Cafer Solgun
Kızılay deyince ne gelir aklınıza? Afet zamanlarında yardıma koşar… İhtiyaç sahipleri için kan bağışı kabul eder… “Hayırlı” bir kurumdur. Gerekli bir kurumdur. Sahiplenmek, güçlendirmek, bunun için de bağışta bulunmak gereken bir kurumdur… “Siyasetler üstü” bir kurumdur.
Kızılay’la ilgili aklımızda olumlu şeyler vardır yani ve bu ilköğretim çağlarından itibaren her birimize belletilmiştir. Bizim kuşak bilir; “Kızılay Kolu” uygulaması vardı eskiden, sırayla Kızılay Kolu Başkanı olurduk.
Söz konusu olan bağışlarla herkesin “hayrına” faaliyet gösteren bir kurum olunca, başka herhangi bir kurumla kıyaslanmayacak kadar açık, şeffaf, düzgün ve dürüst bir kurum olması gerekir Kızılay’ın, değil mi?
Tabii ki öyle. Nedeni gayet anlaşılır: Bu noktada topluma güven vermeyen bir kurum olursa, topladığı bağış ve kan oranı düşer. Sonuçta “olan” hepimize olur.
Resmi web sitesinde (www.kizilay.org.tr) Kızılay’ın “misyonu” gayet güzel özetlenmiş: “Proaktif bir kurum olarak afetlerde ve olağan dönemde ihtiyaç sahipleri ve korunmasızlara yönelik yardım sağlamak, toplumda yardımlaşmayı geliştirmek, güvenli kan teminini gerçekleştirmek ve zarar görebilirliği azaltmak.”
Ve bu da “vizyonu”: “Türkiye’de ve dünyada, insani yardım hizmetinde model alınan, insanların en zor anlarında yanındaki kuruluş olmak.”
Elazığ depremi olduğunda, doğal olarak gözler Kızılay’a -ve AFAD’a- çevrildi ilkin.
Fakat o da ne? İnsanlarda “soğuk duş” etkisi yaratan tweet ve SMS mesajları: Kızılay’a bağışta bulunmak için… Peşi sıra bazı yandaş tweet hesaplarından 10 TL’lik bağışta bulunduklarını gösteren tweetler…
Yahu tabii ki Kızılay’a bağışta bulunalım. Ama Elazığ’da şiddetli bir deprem olmuş, ölüler olduğu söyleniyor, orada bir can pazarı var, sarsıntılar sürüyor, insanlar korku, merak ve endişe içinde. “Kızılay’a bağışta bulunun” çağrısı yapacak zaman mı? İnsanlara o anlarda, o günlerde yapmanız gereken açıklama; ne yaptığınız, görev ve sorumluluğunuzu nasıl yerine getirdiğiniz olabilir ancak… Nitekim tepkiler üzerine Kızılay Başkanı Kerem Kınık o paylaşımını silmek durumunda kaldı.
Ve sonrasında bu kez Kızılay’ın Ensar Vakfı’na yüklü bir bağışta bulunduğu (yaklaşık 8 milyon dolar) haberi gündeme geldi.
Haber olağan dışıydı; nasıl olmasın ki, bağış toplayan bir kurum bir başka kuruma bağış yapmıştı! Doğru değildi herhalde? Doğruymuş! Doğrulayan da bizzat Kızılay Başkanı Kerem Kınık oldu ve akla ziyan bir gerekçeyle: “Vergi kaçırmak başka, vergiden kaçınmak başkadır.”
Literatüre “ciddi” bir katkı olduğuna kuşku yok. Muhtemelen vergi kaçırdığı tespit edilen patronların savunmasının en önemli referansı olacaktır bu: Biz vergi kaçırmıyoruz hâkim bey, vergi vermekten kaçınıyoruz sadece; bunlar farklı şeyler…
Ekonomi benim alanım değil. Ama ben bile anladım ki bu gayet “doğal”, gayet “normal”, gayet “ne var bunda?” denilebilecek bir olay değil!
