A.Turan ALKAN
Göz göre göre gelen bir felâket sonrasında halkın acısını paylaşmak, yaraları sarmak yapılacak ilk iş.
Bir sonraki adım mutlaka ve mutlaka, bir daha böyle bir felaketin yaşanmaması için insanların sebeb olduğu kusurlara karşı çok radikal tedbirler almak olmalıydı. Nasıl bir şey? Türkiye’de bir daha aynı sebeplerle maden ocağı felaketi yaşanmaması için gerekli her şey. Sadece maden ocaklarında değil, tersanelerde, fabrikalarda, dükkânlarda, hatta bürolarda iş kazası riskini en aza indirecek bütün tedbirlerden bahsediyorum. İşte musibet geldi başımıza; nasihat çıkarmayacak mıyız? Eğer bir hükûmet, halkına biraz antipatik görünmeyi göze alabilse değil işyeri kazalarını, trafik kayıplarını bile asgariye indirebilir pekâlâ. Mâliyet artacakmış, artar; istihdam daralırmış, başka türlü istihdam genişletilebilir. Bazıları homurdanırmış; herkesi her zaman memnun edemezsiniz. Bazen bile bile oy kaybını göze almak gerekir ve ancak o noktadan sonra “fıtrat faktörü” devreye girer.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Soma’da hayatını kaybedenlerin sivil şehit sayılması için hükûmet olarak çalıştıklarını belirtince gazeteciler, şehitliğin hangi kanuna göre tarif edileceğini sormuş, “Şu acil ortamda düşündüğümüz bir şey değil. Şu andaki yasaların kullandığı kelimeleri ve terimleri kullanarak bir düzenleme yapacağız. Bunun hiçbir önemi yok.” demiş Sayın Bakan. Hiçbir itirazım yok, çünkü verilmesi düşünülen sadece bir unvan değil, aynı zamanda geride kalanlara tanınacak önemli özlük haklarıdır. Dul ve yetimlerimize feda olsun; fakat burada yapılması gerekenin küçük bir kısmından bahsediliyor, asıl yapılması gereken işyerlerinde kaza istatistiklerini AB’de kabul edilebilir seviyeye indirmek için acil ve sert tedbirler almaktır: Madenci evlerine bir daha şehit cenazesi gelmemesi için…
“Şüpheliler yargıda, dul ve yetimlere gereken yardım yapılacak; daha ne istiyorsun” diyenler çıkar mı bu kadar izahattan sonra? Çıkar, burası Türkiye çünkü. “Yedirmeyiz” edebiyatıyla halka adam gibi kamu hizmeti vermesi gereken beceriksizlerin, yine halk tarafından himâye görüp anlayışla karşılandığı, alkışlandığı ve merhamete uğradığı bir ülke. Haklarındaki kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen hukuki statüleri hâlâ belirsiz “Zanlı”ların işlerine devam edebildiği, yerde yatan adama iki tekme savurduğu için tabibden 7 gün iş göremez raporu alarak ertesi gün arslanlar gibi işine devam edenlerin kahraman sayıldığı bir ülke…
Yedirmeyiniz; ilerde lâzım olur!
Bazen ümidimi kaybediyor, siyasi zıtlaşmalar yüzünden ortak aklımızın gelişmesinin sekteye uğradığını düşünüyorum. İşte, 18. yüzyılda İngiltere dünyanın en büyük madenci ülkesiydi. C. Dickens, verimli damarları işletmek için daha derinlere inmek gerektiği için, küçüklüklerinden ötürü 10-15 yaşındaki erkek çocuklardan birkaç neslin nasıl hoyratça harcandığını anlatır romanlarında. “Garson boy” bedenlerin sığabildiği derin ve karanlık dehlizlere, sıradan bir işçi girememektedir çünkü. Vahşi kapitalizmin fukara sınıflar üzerindeki şuurlu katliâmının izlerini romanların arka planında okursunuz. İngilizler, gariban evlatlarını pırasa gibi doğradıktan sonraki asırda iş hayatını ve güvenliğini insani seviyeye çıkaran tedbirler aldılar. Ümidim şu: Batı tarihini okuyarak, önemli yanlışlıklardan kurtulabilir, onlardan çok daha az maliyetle problemlerimizi çözebiliriz. Ümitsizliğim şurada: Hayır, başkalarının tecrübelerinden yararlanmak yerine, o hataları birer birer işleyip ağır bedeller ödeyerek mesafe alıyoruz. Bu noktada fıtrat bahanesine sığınılması, ümitsizliği koyulaştırıyor.
Pekâlâ önlenebilir felaketlerin ızdıraplarını “din dili”nin müşfik ve sıcak atkısına sarıp sarmalayarak yatıştırmaya kalkışanları affedemiyorum.
Ve işte tam bu noktada devlet adamlarının “din”le bu kadar samimi ve sarmaşdolaş bir dile sarılmasını kabul edemiyorum. Devlet, halkın inancına saygılı olmaktan başka hiçbir sinyal vermemeli. “Devlet dini”, siyaset tarihinin en berbat, en can acıtıcı icadı.
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.07.2016
13.07.2016
11.07.2016
10.07.2016
8.02.2016
7.02.2016
6.02.2016
4.02.2016
3.02.2016
2.02.2016