Celal BAŞLANGIÇ
16 Nisan referandumundan çıkan sonuçlara Evet’çiler sevinemedi, Hayır’cılar üzülemedi.
Her türlü eşitsizliğe, adaletsizliğe, hileye rağmen kazanan aslında kaybettiğini, kaybeden de aslında kazandığını gayet iyi biliyor.
Ancak, Cumhurbaşkanı Erdoğan, referandum tartışmalarını unutturup “milli irade böyle istiyor” havasında amacına yürümek için acele ediyor.
Buna karşı farklı bileşenlerden oluşan muhalifler ise kendilerine bir yol belirleme derdinde.
Yani, referandum sonucu kabul edilse de, reddedilse de 16 Nisan’ın artçı sarsıntıları iktidarda da, muhalefette de kendini kaçınılmaz biçimde hissettirmeye başladı.
Erdoğan hem kabinede hem de parti içinde yeni operasyona hazırlanıyor. İktidar cephesi gergin, huzursuz, hatta tedirgin.
Yandaş kalemler birbirlerinin gözünü daha şiddetle oymaya başladı.
Ancak referandum sonrasının artçı depremleri muhalefette de başladı.
MHP kanadında yargı kararı beklendiği için şimdilik fırtına öncesi sessizlik var.
Eğer muhalifler mahkeme kararıyla geriye dönebilirlerse başka bir çalkantı başlayacak MHP’de.
Yok dönemezlerse merkez sağda muhalif MHP’lilerin başını çekeceği yeni bir parti oluşumu gündeme gelecek. Bu gelişme AKP’yi etkileyecek bir potansiyele de sahip.
Ancak görünür, duyulur en şiddetli artçı sarsıntı CHP’de başladı.
Deniz Baykal’ın çağrıları ve önermeleri parti içinde pek tartışma alanı bulmazken, Fikri Sağlar’ın çıkışı beklenenden fazla çalkalanmaya yol açtı.
Sağlar’ın böyle bir çıkış için neden “yandaş” Akşam gazetesini seçtiği tartışıldı en çok.
Kılıçdaroğlu da “kapının önüne koyarım” diyerek MYK kararıyla Parti Meclisi’ne sevk etti Sağlar’ı.
“Bu çok ağır bir yaptırım değil mi?” diye soranlara, “Her gün partimize, liderimize ağza alınmayacak hakaretler yağdıran bir gazeteye böyle demeç vermek daha mı az ağır” karşılığını veriyor CHP’deki Kılıçdaroğlu yanlıları.
Şimdi Pazar günü olağanüstü toplanacak PM’de Sağlar’ın kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevki tartışılacak.
PM’deki Kılıçdaroğlu yanlılarının bir bölümü “asalım, keselim” görüşünde. Ancak böyle davranmalarının nedeni Sağlar’a kızgınlıktan çok Kılıçdaroğlu’nun gözüne girerek olası bir değişiklikte MYK’de yer tutmak.
Sağlar’la birlikte hareket etmeyen, açıklama yaptığı mecrayı doğru bulmayan, ancak şimdiki yönetim anlayışına “sol”dan karşı gelen PM üyeleri ise “kolayca çözülecek bir sorun krize dönüştürüldü” görüşünde. Bu krizin de baş sorumlusu olarak Kılıçdaroğlu’nu görüyorlar.
“Sağlar’ın yaptığına karşıyız ama” diyorlar, “PM’de Sağlar’ı savunmak, partiden atılmasını engellemek gerek” görüşündeler.
Ancak burada ciddi bir açmaz var. PM eğer Sağlar’ı disipline gönderirse, partiden atılmasına kadar gidecek bir süreci başlatmış olacak. Yok eğer PM, Kılıçdaroğlu’nun kararına “Hayır” derse bu kez genel başkanın “güven oyuna” ihtiyacı olacak.
Bazı PM üyeleri ise, “Biz daha büyük bir kesimi kucaklamaya hazırlanırken kendi içimizden tek bir milletvekili, tek bir kişi kaybedecek halimiz yok. Üçüncü bir yolu seçelim, makul bir formülle bu krizi aşalım, ne Sağlar partiden atılsın ne de Kılıçdaroğlu’nun parti içi iktidarı sarsılsın” eğilimindeler.
Evet, konuştuğu mecra tartışma konusu oldu ama Sağlar’ın ne söylediği doğru dürüst gündeme bile gelmedi.
Ne demişti Sağlar…
“2014’teki Cumhurbaşkanlığı seçiminde partinin hiçbir organına danışılmadan karar vermeden bir çatı adayı belirlendi… Çatı aday bize zorla dayatıldığı için de örgüt sokakta zorunlu olarak destek verdi. Ekmeleddin İhsanoğlu ismini kimin çıkardığını partinin PM üyesi olmama rağmen bilmiyorum…”
“CHP lider partisi değil, kadro partisidir… Partide tek adamlığı değiştirmemiz gerekiyor… Kılıçdaroğlu referandum kampanyasında ‘tek adama karşıyız’ propagandası yaptı ama kendisi tek adam oldu.”
Sağlar’ın bu sözlerine “Kapıya koyarım” tepkisi veren Kılıçdaroğlu’na genel başkan adaylıklarında adları geçen Deniz Baykal ve Muharrem İnce karşı çıktı.
Baykal “CHP tehditle, öfkeyle, sopa sallayarak yönetilemez” diyordu.
Muharrem İnce’nin söyledikleri ise daha “manidar”dı:
“Önemli olan farklı düşüneni, muhalefet edeni kapının önüne koymak değil, seçim akşamları kapının önünü bayram yeri haline getirebilmektir.”
Referandum sonucu kabul edilse de, edilmese de artık herkes kendini 2019’daki “partili cumhurbaşkanlığı” seçimine göre konumlandırıyor.
AKP’nin tek adam yönetimine dayalı, parlamentoyu dışlayan, yargıyı tahakkümü altına alan yönetim anlayışına karşı, daha doğrusu bu güdük demokrasinin son kırıntılarını da ortadan kaldırıp Türkiye’yi bir Ortadoğu diktatörlüğüne çevirme anlayışına karşı muhalefetin vaat edebileceği tek bir şey var; parlamenter demokrasi, daha çok özgürlük.
Bu nedenle önümüzdeki süreçte vaat ettiklerinde daha inandırıcı olabilmesi için CHP’nin demokrasiye daha çok ihtiyacı var; öncelikle de kendi içinde!
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2023
17.03.2023
1.01.2023
17.11.2022
9.09.2022
10.07.2021
26.06.2021
22.06.2021
8.06.2021
4.06.2021