Bağışı yapan Başkent Gaz isimli Torunlar Holding bünyesindeki bir şirket. Şirketin patronlarından Mehmet Torun’un açıklaması da en az Kerem Kınık’ın açıklaması kadar ilginçti doğrusu: “Madem yanlıştı, Kızılay kabul etmeseydi…”
Torunlar Holding, malum, Ensar Vakfı kurucularından ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imam hatipten arkadaşı Aziz Torun’un patronu olduğu bir sermaye grubu. Enerji, gayrimenkul, gıda alanlarında faaliyet gösteriyor. Belli ki Ensar Vakfı ile “derin” bir gönül bağları var. Bağışlarını Kızılay üzerinden yapmalarını Mehmet Torun, “Bu bağışın şerefiyesinin Kızılay’a kalmasını istediğimiz için” diyerek gerekçelendirmiş. Peki bu “şerefiye” konusu olan bağış nerede harcanacakmış? TÜRGEV’in New York’taki yurduna…
Kızılay, böyle bir vergi kaçırma ya da vergiden “kaçınma” işine neden aracılık eder? Kamuoyu bunu merak etmesin mi? Gazeteciler sormasın mı? Vatandaşlar “Ne iş?” demesin mi?
Kızılay’ın web sitesine girdiğiniz zaman sizi uzun bir açıklama karşılıyor ve açıklama şöyle bitiyor:
“… Kızılay toplumumuzun ortak paydasıdır. Kızılay, ne bağışçılar ne de ihtiyaç sahipleri arasında dil, din, ırk, ideolojik ayrım yapmaz/yapamaz. Kızılay, insanlık suçu işleyen (terör destekçiliği, uyuşturucu kaçakçılığı vs) kişi ve gruplar dışında hiçbir bağışçının niyetini sorgulayamaz. Kızılay’ın bu gruplar dışındaki bağışçıların yardımlarını reddetme hakkı da yoktur. Ülkemize ve tarihimize mal olmuş böylesi değerli bir markaya yapılan maksatlı saldırılar; Kızılay’a, yanibu milletin kendisine yapabileceği en büyük kötülüklerden biridir. Genel Başkanımız Sayın Kerem Kınık’ın ve yönetim kurulu üyeleri olarak bizlerin en büyük görevi; Osmanlı’dan ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten bizlere miras kalmış 152 yıllık milli değer olan Kızılay’ı geleceğe taşımaktır. Unutulmamalıdır ki; aslolan Kızılay’dır.”
Laf salatası! Eleştirilerin, tepkilerin “saldırı” olarak yaftalanması da cabası! Sanki kendilerine “Neden bu bağışı kabul ettiniz?” diye soran varmış gibi! Soru neden vergi kaçırma amaçlı olduğu besbelli bir işe Kızılay’ı aracı ettiniz?
Bu da Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın 2 Şubat tarihli tweeti:
“Son günlerde Kızılay ve bağışçılarına yönelik haksız/mesnetsiz saldırılar gözlemekteyiz. Bu süreçte Elazığ depremi ile meşgul olduğumuzdan açıkçası medyayı da pek takip edemedik. En kısa süre içerisinde dönemimizde gerçekleşen tüm bağış süreçlerini kamuoyu ile tekrar paylaşacağız.”
Elbette paylaşacaksınız! Bu bir lütuf filan değil görevinizin gereği. Görevinizin gereği olmayan, vergi kaçırma işlerine aracılık etmeniz…
Kızılay’ın saygınlığına gölge düşüren “Neler oluyor orada?” diye soranlar değil, bu soruları siyasetteki “modaya” uyup “Kızılay’a saldırı var” diyerek karşılayanlardır.
Hasbelkader oturduğunuz koltuk şahsınıza tapulu değil sayın Kınık. Kızılay’ın herkesin koruması gereken saygınlığını ve güvenilirliğini gerçekten önemsiyorsanız, hesap verin ve kalkın o koltuktan…
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.02.2026
28.09.2025
19.09.2025
14.09.2025
5.09.2025
29.08.2025
22.08.2025
17.08.2025
10.08.2025
1.08.2025