Celal BAŞLANGIÇ
İçişleri Bakanlığı’nın “ırk işleri” ile ilgili uzmanlarındandı Bernhard Lösener.
13 Eylül 1935 akşamı acilen Berlin’den Nürnberg’e çağırıldı.
İki gün sonra Nasyonal Sosyalist Partisi’nin Büyük Kongre’si vardı Nürnberg’de.
Hitler ekibi bu kongrede “Yahudiler” ile “Ariler” arasındaki ilişkileri düzenleyen bir kanun ilan etmek istiyordu. Lösener’e bu konuda çalışma yapması talimatı verildi.
Nürnberg’de hazırlanan metin “yeni vatandaşlık yasası” olarak yürürlüğe girer. Artık basit “Ari/Ari değil” kıstası oluşturulmuştur ve o ana dek kendini Alman bilen birçok kişi artık “Alman değil”dir. (Kaynak: Şalom Gazetesi/Nürnberg Kanunları ve sonrası)
Bu yasalardan sonra Almanya, Yahudiler için tam bir cehennem olmuştur.
Yahudilere sahip oldukları mülkleri kaydettirme zorunluluğu getirilir. İş yerlerinin “Arileştirilmesi” mecburiyeti getirilir. Bu işyerlerindeki Yahudi yöneticiler ve işçiler işsizliğe ve yoksulluğa mahkûm edilir. Çoğu Yahudi, Nasyonal Sosyalist Parti’nin belirlediği çok düşük fiyatlardan işyerlerini “Ari olanlara” satmak zorunda kalır. Yahudi doktorların “Arileri” tedavi etmesi, Yahudi avukatların avukatlık yapması yasaklanır.
İşte bu yüzden olsa gerek HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’na gelen KHK’lı ve güvenlik soruşturmasından geçemeyen doktorlarla ilgili yasa teklifini eleştirirken “Burası Nazi Almanyası değil güya” cümlesini kuruyordu.
AKP’nin hedefinde bu kez de KHK ile kamudan uzaklaştırılan doktorlarla, güvenlik soruşturmasından geçemeyen yeni atanacak doktorlar vardı.
KHK ile kamudan uzaklaştırılan doktorlar, iş bulabildikleri özel hastanelerde hem de çok düşük ücretle çalışmaya başlamıştı. AKP iktidarı gözünü bu doktorlara dikmiş, KHK ile kamudan uzaklaştırılan doktorların SGK ile anlaşması olan özel hastanelerde çalışmasını yasaklamak istiyordu. SGK ile anlaşması olmayan özel hastane “yok” denecek kadar azdı.
Güvenlik soruşturmasından geçemeyen doktorlar da özel hastanelerde çalıştırılmayacaktı.
Yani AKP iktidarı en azından şimdilik yedi-sekiz bin doktoru “sivil ölü” durumuna getirmeyi hedefliyor.
Gergerlioğlu, komisyonda yaptığı konuşmada özellikle güvenlik soruşturmasının MİT ve emniyet tarafından yapılan aleni fişleme olduğunu anlatıyor; hem de çarpıcı örneklerle…
“Mesela bir hekim arkadaş için Sağlık Bakanlığı’na gönderilmiş. Kişi için deniyor ki; ‘Mevcut veri kaynaklarında yapılan çalışma neticesinde şahıs hakkında talebe esas teşkil edecek güncel örgütsel bir bilgiye rastlanmamakla birlikte…’ Sonrası, erkek kardeşi –şimdi şahsı geçiyoruz- için denmiş ki; ‘FETÖ/PDY’ye müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan bir okulda stajyer öğrenci olarak kaydının bulunduğu tespit edilmiş.’ Evet, bununla amel edilmiş.”
Bir başka örnek…
“Şahıs hakkında bir talebe esas teşkil edecek güncel örgütsel bir bilgiye rastlanılmamakla birlikte, babasının HDP il yönetimine seçildiği şeklinde istihbari mahiyette bilgilerin elde edildiği…”
Bu da çarpıcı bir örnek…
“Mevcut veri kaynaklarında yapılan çalışma neticesinde şahıs hakkında talebe esas teşkil edecek güncel örgütsel bir bilgiye rastlanılmamakla birlikte, annesinin FETÖ/PDY’ye müzahir bir kreşte SGK kaydının olduğu ancak başka kreşlerde de SGK kaydının olduğuna dair bilgiler elde edildi.”
Anaya, babaya, kardeşe kadar gidiyor fişleme notları…
“Mevcut veri kaynaklarında yapılan çalışma neticesinde şahıs hakkında talebe esas teşkil edecek güncel örgütsel bir bilgiye rastlanılmamakla birlikte, babasının Bank Asya’ya para yatırdığı şeklinde istihbari bilgiler elde edildiği…”
Aynen Nürnberg Yasaları uygulanıyor sanki…
Hitler Almanyası’nda da böyleydi. Yahudi büyükanneleri/büyükbabaları olup, Hıristiyanlığa geçmiş olanlar da “Yahudi” olarak tanımlanıyordu.
Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin 100. Yılı törenlerine katılmak üzere Fransa’da bulunduğu sırada Le Figaro gazetesinde bir makalesi yayınlandı önceki gün Erdoğan’ın.
Bu makalesinde Erdoğan “AB’ye tam üyelik hedefimiz devam ediyor” diyor.
Doktorlarla ilgili getirilmek istenen yasa maddesine bakınca insan hemen anlıyor Türkiye’nin “AB’ye tam üyelik” hedefini nasıl gerçekleşeceğini.
Belli ki Hitler Almanyası üzerinden bir anda kendimizi AB üyesi olarak bulacağız!
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2023
17.03.2023
1.01.2023
17.11.2022
9.09.2022
10.07.2021
26.06.2021
22.06.2021
8.06.2021
4.06.2021