Cemil ERTEM
Norveç katliamcısı Anders Brevik tipik bir neonazi portresi veriyor. Saldırgan, savaş oyunlarıyla vaktinin çoğunu geçiriyormuş. Müslümanlara ve göçmenlere karşı. Avrupa’nın eğitim sisteminin, yaşadığı faşizm deneyine rağmen, böyle yaratıkları ortaya çıkarması aslında şaşılacak bir durum değil.
Bu anlamda Brevik gibi faşist bir canavar münferit bir kişilik olarak anlatılamaz. Brevik, ne yazık ki, Avrupa’nın ‘refah toplumlarının’ yetiştirdiği sıradan bir malzeme. Brevik’i diğerlerinden ayıran onun sahiciliği. Brevik, bilgisayar başında oynadığı oyunları gerçek hayata taşımaya cesaret edecek kadar cesur bir canavar aslında.
Kapitalizmin eğitim sistemi, aynen kapitalizmin kendisi gibi derin bir krizde. Yalnız tekdüze bir işbölümünden hareket ederek, tekçi, boğucu bir moderniteyi dayatan, bireyi ilkönce sanayinin dişlileri arasına sıkıştıran sonra da sanal dünyanın amaçsız kısırdöngüsünün içine atan bir eğitim sistemi ile karşı karşıyayız.
Endüstri toplumu ve onun modernitesi, ter, gözyaşı ve kanla bir ‘uygarlık’ ördü. Ama endüstri toplumunun şiddet ve kanla gelen dalgaları, bize onu kıyasıya eleştiren yazarları yeniden hatırlatmalı. Örneğin Herbert Marcuse, ‘Tek Boyutlu İnsan’ da endüstri toplumunun insanının nasıl bu hale geldiğini anlatır.Marcuse’ye göre, ileri sanayi toplumu, refah devleti ile “savaş devletinin’ birlikteliğinden oluşmuştu. Yani sakin, huzurlu sandığımız Norveç gibi bir zamanların ‘refah’ devletleri, aslında doğunun savaşla örülü tarihinin ve bu savaşları çıkartan batılı savaş devletlerinin ayrılmaz parçasıdır.
19. Yüzyılın rekabetçi kapitalizmi, 20. Yüzyılın hemen başında yerini, tekelci devlet kapitalizmine bırakırken, eğitim sistemini, Marcuse’un Tek Boyutlu İnsan’ını yetiştirmek üzere oluşturuyordu. Üçüncü Dalga’nın yazarı Alvin Toffler, Endüstri Toplumu’nun dalgası yayıldıkça, eski tarım geçmişini savunanlarla endüstri geleceğini savunanlar arasında uzun, kanlı bir savaşın başladığını yazar. Şimdi de bitmekte olan Endüstri Toplumu ile yeni gelmekte olan Endüstri sonrası toplumun savaşı başlamış durumda. Endüstri sonrası toplum, insanlığın şimdiye kadar oluşturduğu bütün değerleri, kültürleri yeniden ortaya çıkartacak, buradan yeni bir anlatıyı geliştirecek dinamiklerin müjdesini bize veriyor. Dinlerin, dillerin, kültürlerin özgürleşeceği yeni bir döneme giriyoruz.
Ben olsaydım hangi bölümü seçerdim...
Bütün bunlar olurken geçmiş toplumun tek boyutlu insanı, yeni olanı anlamadığı oranda, gelmekte olana direnecek. Bu anlamda şimdinin gençlerini gerçekten zor günler bekliyor. Örneğin, şu anda, Türkiye’de yaklaşık 800 bin genç geleceklerini belirleyecek tercih yapacak ve bir eğitim kurumuna girmeye çalışacaklar. Türkiye’deki eğitim sistemi batının ‘tek boyutlu insan’ yetiştiren sisteminin kötü bir kopyası. Üniversiteler, fotoğrafta gördüğünüz gibi, tekçi faşist bir anlayışı uzun yıllar temsil etti. Şimdi ben kendimi binlerce umut dolu çocuğumuzun yerine koyuyorum. Ben olsaydım hangi bölümü seçerdim. Ben olsaydım, yeteneğime ve seçtiğim puan türüne göre, kesinlikle lisans için temel bir bilim dalı seçerdim. Örneğin pozitif bilimlerde matematik, fizik, biyoloji, sosyal bilimlerde ise, iktisat, sosyoloji, tarih gibi... Dil bilimlerinde ise, herhangi temel bir dil’in edebiyatı bölümleri tercihim olurdu. Sonra da hayatta, severek yapacağım işe göre, uzmanlık yapardım. Ama Tek Boyutlu İnsan ve Marcuse’u hatırlayarak...
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
24.10.2018
18.10.2018
17.10.2018
25.09.2018
21.09.2018
18.09.2018
11.09.2018