A.Turan ALKAN
Linç, yargıya dayanmayan bir infazın gönüllü cellâdı olmaktır. Linç cinâyetine katılan birisi, aradan zaman geçtikten sonra yaptığı işle onur duymaz.
Kitle ruhu dediğimiz şeyle doğrudan ilgilidir; o esnada kitlenin irâdesine tâbi olmak şahsî sorumluluk duygusunu ortadan kaldırır, yapılanı hoş ve mâkul gösterir.
Yıllar önce, şehrin delilerinden birini zâlimce kışkırtıp alay eden, bir mecnûnun acılarıyla alay eden ve daha kötüsü, yaptığı işten zevk alan bir topluluk görmüştüm. Bu hadisenin acısı taş gibi, zehir gibi yüreğime oturdu. “Şu adamlarla nasıl bir müştereğim olur ki” diye kendimi yedim.
Dinin yasakladığı gıybette de sözlü bir linç şehvetinin izleri vardır. Hucûrat Sûresi’ndeki tesbit müthiş: “Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi?”
“Uydum kalabalığa… El söylüyor, ben de söylüyorum” gibi pansuman lâflarla nefsimizi ibrâ edemeyiz ki. “Müslüman ferd”in sorumluluğu ve hürlüğü işte bu noktada elle tutulur hale geliyor. Söylediğin her sözün mesuliyetini taşıyacak, Allah katında hesabını vereceksin, öyleyse tartarak, düşünerek söyleyeceksin. Bu dikkat bizi hem Müslüman, hem hür, hem de ferd yapar.
Hem Müslüman, hem ferd! Çok şey mi istiyoruz? Çok şey istemeliyiz. Bizim öteki dünya tasavvurumuzun yeryüzü uygulaması işte böyle bir celâdet gerektiriyor zirâ Müslüman, siyasetin ahlâk omurgasını dik tutandır; çatıştığında da bıdı bıdı yapmadan ahlâki olanı seçen. İslâm tarihi böyle namdar yiğitleri çok az gördü ve bu azlık, insanlığın verili hâline uygundur. Âdil azdır, zâlim çok; huzur azdır, keşmekeş çok.
Müslüman, hayatını bir destan gibi yaşayan adamdır; beldeler fethetmesini, küffâr ordularını bozmasını, kaleler düşürmesini kasdetmiyorum; Hakkı Hak bilip Hakk’a ittiba etmek maddesi tek başına kahramanlık destanıdır. Âdaletle yönetmek, zulme başkaldırmak dâsıtânî bir eylemdir, başlı başına yiğitliktir zaten. Başkaca hamâsete lüzum yok, emrolunduğu gibi dosdoğru olmak, bir Müslüman’a dünyası ve ahireti için yetişir.
İşte, siyasi bir durum, ahlâki durumun önüne geçti. İnsanlar, “geçimliğin mi önemli, akîden mi?” sorgusuna mecbur bırakılıyor. “Ucu belirsiz bir istikrarsızlık dönemini mi tercih edeceksin, yoksa, birazcık defolu olmakla birlikte sana gündelik ekmeğini ve huzurunu vereni mi?” sorusu, bu mânâda lince davettir.
Herkesin siyasi kanaati kendine, lakin siyasi maslahat yüzünden ahlâkı, yani Din’in kendisini eğip bükmeye kalkışanlara hatırlatmak gerek. Siyasi hatır için ahlâk feda edilmez, bilakis siyasi işler ahlâka göre tanzim edilmelidir. Müslüman ferdin ömrü boyunca hep karşılaştığı en temel mesele, en azîm çelişki budur: Ahlâkî mesele! Bilerek veya bilmeden verdiğimiz her kararda bir “üst değer”i şahit gösteririz. Siyasi maslahatını mâkul göstermek istiyenlerin üst değeri ne? Hangi yüksek hâtır için eğriye eğri demememiz bekleniyor?
Makyavelizm? Geçiniz; yönetimi ahlâktan tecrid mânâsında Makyavelizm, pratik fakat süflî bir “Devlet ahlâkı!” doktrinidir. Bu duruma uyuyor lâkin küçük bir kusuru var: “Din”e mugayir!
Tam bu esnada -vallahi!- meseleyi tecessüm ettirmek gayretime hariçten bir destek olarak 110 ilahiyatçının hükümete destek veren bildirisini fark ettim. Diyorlar ki: “Birtakım iç ve dış mihraklar, işbirliği yaparak, demokratik yollarla halk tarafından seçilmiş olan meşru yönetimi zaafa uğratmayı hedeflemektedirler. Böylece ülkemizi akıbeti meçhul maceralara sürükleyecek, millet ve memleket için onarılması imkânsız sonuçlar doğuracak bir kaos ortamı yaratılarak, gelişmelerin de önü kesilmiş olacaktır.”
Bu uzun bildiride imzalayacağım tek yer, “İslâm’da dürüstlük en temel ilkedir” cümlesidir, yazanın eli yeşersin!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.07.2016
13.07.2016
11.07.2016
10.07.2016
8.02.2016
7.02.2016
6.02.2016
4.02.2016
3.02.2016
2.02.2016