları yüzde 2.8 ile yüzde 77.2 arasında değişen katılımcılar kendilerini yalnız veya toplumdan dışlanmış olarak tanımladı.
Sonuç olarak yalnızlık ya da toplumdan dışlanma sorunu yaşayan insanların yüzde 29 ’unun normalden daha fazla koroner kalp rahatsızlıklarına yakalandığı, yüzde 32 ’sinin ise daha fazla felç geçirdiği ortaya çıktı.
Yalnızlığın en fazla görüldüğü yerler ABD, Avrupa, Japonya ve Avustralya olarak listelendi. Katılımcıların özellikle depresyon, fiziksel ve ruhsal sorunlar nedeniyle toplumsal ilişkiler kuramadığı belirtildi. Bunun dışında, çevresinde birçok arkadaşı olmasına rağmen kendini yapayalnız hisseden insanların sayısının da oldukça yüksek olduğu ifade edildi.
Yalnızlık yaşayan insanların sağlıksız alışkanlıklar edindiği, bu alışkanlıkların başında da sigara, Alkol, gereğinden fazla ya da az gıda tüketiminin geldiğinin altı çizildi.”
Dilimizde “yalnızlık Allah’a mahsustur” diye bir söz var. Çok doğru ve hikmetli. İnsan sosyal bir varlık.Sosyalleşme, diğer insanlarla beşerî ilişki ve etkileşim içinde olma, insan için beslenme, barınma gibi bir temel ihtiyaç. İnsan cinsinin üremesinden insanî potansiyelini gerçekleştirebilmesine kadar birçok şey bu ihtiyacın giderilmesine bağlı.
İnsanın sosyal bir varlık olduğu insanları gözlemleyen düşünürlerin eskiden beridir vurguladıkları bir nokta. Neredeyse her filozof eserlerinde insanın sosyal bir varlık olmasından bahsetti ve toplumla ilgili düşünce ve teorilerinde bunu veri aldı. Böyle yapmayan, insanı bir araya gelmeye değil birbirilerinden uzak durmaya, kaçmaya teşvik eden ve bunun insanın hayrına olacağını söyleyen, iddia eden pek yok. Sadece J. J. Rousseau insanların diğer tüm insanlardan yalıtılmış olarak ve mutluluk içinde yaşadığı bir dönem olduğunu iddia etti. Ancak, insanın bu yalnızlık safhasına dönmesini gerekli ve mümkün görme hatasına düşmedi. İnsanların yozlaşmasının toplumun doğmasıyla başladığına işaret etmek için bu tür bir fiksiyon geliştirdi.
Esasen insanın yalnız başına yaşaması doğası tarafından da imkânsızlaştırılmakta. Tüm canlı hayvan türleri gibi insan da iki cinsin bir beraberliği sonucu dünyaya gelmekte. Varlığını sürdürmesi yani hayatta kalması yanında en azından bir canlının –genellikle annesinin– kalmasına bağlı. Bu yüzden yine birçok filozofun işaret ettiği gibi aile neredeyse birey kadar somut ve mühim bir beşerî ünite.
Yukardaki habere yansıyan türden bilimsel araştırmalar yalnızlığın insana sağlık bakımından da zararlı olduğunu ortaya koymakta. Bazı hastalıklara yalnız insanlar daha çok yakalanmakta. Tahmin ediyorum ki, yalnızlığın insanın psikolojisi ve ruh hâli üzerinde de menfî tesirleri var. Yalnızlıktan bunalan insanların çeşitli ortamlarda bazen feryada dönen açıklamaları ve şikâyetleri bunu gösteriyor.
Biz Akdeniz havzası insanları bu bakımdan örneğin kuzey ülkelerinin sakinlerine göre daha şanslıyız. İnsanlar sıcakkanlı, sosyal ilişkiler daha çeşitli ve yoğun. Hem de bir Almanın veya İsveçlinin anlayamayacağı kadar. Ne mutlu bize. Ama sanayileşme ve zenginleşmeyle, refah devletinin oluşması ve derinleşmesiyle bizde de yalnızlığın artması ihtimâli kuvvetleniyor.
Siz siz olun, neşeli ve sağlıklı bir hayat için yalnızlıktan korkun ve uzak durun.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2021
24.04.2020
12.02.2020
13.11.2019
28.07.2019
28.05.2019
22.05.2019
14.05.2019
12.05.2019
18.04.2019