Cafer Solgun
Bu kafayla da Türkiye yönetilir, ama...
5.02.2015
1893
Her biri ülkemiz şartlarında aynı zamanda rahatlıkla ‘yüzleşme’ olarak da okunabilecek demokratikleşme sorunlarımız, yıllarca palavra bir ‘birlik-beraberlik’ söylemiyle hasır altı edildi. Bu demagojinin ‘tavan’ yaptığı dönemler de, malum, genellikle darbe ve askeri müdahale dönemleri oldu. Zira ciddi sorunlardan muzdarip ‘birlik-beraberliğimizi’ korumak ve kollamak ordunun başlıca misyonu idi.
Birlik ve beraberliğimizi korumak için iç ve dış mihrakların bitmek tükenmek bilmeyen oyunlarına karşı daima ‘uyanık’ olmalıydık.
Bu oyunları sahneye koyanlar bazen Kürt sorunu, bazen Alevi sorunu, bazen mütedeyyin yurttaşların sorunlarını kullanarak ‘birlik ve beraberliğimizi’, dolayısıyla da ‘huzur ve istikrarımızı’ bozmak isteyebiliyorlardı.
Bu tehdit ve tehlikelere karşı devletin etrafında saflarımızı her zaman daha çok sıklaştırmalıydık. Aslına bakarsanız görünüşte ‘millete’ gerçekte ise resmi ideoloji bekçisi orduya ‘vekaleten’ devleti idare edenlere de fazla güvenmemeliydik. Onlar da zaten bu ‘güvenmeme’ gereğini hiç boşa çıkarmadılar.
Bu inkarcı ve zorlama ideoloji ile ülkeyi yönetmek imkansız hâle geldiğinde 21. yüzyıla girmiştik ve geçmiş yüzyıldan miras zihniyetin ağırlaştırdığı sorunlarımızı demokrasi içerisinde çözüme kavuşturmaktan başka bir ‘çıkış yolumuz’ kalmamıştı.
AKP, bu tarihsel gidişatın keskin virajında iktidar oldu. Demokrasi ve özgürlüklerden yana adım attıkça toplumun her kesiminden destek gördü. Ne var ki ‘alıştığı’ iktidar olma hâli, kendisini iktidara taşıyan tarihsel şartları unutturdu ve bir zamanlar ‘değiştik’ diye dil döktükleri ‘asli’ ayarlarına geri döndüler. 2010 yılındaki anayasa referandumunun ardından gizlemeye gerek görmeden bunu söylemleri ve icraatlarıyla açıkça ilan da ettiler.
İktidar olmaya ‘alışmak’ ne demek, AKP’nin son yıllardaki hâl-i pür melali son derece zengin biçimde ortaya koyuyor. Kibir, ‘güç bende artık’ sarhoşluğu, partizanca kadrolaşma, ayrımcılık, soruşturulamayan rüşvet-yolsuzluk düzeni, tehlikeli boyutlarda seyreden toplumsal kutuplaşma, gerginlik, sürekli yüksek tansiyon... Bu tabloya ‘dış politika’ hâline getirilen müflis Osmanlı hayallerini de eklemek gerekir elbette.
Buna karşılık ‘açılım’ diye gündeme getirilen hiçbir reform girişimi sonuçlandırılmadı.
‘Madem devlet artık biziz’ diyerek bir zamanlar karşı oldukları vesayet kurumlarını bile yüzsüzce sahiplenir oldular. Demokrasi anlayışları ‘4 yılda bir sandık önünüze geliyor mu? Geliyor’ tarzı bir sığlığa saplanıp kaldı. Kaldı ki o sandığa verdikleri anlam ve önemin de kendilerinin tek başına iktidar olmaları şartına bağlandığını gördük.
‘Madem devlet artık biziz’ diyerek bir zamanlar karşı oldukları vesayet kurumlarını bile yüzsüzce sahiplenir oldular. Demokrasi anlayışları ‘4 yılda bir sandık önünüze geliyor mu? Geliyor’ tarzı bir sığlığa saplanıp kaldı. Kaldı ki o sandığa verdikleri anlam ve önemin de kendilerinin tek başına iktidar olmaları şartına bağlandığını gördük.
Bir toplumu ‘birlik-beraberlik’ ruhuyla bir arada tutmak ve yönetmek için gerekli olan en asgari özellikler dahi büyük bir hızla aşınıyor, tanınmaz hâle geliyor. Birlik-beraberliğimiz, ciddi, sahici bir tehdit altında. Ve bu tehdidin kaynağı ‘dış mihraklar’ filan da değil.
‘Olsun! Memleketin yarısı bizi destekliyor ya...’ diye düşünüyorlar. Memleketin diğer yarısının duygu ve düşüncelerini anlamak şöyle dursun aşağılamayı marifet sanarak...
Bu kafa ile de Türkiye yönetilir ve yönetiliyor işte. Ama bedeli, telafisi ve tedavisi her geçen gün daha da zorlaşan ‘birlik ve beraberliğimize’ kastetmek oluyor.
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.02.2026
28.09.2025
19.09.2025
14.09.2025
5.09.2025
29.08.2025
22.08.2025
17.08.2025
10.08.2025
1.08.2025