A.Turan ALKAN
Hamâsî duyguların tavana vurduğu gençlik günlerimizde Karaoğlan Ecevit’in, bilmem kaç küsur sene sonra misak-ı millî haricinde bir vatan toprağını ele geçirmesine hem sevinmiş hem üzülmüştük.
Geçici de olsa ‘Başbuğ’ rolü oynamayı kendisi bile aklından geçirmemişti fakat feleğin cilvesine bakınız ki, başında komando miğferi ile Ecevit, bir günde ülkenin bütün kahvelerine ve otobüslerin arka camlarına asılan posterlerde bir başkumandan olarak göründü. Hoşumuza gitmese de kendisi için hiç de fena olmadı. Kıbrıs fatihi sıfatıyla girdiği 1977 seçimlerinde yüzde 41,7 halk desteği alarak CHP’yi uçurmuştu.
Eğer Davutoğlu 20 Temmuz 1974 sabahı Ecevit’in yerinde olsaydı kim bilir daha neler söylerdi diye tahayyül edip keyifleniyorum. Sinematografik bir fantezi! Hemen belirteyim ki rahmetli Ecevit o sabah çok ölçülü konuşmuş, ucuz kahramanlık şeysilerine pek tevessül etmemişti. Davutoğlu, şu dâsıtânî Şah Fırat operasyonunu açıklarken hamâset ve vatanperverlik edebiyatımızda rahmetli Ömer Nâci ve Hamdullah Subhi’den sonra daha çocuksu ve acemice olmakla birlikte yeni bir çığır açtı.
Ah, masum çocukluk günleri... Nereden hatırlıyorum ben bu basmakalıp ama içi boş kelimeleri? Elli sene öncesi... Kızılırmak İlkokulu kütüphanesinde bir köşeye kapanarak rahmetli Ömer Seyfeddin’in, Abdullah Ziya Kozanoğlu’nun, M. Turhan Tan’ın, Nizamettin Nazif’in, Nihâl Atsız’ın bir solukta okuyup bitirdiğim dilîrâne eserlerini yeniden hafızlayan o çocuk benim işte... İşte Kür Şad’ın oğlu Urungu, Çin saraylarında çekik gözlü çerilerle elinde yalın kılıcıyla döne döne vuruşurken Tarkan Viking eşkıyalarına kan kusturmakta ve fakat daha sonraları sahneye çıkan Uygur delikanlısı Karaoğlan, düşmana kılıç üşürmek yerine meyhanelerde kafayı çekip hovardalıkla Türk’ün adını bir başka boyutta destanlaştırmakta. Arada bir her mısraı bıçak gibi keskin ama kahramanlığa susamış gönülleri kımız gibi esriten mısrâlar: “Sen de geçebilirsen yardan, anadan, serden/ Senin de destanını okuyalım ezberden” veya “Bu kaynaktan içenin yürekleri tunç olur/ Türk’e kefen biçenin ölümü korkunç olur” Sonra gençlik günlerinde, yurt kantininde komünistlere öfkelenip haykıra haykıra Mehter Marşı okuyarak masaları yumrukladığımız günler: “Orduların pek çok zaman/ vermiştiler dünyaya şan!”
Ah, dünyaya şan vermek o günlerden beri hayâlimizdi, neticesi hep perişanlık oldu. Fikirlerimiz bir iktidara geçse n’oolurdu ki?.. Derken fikirlerimiz bir ara iktidara geldi fakat bize yaramadı: “Dağlar gibi gençler âlemde perişân oldular” velâkin hamâset hep kazandı, hâlâ kazanıyor.
Meselenin ciddiyetle ele alınacak tarafı yok; analize de değmez. Eskiden büyüklerimiz, bu gibi hallerde “Bir kabahattir işledin, bari sesini çıkarma” diye tembih ederlerdi. Basit ve gerekli bir tahliye operasyonundan bir Zaloğlu Rüstem veya Battal Gazi menkıbesi çıkarmak için sağına Genelkurmay başkanını, soluna Milli Savunma bakanını bayrak direği gibi dikip ortaokul seviyesinde milliyetçi nutuklar çekmenin adı ne zamandan beri stratejik derinliktir? İşin aslını bilenler karnını tuta tuta gülüyor!
Üzerimize alınmayalım; sanki Normandiya çıkarmasını planlıyormuş pozlarında harekât masası başında afili fotoğraflar çektirip basına dağıtmak, ardından vatan kurtaran arslan edasıyla bol bol milli birlik ve beraberlik, çiğnetmeyiz, ölürüz ama vermeyiz, milli ve mânevî emanetler, indirmeden bayrağı göndere çektik türünden boş nutuklar çekmenin adresi bizler değiliz; bu mektubun alıcısı, başta muhtevası belirsiz barış müzakerelerinden huysuzlanan AKP’li seçmenle aynı telden tanîn eyleyen MHP’li kitledir. Güzel halkım, uyanık olalım: Siyâsette milliyetçi edebiyatın sesi yükselmeye başlayınca, işler bir yerlerde fena halde sarpa sarmış ve kötüye gidiyor demektir. Böyle kritik zamanlarda kötü siyasetçinin ilk çaresi vatanperverlik edebiyatına sarılmak oluyor çünkü.
Bugünlerde Bahçeli’nin yerinde olmak istemezdim; “Kim daha vatanperver?” yarışmasının tarafı olmak bile bende “istemem eksik olsun” duygusu uyandırıyor. [email protected]
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.07.2016
13.07.2016
11.07.2016
10.07.2016
8.02.2016
7.02.2016
6.02.2016
4.02.2016
3.02.2016
2.02.2016