Burhanettin DURAN
24 Haziran seçimlerinin farkı cumhurbaşkanlığı sistemine geçişin seçimi olması. Bu yönüyle aslında bu seçimler, 16 Nisan 2017 referandumunun ikinci raundu. Cumhur İttifakı yeni sisteme göre hem Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı cumhurbaşkanı seçmek istiyor. Hem de Meclis çoğunluğunu ele geçirerek önümüzdeki beş yıl cumhurbaşkanlığı sistemini yerleştirmek istiyor.
Diğer cumhurbaşkanı adayları ise bir yandan Türkiye'yi taşıyacak lider olarak kendilerini seçmene sunuyorlar. Öte yandan ise muğlak bir parlamenter sisteme dönme vaadi veriyorlar. Bugünlerde tekil polemik konuları öne çıksa da anlaşılan son hafta adaylar sistem tartışmasına odaklanacak.
Doğrusu bu seçimlerin ana gündeminin sistem tartışması olmasıdır. Adaylar, yürütmeye dair modellerini kamuoyu ile paylaşmalılar. Neticede cumhurbaşkanı seçilen aday kararnamelerle kendi yönetim modelini belirleyecek.
Kampanya sürecinde her konuda vaatler açıklanırken ülkenin yeni hükümet modelinin ne olacağının bilinmemesi ciddi bir eksik olarak öne çıkıyordu. Bu noktada ilk adım Erdoğan'dan geldi. Önce 28 Mayıs'ta bakanlıkların muhtemel sayısı ve ofislerle ilgili ipuçları verdi. Sonra 3 Haziran'da bir tv röportajında seçime bir hafta kala cumhurbaşkanlığı hükümet modelini (bakanlıklar, başkanlık ofisleri ve kurullar) genişçe anlatacağını söyledi:
"Milletimiz Türkiye Cumhuriyeti bundan sonra nasıl yönetilecek, AK Parti nasıl yönetecek bunu görmüş olacak. Ve oyunu da verirken buna göre verecek. Bu sistem ne Amerika'nın bire bir taklididir ne Avrupa ülkelerinin bire bir taklididir. Bu bize has olacak. Ona göre de uygulamasını yapacağız."
Cumhur İttifakı ve Erdoğan, hükümet modelini açıklama konusunda ön alarak tutarlılıklarını desteğe çevirmeye çabalıyor. Millet İttifakı ve bağlantılı cumhurbaşkanı adayları ise ikili bir zahmetle karşı karşıya.
Bir yandan İnce, Akşener, Karamollaoğlu, Demirtaş ve Perinçek seçildiklerinde uygulayacakları cumhurbaşkanlığı modelini açıklama baskısı altına giriyorlar. Diğer yandan Millet İttifakı'nı oluşturan partiler parlamenter sisteme nasıl geri dönüleceğini anlatmak mecburiyetindeler.
Aksi takdirde hem ikircikli hem de belirsiz bir propaganda yürütme sorunuyla yüzleşecekler. Akşener bu sorunu gördüğünden midir, yoksa İnce'nin gölgesinde kaldığından mıdır bilinmez, yeni bir girişimde bulundu. Önce beyannamesini açıklarken sonra da CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile görüşerek Millet İttifakı'nın "parlamenter sisteme geri dönmenin yol haritasını belirlemesi" önerisinde bulundu. Aynı öneriyi Karamollaoğlu ile de konuşacak. İnce, bu dönüşün 2 yıl alacağını söylemişti. Akşener ise dönüşün en kısa sürede tamamlanmasını savunuyor.
Bu öneri gerçekleştirilse bile Millet İttifakı'nın çelişkisi bitmeyecek. Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı hükümet modeli önerisine başka bir modelle cevap vermiş olmayacaklar. Sadece parlamenter sisteme dönüş tarihi ve yol haritası açıklamak yeterli değil. Seçmen muhalefetten artık iki sorunun cevabını aynı anda bekliyor:
1- İnce ya da diğerlerinden birisi kazanırsa 25 Haziran sabahı nasıl bir cumhurbaşkanlığı hükümet modeli oluşturacaklar?
2- Dönmek istedikleri parlamenter sistemin somut modeli ne olacak?
Yoksa sorun üreten eski parlamenter sistem uygulamamıza mı dönecekler? Gelinen noktada Millet İttifakı'nın modeller üzerinde çalışması ve uzlaşması mümkün görünmüyor. Muhalefetin bu eksikliği, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "kurucu" olma ve yönetme iddiasını daha da güçlendiriyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2022
19.05.2021
15.05.2021
30.04.2021
24.04.2021
17.04.2021
6.01.2020
3.01.2020
13.10.2020